goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

4 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Projeyi Ben Çizdim, Sayın Yılmaz Onayladı

Hatay’ın örnek ilçesi Samandağı’nda ilçesine yıllarını vermiş insanlardan biri Belediye Başkanı sayın Ganim Canpolat. Sözlerine böyle başlıyor ve bakın ilçesini tarihi, kültürü, coğrafyası, ekonomisi kısacası her yönüyle nasıl anlatıyor: Öncelikle sizleri yerel yönetimler adına yapmış olduğunuz başarılı çalışmalardan dolayı kutlar, gazetenizde bizlere de yer ayırdığınız için ayrıca teşekkür ederim.

İlçemiz için zaman zaman “tarihin beşiği”, “tarihin bir sayfası” deniliyor. Oysa ilçemiz tarihin sayfası ya da beşiği değil! tamamen tarihin kendisidir; yaşayan son örneklerindendir. Samandağı’nı tarihin bir iki sayfasında değil her yanında görmek mümkündür. 1947 yılında ilçe olmasıyla “Samandağı” ismini alan ilçemizin bilinen tarihi M. Ö. III. yıllarına kadar uzanmakta olup ilk dönemlerde “Al Mina” isimli önemli bir liman kenti olan ilçe sonraları Roma döneminin önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. İlçede o dönemlere ait bir çok mezar, köprü ve şehir kalıntılarını görmeniz mümkündür. İlçe daha sonra, yani tarihin yakın sayfalarında 1071’den itibaren, Süleyman Şah’la birlikte Anadolu Selçukluları’nın egemenliğine girmiş, Mısır-Türk Memlüklüleri döneminde Çukurovayla birlikte Osmanlı yönetimine geçmiştir.

En son 1938 yılında yapılan halk oylamasıyla da Türkiye’ye katılmıştır. 1947 yılına kadar “Süveydiye” adıyla bucak olan ilçemiz, 1947 yılında ilçe statüsüne kavuşmuş ve kuzeydoğusundaki “sema” dağından esinlenerek “Samandağı” adını almıştır. Tamamen bir kültür mozaği olan ilçemiz, ülkemizin, sevgi-saygı ve kardeşliğin en üst derecede yaşandığı örneklerinden biridir. İlçemize dışardan gelen herkes insanımızdaki kaynaşmayı görünce şaşırmakta; “Sanki Ademin bütün çocukları oturup, beraber yaşamaya karar vermişler ve buluşma yerini “Samandağı” olarak seçmişler demekten kendini alamamaktadır. Gerçekten ilçemizde çok çeşitli kültürleri, inançları görmek mümkündür. Kısaca Samandağı başlarken de söylediğim gibi tamamen bir tarih, kültür ve insanlık mozağiğidir.

SÖZLERİMİZİN ARKASINDAYIZ

Ben ilçede ilki 1984-1989, ikincisi 1989-1994 dönemi olmak üzere daha önce 2 dönem sol kulvarda belediye başkanlığı görevinde bulundum. 1994-1998 yılları arasında bir dönem dinlendikten sonra 1999 yılı seçimlerinde önceki dönemlerde edindiğin tecrübelere dayanarak ve demokrasi aşığı ilçemin insanlarının da olurunu alarak ANAVATAN Partisi Lideri Sayın Mesut Yılmaz’ın belediye başkanlığı teklifini kabul ettim. İlçemin demokrat insanları da kimsenin beklemediği bir şekilde beni tekrar seçtiler. Kendilerine teşekkürlerimi sunarken bir kez de burdan sizin vasıtanızla aldığımız sorumluluğun bilincinde ve sözlerimizin arkasında olduğumuzu hatırlatmak istiyorum. Vermiş olduğum sözleri yerine getirme konusunda kendi adıma hiç bir mazeret kabul etmiyorum. Çünkü bu sözler hem benim hemde seçim kampanyamızda bizden hiç bir yardım esirgemeyen sayın Mesut Yılmaz’ın kısaca ANAVATAN Partisi’nin onurudur.

ÜLKEMİZİN KAMU HİZMETİ ANLAYIŞI BENİM İLÇEMİN İNSANLARININ 50 YIL GERİSİNDE KALIYOR!

Samandağı yerel yönetim hizmetleri, devlet yatırımları açısından son derece geride kalmıştır. İnsanlarımızın düşünce yapısı bu hizmet mantığının en az 50 yıl ilerisindedir. Samandağı halkı vatansever, barışçı, insan haklarına saygılı, sosyal kültürel açıdan Avrupa milletlerine taş çıkartacak düzeydedir. İşte ben bu arayı kapatmak amacıyla siyasi bir manevrayla ANAVATAN Partisi’ne girdim. Projeleri ben çizdim, sayın Mesut Yılmaz ve Bakanlarımız da kefil oldu. Sayın Mesut Yılmaz ve Bakanlarımıza bunu bir kez daha hatırlatır, kendilerine olan güvenimizin tam olduğunu selamlarımla birlikte arz ederim.

PERSONEL YÖNETİMİ, CİDDİ BİR İŞTİR

Personel yönetimi; bugün üniversitelerde ders olarak okutulmakta olan sunulan hizmeti, hizmetin işleyişini ilgilendiren ciddi bir konudur. Personel rejiminin siyasi çıkarlara alet edilmesi hem kurumu mali açıdan zarara sokarken hem de hizmet işleyişini bozar. Bu dönem yani 18 Nisan seçimlerinden sonra göreve geldiğimde belediyemizin 286 personeli vardı. Şu an ise hiç bir hizmeti aksatmadan tüm görevlerimizi 251 personelle rahatlıkla yerine getirebiliyoruz. Şu aşamada personelimizin toplam aylık maaş tutarı 86 milyar liradır. Maalesef önceki yönetim ülkemizin hatta dünyanın hiç bir yanında görülmemiş bir sözleşme yaparak siyasi amaçları doğrultusunda hem sayıyı artırmış hem de 2000 yılı için % 130 gibi inanılmaz bir zam oranına imza atmıştır. Seçimlerden 2 ay gibi kısa bir süre önce tamamen oy kaygısıyla imzalanan bu sözleşmeye ne valilik ne de kaymakamlık müdahale etmemiş, belediyemizi altından kalkılmaz bir yükün altına sokmuşlardır. Şunu belirtmekte yarar görüyorum: 5 yıl boyunca belediyenin bir çok gayrimenkulünü satıp, rantlarını elinden çıkardığı halde 10 ay gibi bir süre personeline maaş ödeyemeyen bir yönetimin bu oranda zam artışına izin vermesi tamamen siyasal kaygılarının eseridir. Bütün bunlara rağmen göreve geldiğimden bu yana personelimin maaşlarını ödemeye gayret ettim. Fakat son 2 aydır Bayındırlık Bakanlığı’nın militanca tutumu ve İller Bankası’nın ayrımcı zihniyeti nedeniyle belediyemize gelmesi gereken 94 milyar TL kesilmiş, bilinçli olarak belediyemiz sıkıntıya sokulmuştur. Şu an bu darboğazı aşmak üzere sayın genel başkanımız ve bakanlarımızla temas halindeyiz. Temennimiz kesintinin belediyemize bir an evvel ödenerek sıkıntılarımızın bir an evvel giderilmesidir.

Bu noktada enteresan bir tespitte bulunmak istiyorum. Belediyemizin personel borcu 600 milyar TL ile bunun yanında İller Bankası hariç SSK, vergi, Emekli Sandığı ve piyasa borcu olarak toplam 1 trilyon 600 milyar TL borcu vardır. Faizler ve son kesintiyi de eklersek bu miktar 2 trilyon lirayı geçmektedir. Oysa belediyenin öz gelirleri aylık 5 milyarı bulmaz İller Bankası payı da hiç kesilmeden gönderilmesi halinde 34 ila 44 milyar lira civarında seyretmektedir. Anlayacağınız bu borcun altından kalkmamız ve tabi personelimizin maaşını ödememiz imkanlarımız dahilinde değildir.

BU SEBEPLE ŞU İKİ ŞEYE MECBURUM:

Ben hizmet sözüyle bu makama gelmiş bir şahsiyet olarak bu dönemde şu iki şeyi yapmaya mecburum. Birincisi tazminatlı olarak bir kısım personeli işten çıkarmak, ikincisi ise belediye gelirlerini artırarak bir an önce mevcut personelin maaşlarını düzenli olarak ödemektir. Ben maaş ödemeden yalvar-yakar personel çalıştırarak belediye başkanlığı yapmayı kabul etmiyorum, etmem de. Samandağı Belediye Başkanı Ganim Canpolat olarak hizmete dair vermiş olduğum sözlerimin sonuna kadar arkasındayım ve bu uğurda hiç bir siyasi kaygı taşımadan hareket edeceğimi, Samandağı halkının bilmesini istiyorum.Samandağı halkı ile yürek yüreğe vererek sözlerimi teker teker yerine getirme azmimden hiç bir şey kaybetmedim, etmem de.

ŞU ANA KADAR SİYASİLERİMİZİN SÖZLERİ SANDIKTA KALDI

Parti yöneticilerimizin, bakanlarımızın ve milletvekillerimizin şu ana kadar sözde kalan ama gelecek için umut vadeden sözlerine elbette güveniyoruz. Kendilerinin hep bir ağızdan vermiş oldukları umut vadeden bir sözleri vardır: “Yeni bütçeden Samandağı’na gerkeli yardım ve hizmet sağlanacaktır” Biz bu söze güveniyoruz. Evet ülkemiz büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kaldı. Evler yıkıldı, insanlar öldü. Ölenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara da başsağlığı ve sabır diliyoruz. Ama bu konunun hükümet tarafından bahane edilerek bizlere çektirdiği eziyeti de tasvip etmiyoruz. Bakın bugün bile hükümet ve İller Bankası depremzedelere para gönderiyoruz adı altında bütün istihkaklarımızı kesmeye devam etmekte, sıkıntılarımızı bir kat daha artırmaktadır. Bu konuda yetkililerin samimiyetlerine inanmıyorum. Kesilen bu paralar ekonomik iflasın önüne geçmek amacıyla kullanılmaktadır. Keşke bu paralar o insanların eline geçse de onların acıları da bir nebze olsun azalsa diyorum.

DEPREM BİZLERE İMAR PLANI VE ŞEHİR DÜZENLEMESİNİN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ

İmar planları bütün belediyeler ve yerleşim merkezleri için önemli bir konurdur. İmar planları o yörenin yerleşim açısından gelişimini gösteren, yöre insanının nerde nasıl yerleşeceğine, yaşayacağına karar veren en önemli tatbikat planlarıdır. Eğer bu planların hazırlanmasına gereken önem ve dikkat sarfedilmezse, bunlar siyaset konusu yapılırsa, o yörenin çarpık yapılaşmayla ve düzensiz sosyal bir yaşantıyla karşılaşacağı aşikardır. Deprem bölgesinde yaptığımız araştırmalarımızda gördük ki, imar planlarını gerektiği gibi tatbik eden belediyelerin mahallelerinde ölüm oranı son derece düşüktür. O bölgeye itfaiyesi, kurtarma ekipleri, sistemli yapılaşma sayesinde zamanında müdahale etmiş, sağlam yapılaşmanın da sağladığı avantajla bir çok insanın hayatı kurtulmuştur. Oysa imar planının tatbikinde yetersiz olan belediyeler deprem nedeniyle bir çok insanın hayatını kaybetmesiyle sorumluluk altına girmiştir. Bu sebeplerle ve buna ek olarak Samandağı’na estetik bir güzellik katmak üzere imar planı uygulamasında son derece titiz davranmaktayız. Maalesef 1939’da belediye, 1947’de ilçe olan Samandağı, 1987’ye kadar geçen 48 yıllık dönemde plansız yapılaşmayla karşı karşıya kalmıştır. Çok acıdır ki ilk imar planımız 1984’te belediye oluş tarihimizden 44 yıl sonra yapılmış, bu planda hiçbir işe yaramadığından revizyonla 1987’lerde yine benim başkanlık dönemimde uygulamaya konulmuştur. Düşünün bir ilçe kuruluşundan bu yana tam 47 yıl plansız yapılaşmayla karşı karşıya kalmıştır. İlçemizde 1987’den bu yana planlı yapılaşma yer bulmaktadır. Bugün plan uygulanmasında ise % 80-90 oranında imkansız denilecek bir başarıya ulaşmış bulunmaktayız. Üzülerek şunu bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Samandağı ilçesi; 47 yıllık bir dönem boyunca geçmiş yönetimlerin, rant sağlamak, yandaşlarını siyasi çıkarlarını korumak uğruna yaptıkları uygulamalar sebebiyle estetik açıdan büyük ve dönülmez zararlara maruz kalmıştır. İmar planına ve yönetmeliklere uyulmadan plan üzerinde binlerce tadilat yapılmış, bir çok yeşil alan yok edilmiştir. Örneğin belediye başkanı olan bir kişi imar planında şehrin akciğeri olan 6 bin m2’lik bir tepedeki yeşil alanda kendi lehine rant sağlamış, bu alanı da hiç bir yere taşıma gereği dahi görmeden tamamen yok etmiştir. Şu an bizler, tadilatlar nedeniyle tam bir karmaşaya dönüşmüş hiç bir şekilde nüfus yoğunluğuna dikkat edilmemiş, hatta etüt proje değerlendirmesi yapılmadan tadilatlarla tarım alanlarını dahi imara açmış, geçmiş dönemin ve dönemlerin bu işlemlerini yeniden değerlendirmek durumundayız. Çalışmalarımız hızla devam etmekte olup amacımız, proje-etüt çalışmalarımız sonunda yerleşimi verimli tarım alanlarından uzak tutup, sağlam zeminli yamaçlara taşımaktadır. Buradan bir daha hiç bir revizyona gerek kalmadan yıllarca ihtiyaçlarına cevap verecek olan bu planın hazırlık ve uygulama aşamalarında hiçbir siyasi çıkar ya da hiç bir kimseye bir rant tesis edilmeyeceği konusunu hemşehrilerime beyan etmek istiyorum.

SÖZÜMÜZ VAR 5 YIL İÇİNDE TÜM ALT YAPI ÇALIŞMALARINI BİTİRECEĞİZ

Alt yapı konusunda ilçemizin son derece bakir kaldığını, hatta bu ve benzeri sebeplerle siyasi kulvarımızda değişiklik yaptığımızı belirtmiştim. Şu anda devam etmesi gereken fakat ödeneksizlik nedeniyle 6 aydır durdurulan kanalizasyon ve içme suyu çalışmalarımıza yeni bütçe ile tekrar kaldığımız yerden devam edeceğiz. Amacımız bu beş senelik dönem içinde hem kanalizasyon hem de içme suyu çalışmalarını bitirmektedir. Bu çalışmalar bittiğinde asfaltlama kaldırım ve çevre düzenleme etkinliklerine yöneleceğiz. Takdirinizdir ki altı bitirmeden üste başlamanın kısaca yap-boz oynamanın hem iktisaden hem de mantıken dayanağı yoktur. Bizim halkımıza ilk önce sözümüz kanalizasyon ve içme suyu çalışmalarını tamamlayıp daha sonra bütün imarlı yolları asfaltlamak yönünde idi. Hedefimiz; önümüzdeki yazdan itibaren, Samandağı merkez ilçede çamurlu ve tozlu yol bırakmamak, hemşehrilerimize sağlıklı bir çevre sunmaktır.

ULAŞIM KONUSUNDA HİÇ BİR SIKINTIMIZ YOK

Hatay ile ilçemiz arasındaki mesafe 25 km’dir. Ayrıca Samandağı ile kent merkezi arasınaki güzergah artık tamamen kentleşmiş durumdadır. Burdan hareketle Samandağı artık Hatay’ın bir mahallesi konumuna gelmiştir diyebiliriz. Şu anda ilçe ile il merkezi arasında çalışan özel araçların sayısı da 300 civarındadır. Ayrıca ilçenin sosyal yapısı gereği hemen hemen her hemşehrimizin bir aracı bulunmaktadır. Bu sebepledir ki biz belediye olarak sadece öğrencilerimizi il merkezine ulaştırmak için ucuz tarifeli 2 otobüsü hizmete sunduk. Amacımız üniversiteye hazırlanan, il merkezinde okuyan öğrencilerimize ulaşım sorunu yaşatmamaktır. Sonuç olarak ilçemizin ulaşım konusunda hiç bir sıkıntısı yok diyebiliriz.

ÇÖP TOPLAMA HİZMETLERİMİZ GÜNÜN 24 SAATİ SÜRMEKTEDİR

İlçemizde tarım, turfanda sebzecilik, bahçecilik, hayvancılık, faaliyetlerin yaygın olması nedeniyle temizlik konusu yoğun bir uğraşı gerektirmektedir. Bu sebeple temizlik faaliyetlerimiz günün her saati aralıksız sürmektedir. Temizlik alanında 2 çöp sıkıştırma aracı, 3 traktör ve 3 damperli araç görev yapmaktadır. Ana caddelerle, ara caddelere, çöp bidonları konulmuştur. Ayrıca son 5 aydır temizlik konusuna vermiş olduğumuz önem ilçe halkımızın takdirini kazanmıştır. Çalışmalarımıza gösterilen bu ilgi ve alaka bizim en büyük kıvancımızdır.

ÇÖP TOPLAMA MERKEZİ ARAYIŞIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR

Yalnız burda şu konuyu gündeme getirmekte yarar görüyorum. Çöp toplama ve imha alanlarımız yetersizdir. Hatta bir iki mahallemizi rahatsız eder hale gelmiştir. Maalesef şu ana kadar bu konudaki arayışlarımız sonuçsuz kalmıştır. Bu konuda daha önce valilik bazında yapmış olduğumuz koordineli çalışmada Hatay’ın tüm belediyelerinin bir araya gelerek bir çöp imha fabrikası kurmalarını ve bütün çöplerin tek bir merkezde toplanmasını önermiştim. Bu önerimiz üzerine valilikte valilik nezdinde bu işin koordine edilmesini istemiştir. Bu doğru bir karardır. Çünkü farklı partilere mensup belediye başkanlarının bir potada toplanması ancak valilik kanalıyla olabilir. Ancak şu ana kadar herhangi bir sonuç alabilmiş değiliz. Bu sebeple belediye imkanları doğrultusunda bir çöp toplama merkezi arayışımız devam etmektedir.

İTFAİYE ARAÇLARIMIZ YETERLİ

Samandağı Belediyesi olarak en şanslı olduğumuz konu itfaiye araçlarımızın yeterli olmasıdır diyebilirim. Mevcut 4 aracımız yeterli olup yazın bu araçları tozlu yolları sulamakta kullanıyoruz. Ayrıca gerektiğinde komşu belediyelere de yardıma göndermekteyiz.

SAHİLLERİMİZ ULUSLARARASI KİRLİLİKLE KARŞI KARŞIYADIR

İlçemizin deniz kenarında olmasından dolayı denize atılan tüm atıklar dalgalar yolu ile sahillerimize vurmakta, güzelim sahillerimizi kirletmektedir. Bu uluslararası bir sorundur. Çoğu Doğu Akteniz ülkelerinin çöp ve atıkları direkt bizim sahillerimize gelmektedir. Bu konuyu defalarca yetkililere bildirmemize rağmen şuana kadar hiç bir tedbir alınmamıştır. Şu anda insan gücüyle temizlemeye çalıştığımız sahillerimizi inanıyorum ki ilerde gelişmiş teknoloji kullanarak her gün temizleyebileceğiz. Yalnız bundan Çevre Bakanlığı’na ve Valiliğimize tekrar sesleniyorum. Lütfen bu konuda bizleri zor durumda bırakmadan gerekli girişimler de bulunsunlar.

SOSYAL VE KÜLTÜREL AÇIDAN SAMANDAĞI TAM BİR KOMPLEKS DİYEBİLİRİZ

Samandağı çok farklı inançlardan kurulu bir yapıya sahiptir. Bu sebeple ilçede farklı inançlara ait türbe, ziyaret ve piknik yerleri bir hayli fazladır. Samandağı halkı bu denli çok etnik ve kültürel yapıya sahip olmasına karşın insanlarımız kaynaşmıştır tek yürektir. Biz de belediye olarak bu birlikteliği her an desteklemekte ve her türlü etkinlik ve sosyal faaliyetlere elimizden gelen hiç bir yardımı esirgememekteyiz.

SAĞLIK VE EĞİTİM KONULARINDAKİ EKSİKLİKLER NEDENİYLE YETKİLİLERDEN ŞİKAYETÇİYİM

İlçemiz maalesef yıllardır devletçe yapılması gereken eğitim, sağlık hizmetleri açısından ihmal edilmiştir. Hastanemiz olmasına karşın küçük ameliyatlar bile ilçede yapılamamaktadır. En basit bir trafik kazasında dahi hastanemiz yetersiz kalmakta hastalarımız, yaralılarımız Hatay’a sevk olunmaktadır. Üzülürek şunu belirtmeliyim ki hastanemizin adı hastane olmasına karşın mevcut imkanları göze alındığın da sağlık ocağından farkı yoktur. Eğitim alanındaki sıkıntılarımızda sağlık konusunu aratmaz diyebilirim. Okullarımızın yetersiz olmasının yanında öğretmen açığımızda bir hayli fazladır. Sayın yetkililerimize bir defa daha seslenmek istiyorum. Yeni bir yüzyılın eşiğinde, Avrupa Birliği kapısında bizlerin hala böyle temel konularda sorunlar yaşaması hoş karşılanacak bir durum değildir. Bu konuyu bir an evvel çözüme kavuşturup Samandağı halkını layık olduğu hizmetlere bir an evvel kavuşturmanız yegane dileğimizdir.

HİBE OLARAK 15 MİLYARLIK BİR ARACI BELEDİYEYE KAZANDIRDIM

Şu an belediyemizce kullanılmakta olan hizmet aracımız benim seçimleri kazanmam üzerine bir yakınımın ve 3 ihracatçı arkadaşımın yapmış olduğu hibe ile belediyemize kazandırılmıştır. Burdan bu arkadaşlarıma teşekkür eder diğer hemşehrilerimize örnek olmasını dilerim. Araç parkımızda bunun haricinde 5 damperli kamyon, 4 itfaiye aracı, 2 çöp sıkıştırmalı araç, 2 traktör, 3 otobüs, 1 yükleyici kazıcı, 1 dozer, 1 cenaze aracı ve bunların yanında küçük araçlarla beraber toplam 42 aracımız mevcuttur. Maalesef benden önce başkanlık yapan arkadaşımız bu araçların 11’ini satmıştır satılan araçlarımızın 6’sı ise otobüstür. Ben önceki başkanlık dönemlerimde özel halk otobüsü kullanmamış, bu araçlarla düzenli ve ucuz olarak ulaşım hizmeti sunmuştum. Önceki dönemin bu araçları satarak yerine özel araçları görevlendirmesini kendi adıma oy kavgası, rant kavgası olarak değerlendiriyorum. Burdan Samandağı halkına sesleniyorum; geçmiş dönemin ilçemize vermiş olduğu zarar yüklemiş olduğu mali külfet azımsanacak gibi değildir. O dönemde yapılan hatalar, kayırmalarda 10 yıl gibi büyük bir sürede dahi telafi edilecek gibi değildir. Göreve geldiğimde araç parkı başladığında ilk 2 ay içinde ödediğim tamir masrafı 25 milyarı aşkındır. Belediyenin hizmet konusunda eli ayağı durumunda olan bu araçların sadece biri ikisi hariç arızalı olması geçmiş dönem yönetiminin sunduğu hizmet kalitesini açıkça ortaya koyar kanaatindeyim. Amacımız Samandağı’nı tam anlamıyla layık olduğu çevreye kavuşturmak, gerek araçlarımızı, gerek personelimizi bu anlayış doğrultusunda yetiştirmektir.

2000 YILINI GEÇMİŞ DÖNEMİN HATALARINI DÜZELTMEYE AYIRDIK

Hedefimiz 2000 yılı içinde geçmiş dönemin hatalarını bir nebze olsun düzeltmek bunlara ek olarak da sosyal amaçlı tesisleri ilçeye kazandırmaktır. Öncelikle kaldırılan park, otopark ve yeşil alanların yerine yeniden yenilerini yapmayı düşünüyoruz. Amacımız her mahalleye en azından birer çocuk parkı ile birer spor sahası yapmak, çocuklarımızı, gençlerimizi bu karmaşadan kurtarmaktır. Parklar, spor sahaları ve eğlence yerlerini daha çok sahil kenarlarına ağırlıklı olarak yayma hedefindeyiz. Bu sebeple mahallelerimize kurulacak parklar düşük ebatlı olacak ve hemen her mahalleye yayılacaktır. Sahilimizi daha da canlandırmak, yöre turizmini geliştirmek üzere Ankara nezdindeki girişimlerimiz ve ilçedeki çalışmalarımızda sürmektedir.

BELEDİYECİLİK HESAP İŞİDİR

Daha başlarken de söylediğim gibi Samandağı Belediyesi’nin öz kaynakları son derece sınırlıdır. Hal böyleyken buna bir de geçmiş dönemin savurganlığı eklenince mevcut durum daha da kötüleşmiş yetersiz kaynaklar daha da yetersiz hale gelmiştir. Özkaynaklarımız kaba bir hesapla ancak personelimizin bir yıl içinde bir aylık maaş ödemesine yetecek düzeydedir. Göreve geldiğimiz günden bu yana öz kaynaklarımızın toplanması konusunda büyük bir hassasiyet göstermekteyiz. 18 Nisan’dan bugüne kadar geçen sürede vergilerimizin toplanma oranı % 80’i bulmuştur. Bu oran belediyecilikte büyük bir orandır. Hatta devlet dahi bu oranda vergi toplayamamaktadır. Bu Samandağı Belediyesi için bir devrimdir. Aslında bu bir güven meselesidir. Göreve gelişimle birlikte hemşehrilerimin belediyeye bakışı değişmiştir. İnanın bugün 5 senedir, su parası, emlak vergisi ödeyemeyen vatandaşlarımız ödeyeceği her kuruşun hizmete dönüşeceğinin farkındadır, bilincindedir. Bizler de bu konuda hemşehrilerimize gereken kolaylığı göstererek geçmiş dönem borçlarının faizlerini cezalarını kaldırdık. Burdan tüm vatandaşlarımıza göstermiş oldukları ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ederim.

ÖNCEKİ DÖNEMDE SATILAN ARSA, ARAZİ VE BİNALARI TEKRAR BELEDİYEMİZE KAZANDIRMAK İÇİN GEREKEN HERŞEY YAPILACAKTIR

Geçmiş 10 senede bizim dönemimizde yapılmış 25 adet kasap dükkanını içinde barındıran çarşı, belediye gazinosu, yüzme havuzu, 8 adet dublex sosyal tesisler önceki yönetim tarafından elden çıkarılmış, maalesef şu anda belediyemize gelir getiren menkul ya da gayrimenkul varlığımız kalmamıştır. Yine bunlara ek olarak 400 bin m2’lik arsamızda satılmıştır. Maalesef tüm bunların satışına rağmen elde edilen gelir her nereye kullanılmışsa belediye bir hayli borçlanmış, 10 ay boyunca personel maaşları dahi ödenmemiştir. “Beyler, belediyecilik hizmet etmektir. Bu koltuk, bu masa hizmet makamıdır. Her vatandaşın bunların her kuruşunda hakkı vardır. Vatandaş hakkını aramak üzere bizi bu koltuğa oturtmuş, bu görevi de bize vermiştir. Yakın zamanda vatandaşımın verdiği oy, meclisin verdiği yetki doğrultusunda harekete geçerek bu hukuka aykırı ihale ve satışlar için gereken yerlere dava açmak üzere tüm girişimleri başlatmış bulunuyorum. İnanıyorum ki, adalet yerini bulacak, vatandaşlarımızın hakkı sizlerden teker teker adalet önünde sorulacaktır.”

TURİZM SAMANDAĞI’NIN GELECEĞİDİR

Kanımca Samandağı’nın yegane geleceği turizmdir. Samandağı’ın artan nüfus yoğunluğu nedeniyle tarım arazileri gittikçe daralmakta, narenciye vb. meyvelerdeki üretim de diğer tarım ürünleri gibi fiyat politikaları sebebiyle yavaş yavaş düşmektedir. Bu sebepledir ki turizm Samandağı’ın yegane geleceğidir. Fakat maalesef bugüne kadar ne devlet ne de özel sektör bu konuya gereken önemi vermemiş, en basit yatırımlar dahi yapılmamıştır. Ne acıdır ki, daha üç sene öncesine kadar Samandağı’nda sahile inme yasakları uygulanmış, ülkemin en demokrat insanlarının yaşadığı bu cennet ilçe yasaklara mahrum edilmiştir. Samandağı tarihiyle, doğasıyla, insanıyla, küldtürüyle, kardeşlik ve barış duygularıyla tüm dünyaya örnek olacak niteliktedir. Gelişmeye, büyümeye, değişmeye açıktır. Bizlere düşen, sadece bu insanlara haklarını geri vermek, yatırım imkanlarını genişletmek, deniz kenarındaki yatırımların tekrar başlaması için kıyı kenar çizgisini yeniden tespit etmektir. Pek çok kez sayın Turizm Bakanımız’la yaptığım görüşmelerimde kendisine konuyu iletmiş bulunuyorum. Kendileri en kısa zamanda Samandağı’na özel bir inceleme ekibi göndereceğini ve turizmi baltalayan sorunların çözümünde bizimle beraber alacağının sözünü vermiş bulunmaktadır. Kendilerinden almış olduğumuz sözler Samandağı’nın birinci sınıf turizm bölgesi ilan edilmesi, yatırım kredilerinin önünün açılması, sahil konusunun çözüme kavuşturulması şeklindedir. Ancak bu konuda Turizm Bakanlığı’nın çalışmaları tek başına yetmemekte, Bayındırlık, Çevre ve İçişleri Bakanlığı’mıza da bu konuda görevler düşmektedir. Eğer bu kararlar geciktirilmeden alınır ve gereken yardım yapılırsa Samandağı bu yüzyılın turizm cenneti olacaktır.

ANKARA’YA SESLENİYORUM: SAMANDAĞI BUGÜNE KADAR HAKKINI ALAMAMIŞTIR

Maalesef ilçemiz devlet yatırımları açısından bugüne kadar hakkını alamamıştır. Oysa Samandağı vergisini ödeyen, vatanını seven kültürlü, inançlı insanların yatağıdır. Bu insanlar verdikleri verginin karşılığını sabırsızlıkla beklemektedirler. Bugüne kadar seçilmiş olan milletvekili ve bakanlarımızın başarısızlıkları gözler önündedir. Bizim bu hükümetten, koalisyondan beklentimiz hiç bir ayrım gözetmeden ülkenin her yanına ihtiyaç duyulan hitmetlerin en kısa sürede bir program dahilinde getirilmesidir. Özellikle ANAP grubundan daha farklı taleplerimizi olacaktır. Samandağı projesini çizen bensem kefilim de Sayın Mesut Yılmaz’dır. Samandağı ilk kez merkez sağda bir partiden belediye başkanı seçmiştir. Seçerken sayın Mesut Yılmaz’a, “Ganim Canpolat’a sayın Levent Mıstıkoğlu’na güvenerek, inanarak oy vermiştir. Onların sözlerine inanarak belediye başkanlığı görevini bana emanet etmiştir. Bu güveni sarsmamak gerekir. Samandağı halkı gerek altyapı greek üst yapı eksiklerinin devlet ve belediye tarafından giderilmesini beklemektedir. Sabırlar tükenmiştir. Gereken bir an evvel yapılmalı ülke insanı layık olduğu standartlara kavuşturulmalıdır.

OSMANLI’DAN BU YANA ÇIKACAK

Hepinizin malumudur. Ülkemizde bir yerel yönetim tasarısı tartışılır durur. Bu konu yeni değil, Osmanlı’dan bu yana gündemde olan bir konudur. Yıllardan beri yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konusunda hükümetlerce farklı zamanlarda toplantılar-seminerler düzenlenir, bizler çağrılırız gideriz. Belediye Başkanları isteklerini, sıkıntılarını tek tek anlatılarlar. İlgili parti yöneticileri bol bol nutuk çekerler, alkış toplarlar, nihayetinde tasarı hazırlanır ama meclise gelince ya komisyona takılır, ya genel kurulda kalır. Bu güne kadar çok ihtiyaç duyulmasına rağmen yerel yönetim tasarısı bir türlü meclisin dışına çıkamamıştır. Kendim bu konuya özel önem veren insanlardan biriyim. Bu konuda katkılarımız olsun diye bazı tekliflerde sunuşlarda bulundum bazı başkan arkadaşlarımızla beraber hazırladığımız tasarılar oldu. İçişleri Bakanlığı ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü ile görüşmelerimiz oldu. Fakat hala bir sonuç çıkmadı. Bu yasa üzerinde herkesin uzlaştığı. Aynı noktada buluştuğu sizlerin de malumunuzdur. Artık merkezden yönetimin devri kapanmış, hizmetlerin planlanmasında ve sunulmasında yerel yönetimlerin daha etkin olduğu kesin kanaat olmuştur. Şüphesizdir ki Ankara’dan Samandağı’nın bu sorunlarını gereği gibi görmek ve çizmek mümkün değildir. Bir an evvel belediyeler gerekli yetkililerle donatılıp yeterli maddi imkanlara kavuşturulmalıdır.

SAMANDAĞILI BİZE GÜVENSİN YETER

Samandağılı hemşehrilerimizden sadece bize güvenmelerini istiyorum. Hizmet getirmek için vermiş olduğumuz mücadeleyi takdir ettiklerini görüyor, kıvanç duyuyorum. Kendilerinden ricam, Samandağı belediye meclisi, demokratik kitle örgütleri ve meslek kuruluşlarıyla ortaklaşa aldığımız kararlara lütfen riayet etmeye devam etsinler. Almış olduğumuz kararlar Samandağı’nın geleceği içindir. Hatalarım olduğunda gelecek şikayetlere uyarılara her zaman kapımız açıktır. Hizmette biriz, beraberiz, böyle başladık böyle devam edeceğiz.

SÜNNİSİ, ALEVİSİ, HIRİSTİYANI, HEPSİ BİR, HEPSİ BERABER

İlçemiz gerek inanışları, gerek insanları açısından tüm bir mozaiktir. Burada Samandağı’ndan sünnisi, alevisi, hristiyanı hepsi bir hepsi beraber, hepsi kardeş. İlçede biri Ermeni vatandaşlarımıza diğer 2’si de Ortadoks vatandaşlarımıza ait olmak üzere toplam 3 kilise vardır. Bunların haricinde de bir çok tarihi kilise kalıntısı mevcuttur. Buralar inanan vatandaşlarımızla her pazar günü dolup taşmaktadır. Hemşehrilerimizin hepsi ilçede ticaretle meşgul, vergisini zamanında ödeyen, askerliğini yapan, devletine, milletine bağlı insanlardır. Hepsi demokrattır, hepsi hümanisttir. Avrupa Birliği kapısında yıllardır bekleyen ülkemizin yetkililerine sesleniyorum. Avrupalı Samandağı’ndaki bu kaynaşmayı sevgiyi görse.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis