
Bu sayımızda ilçemizin en güney ilinin en güneyindeki ilçesi Yayladağı’nda Kaymakamı Sayın Turgut Subaşı ile beraberiz. Kendisini onurlu mesleğine adamış olan kaymakamımıza mesleğine dair düşüncelerini sorduğumuzda bakın neler söylüyor.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki mesleğimden son derece büyük haz alıyorum. Burada insanlarla içiçesiniz berabersiniz, onlarla üzülüp onlarla seviniyor onların gülümseyen yüzlerinden kıvanç duyuyorsunuz. Hizmeti doğrudan kendi elinizle sunuyor, takdirleri, eleştirileri yine doğrudan kendi elinizle topluyorsunuz. Kısaca burda bir yandan halksınız, bir yandan da halklasınız.”
“Evet sayın kaymakamımızın da dediği gibi bizimde çalışmalarımız sebebiyle yakından tanıdığımız bu onurlu meslekte hem halksınız hem de halklasınız yani sizde insansınız üzülürsünüz, sevinirsiniz, sıkılırsınız, yorulursunuz kısaca sizde halksınız. Ama, hasta da olsanız, üzgün de olsanız hep yüzünüz gülecek, şevkiniz, heyecanınız hiç kırılmayacak, gözleriniz bulutlanmayacak çünki siz halklasınız, halkın önünde örneksiniz çünkü siz kaymakamsınız. Daima idealist daima sevecen daima örnek olacaksınız” Sayın Kaymakamımızın bu manalı sözünü, “Siz bir yandan halksınız bir yandan da halklasınız” sözünü kendilerinin affına sığınarak kendimizce böyle yorumladıktan sonra kendilerine; daha sözlerimizin ilk cümlesini onun ağzından aldığımız, (Kendileri bizleri Türkiyenin en güneyindeki ilinin en güneyindeki ilçesine hoş geldiğniz sözleriyle karşılamışlardı) ülkemizin en güney ucundaki ilçesini Yayladağı’nı soruyoruz, bakalım kendileri bu konuda neler söyleyecek? İlçemiz nüfusu 6.500’ü merkez yaklaşık 17.500’ü de çevre nüfusu olmak üzere toplam 25000 civarındadır. Geçmişi çok eskilere dayanan ilçenin tarihi milattan önceki yüzyıllara kadar uzanmaktadır. Önceleri İyonyalılara, Romalılara, Abbasilere yurt olan ilçe IX. yy.’da Avar Türkleri’nin eline geçmiş, o dönemlerde Ordu ismini almıştır. Daha sonra Osmanlı idaresine geçen ilçenin ismi Evliya Çelebi’nin seyahatnemelerinde de Trablusgarpşam’a bağlı Ordu köyü olarak yer almaktadır. I. Dünya savaşının sonunda ilçe Fransız işgaline uğramış ve 18 yıl Fransız yönetiminde kalmıştır. Hatay’ın bağımsızlığına kavuşması üzerine bir yıl kadar bir süreyle Hatay devletinin bir ilçesi olmuş ve Hatay’ın anavatana katılmasıyla da 1939 yılında Türkiye’ye katılmıştır. İlçenin Ordu olan ismide doğusundaki Yayla Dağı’ndan esinlenerek Yayladağ olarak değiştirilmiştir. Tarih boyunca çok çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş ilçenin her yanında bu medeniyetlere ait izleri görmek mümkündür.
Coğrafik açıdan, doğusunda Suriye ve Hatay batısında Akdeniz ve Suriye, kuzeyinde ise Samandağı ilçesi, yine güneyindede Suriye bulunan ilçemizin arazi yapısı genelde engebeli ve kıraçtır. Belli bir kısmı ise ormanlarla kaplıdır. İlçe arazimiz büyük ölçüde engebeli olmasına karşın ilçemizde asıl geçim kaynağı tarıma dayanmakta olup bu alanda en çok üretim yapılan ürün grubunu tütün, hububat, zeytin ve meyve oluşturmaktadır. Hayvancılık ise ilçe ekonomisinde genelde ihtiyaç doğrultusunda olmak üzere son derece az yer teşkil etmektedir. İlçe kaymakamlığı olarak halkımızın ekonomisine elimizden geldiğince destek olmak üzere faaliyetlerimiz devam etmektedir. Bu amaçla önceki yıllarda 7000 adet kayısı ve 5000 adet erik fidanı getirilerek dağıtımı yapılmıştır. Yine 1988-1989 yılları arasında kaymakamlığımızca çiftçilerimize dağıtılan zeytin fidanı sayısı 19.200’dür. Ayrıca bu konudaki faaliyetlerimiz sadece fidan dağıtımıyla sınırlı kalmayıp, meyve ve sebzelere zarar veren zararlılara karşı mücadelede de ilçe tarım müdürlüğümüz aktif rol almaktadır. Yine bunlara ek olarak Çukurova Üniversitesi önderliğinde ilçemizin Şenoba, Karaküse ve merkezde 3 dekarlık (kayısı, badem vb) bahçeleri ile Şenoba köyünde iki çiftçimizie örnek teşkil etmesi amacıyla yüksek tünel plastik sera kurulmuştur. Hazır yeri gelmişken bir noktaya da temas etmekte yarar görüyorum. İlçemiz gümrük kapısı her türlü giriş-çıkış ile ithalat ve ihracata müsait olmasına karşın ticari amaçlı hiç bir giriş çıkış yapılmamaktadır. Bu kapının işlek hale gelmesi ilçe ekonomisini canlandıracak insanımızın refah seviyesini yükseltecektir. Ayrıca arazi yapısı engebeli olmasına karşın ilçenin sahip olduğu kaynakların tamamen kullanılması durumunda ilçe refahını fazlasıyla tesis edeceği açıktır. Yayladağı kaymakamlığı olarak bu yönlü proje ve çalışmalarımız sürmekte olup kısa zamanda meyvelerini verecektir. Yayladağı sağlık hizmetleri, ilçe merkezimizdeki sağlık merkezi ve buna ek olarak Yeditepe, Karaküse ve Kışlak bölgelerimizdeki sağlık ocaklarımızca sunulmaktadır. Her sağlık ocağımızda yeteri kadar sağlık personelimiz ve ambulansımız mevcuttur. İlçemiz sağlık hizmetleri hastanemiz olmaması nedeniyle daha çok koruyucu hekimlik konusuna yönelmekte, görevli personelimizin özverili çalışmalarıyla son derece başarılı bir şekilde yürütülmektedir. Bütün bunlara ek olarak doktorlarımız ebelerimiz köylere kadar ulaşmakta, vatandaşımızın tedavilerini, kontrollerini yerinde yapmaktadırlar. Ekonomik açıdan zor durumda olan vatandaşlarımızın ilaç ve tedavi giderleri sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfımızca karşılanmakta ihtiyacı olanlara yasal prosödürler çerçevesinde yeşilkart dağıtılmaktadır.
EKONOMİK YAPI VE ARAZİ KOŞULLARI İNSANLARIMIZI OKUMAYA YÖNELTİYOR
Bilindiği üzere her yerleşim merkezinin sosyo-ekonomik şartları yaşayanlarının geleceğe yönelik planlarına yön verir. Bizim ilçemizin gerek ticari yapısı gerek arazi yapısı yetersiz olduğu için gençlerimizin çoğunluğu yegane alternatif olarak okumayı, yüksek eğitimi seçmektedir. Her ne sebeple olursa olsun gençlerimizin eğitime verdikleri önem son derece gurur vericidir. Ayrıca ilçe halkımızın da kız-erkek ayrımı gözetmeksizin çocuğunu okutma hevesinde olması ayrı bir mutluluk kaynağımızdır. Zaten ülke bürokrasimize gözattığımızda Yayladağı’nda doğmuş büyümüş üst düzeyde bir çok insanı görmek mümkündür. Bu konuda Yayladağı insanı kendini ispatlamış hakettiği yeri almıştır. Yayladağı ilçesinin sadece 2 köyü hariç tüm köylerinde okul bulunmaktadır. Bunlar Denizgüren köyü ile Üçırmak köyüdür. Bu köylerimizin öğrencileri ilçemiz yatılı bölge okulunda öğrenim görmektedir. Yayladağı’nda 1 genel lise, 1 imamhatip lisesi, 1 yatılı ilköğretim okulu, 4 ilköğretim okulu, 1 kız meslek lisesi olmak üzere 7 okulumuz merkezde, bağlı köylerde ise 36 ilköğretim okulumuz bulunmaktadır. Köy okullarımızın 13 tanesinin tamamı diğerlerinin ise 6-8. sınıfları 4 merkeze taşınmaktadır. Yayladağı ilçemiz özellikle öğretmenlerimize sunduğu imkanlar açısından son derce cazip bir yerleşim bölgesidir. İnsanlarımızın okumaya verdikleri önem sebebiyle gerek köylerimizde gerek ilçe merkezinde öğretmenlerimiz yakın ilgi ve alaka görmekte ilçe halkı bu kutsal mesleğin onurlu insanlarına karşı büyük saygı göstermektedir. Bu sebepledir ki öğretmen kadrosu bakımından 1999 eğitim ve öğretim yılı haricinde herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmış değiliz. Ancak 1999 öğretim döneminde öğretmenlerimizin bir kısmının askerlik görevlerini yapmak üzere gitmeleri, bir kısmının da zorunlu hizmet bölgelerine gitmiş olmaları azda olsa sıkıntı yaratmıştır. Fakat şu gün itibariyle, hem yeni atamalar sebebiyle olsun hem de bizim burda ilçe içinde yaptığımız kaydırmalarla bu sorun hemen hemen çözülmüştür.
SOSYAL FAALİYETLER EKONOMİ UNSURUNUN BİR FONKSİYONUDUR
Bilindiği üzere her yörede sosyal faaliyetlere yön veren faktör ekonomidir. Ekonomik açıdan güçlü bir yapıya sahip olan yörelerin alt yapı açısından fazla sıkıntıları olmaması sebebiyle sosyal faaliyetlerin ön palana çıkacağı muhakkaktır. Bizim ilçemizde az önce belirttiğim sebepler nedeniyle bu konuda bir hayli bakir kalmıştır. İlçe halkımızın bu mağduriyetini gidermek üzere geçtiğimiz yıldan itibaren gerekli çalışmalara başlamış bulunuyoruz. İlçe kaymakamlığı olarak hem ilçemizin tanıtımına önayak olmak hem de ilçemizdeki kaynaşma ve dayanışmayı pekiştirmek üzere geçen yıl Yayladağı Festivali’nin ilkini dözenlemiş bulunuyoruz. Bu festival sadece geçen yıla has olarak kalmayacak her yıl daha da organize bir şekilde sürdürülecektir. Burdan festivalin düzenlenmesindeki işbirliği ve desteklerinden dolayı ilçe belediyesine de teşekkür ediyorum. Yine geçen yıl giderleri tamamen kaymakamlığımızca karşılanmak üzere Mersin Şehir Tiyatrosu’nca sahnelenen bir oyunu bütün öğrencilerimize ve halkımıza izletme olanağı sağlamış bulunuyoruz. Ayrıca son 1 yıl içerisinde öğrencilerimizce organize edilen özel gün ve geceler her yönüyle desteklenmiş, özelliklede bu tip gecelere kadınlarımızın katılımı teşvik edilmiştir. Öğretmenler günü, polis günü gibi özel günler fırsat bilinmiş, mümkün olduğunca çok katılımlı geceler de, tiyatro temsilleri düzenlemeye gayret edilmiştir. Amacımız bu ve benzeri gece ve temsilleri geleneksel hale getirerek ilçemizin sosyal aktivitelerini artırmaktır. Burdan bize her konuda olduğu gibi bu konudada yardımlarını esirgemeyen sayın valimizede ayrıca teşekkürlerimi sunmak istiyorum. İlçe merkezimizde bünyesinde yeteri kadar kitap bulunan ilçe kütüphanemiz mevcuttur. Dileyen vatandaşımız, öğrencimiz dilediği kitabı alıp okuyabilir. Amacımız her yaştan insanımıza okuma alışkanlığı kazandırmak. İlçemizi bir kültür merkezi haline getirmektir. Bu sebepledir ki gerek öğretmen arkadaşlarımızdan gerekse öğrencilerimizden gerekse vatandaşlarımızdan gelen talepler ciddi biçimde değerlendirilmekte, hiç bir öneri, istek yanıtsız bırakılmamaktadır. Geçen sene Kışlak ilköğretim okulu bünyesinde açmış olduğumuz kütüphanemize, bu gün itibariyle yeteri sayıda kitap temin edilmiş gençlerimizin hizmetine sunulmuştur. Kitap artırımı ve yeni yerlerde kütüphane açılması için çalışmalarımız devam etmektedir.
ÇOĞU İLÇELERDE FUTBOL DAHİ YERLEŞMEMİŞKEN İLÇEMİZDE BASKETBOL TURNUVALARI DÜZENLENMEKTEDİR
İlçemizde kapalı spor salonumuz mevcut olup en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Gençlerimizi kahve köşelerinden kurtarmak onlara spor alışkanlığı kazandırmak öncelikli hedeflerimizdendir. Bu gün bir çok ilçede futbol gibi yıllardır tanınan bir spor dalı yerleşmemişken ilçemizde basketbol turnuvaları düzenlenmektedir. Halkımızın ilgi ve katılımıyla bu tip sportif faaliyetlerimiz artarak devam edecektir.
TARIM VE HAYVANCILIK ALANINDA YENİ YILA YENİ PROJELERLE GİRİYORUZ
Herşeyden önce şu noktaya açıklık getirmek istiyorum: Ülkemizin her sathına yayılmış merkezi yönetimin taşra teşkilatları, kaymakamlıklar olarak amacımız liberalleşen dünyaya ters düşüp yeni KİT’ler yaratmak değil insanımıza örnek olup yeni ve karlı ekenomik işletmeleri halkımız arasında yaygın hale getirmektir. İlçemiz ekonomisine katkıda bulunmak üzere geçen yıl 19 Hoshtein cinsi inek dağıtmış bulunuyoruz. Amacımız verimli cins inek sayısını artırmak ve hayvancılığı modern hale getirmektir. Dağıtılan bu cins hayvanlara karşı hemşehrilerimizin göstermiş olduğu ilgi sevindiricidir. İçinde bulunduğumuz bu yıl içinde de daha fazla hayvan dağıtımı yapmak öncelikli hedefimizdir. Ayrıca Yayladağı Kaymakamlığı olarak hem ilçemize hem de ülkemiz geneline örnek teşkil edecek nitelikte bir projeyi bıldırcın yetiştirme projemizi tamamen hayata geçirmek üzereyiz. Proje Samandağı Meslek Lisesi ve Üniversitenin işbirliği ile yöremizde kafeste bıldırcın yetiştirme ve bıldırcın yumurtası üretimi üzerinedir. Yaptığımız tetkikler üzerine her kafeste 150 ila 180 bıldırcın beslenebildiğini ve her kafesten ortalama günlük 150 yumurta alınabildiğini tespit etmiş bulunuyoruz. Bu sevindirici bir sonuçtur. Bıldırcın yumurtasının sağlık açısından son derece faydalı olduğu tıbben sabittir. Gerek çocuk sağlığı gerek astım hastaları açısından bulunmaz doğal bir ilaç olan bu yumurtaları gerek ülke içinde gerek ülke dışındaki pazarlara sunmak bu suretle Yayladağı’nı bir bıldırcın üretim merkezi haline getirmek yegane hedefimizdir. Önemi açısından bu konuyu biraz daha açmak ilgilenen vatandaşlarımızı bilgilendirmek istiyorum. Şu an ilçemizde 15 vatandaşımız bu işle meşgul olmaktadır. Hedefimiz bu sayıyı katkat artırmaktır bu amaçla Yayladağı Kaymakamlığı olarak bir kuluçka makinası almış bulunuyoruz.Bu makina sayesinde şua n 400 civciv üretimi yaparak 35-40 gün gibi bir sürede yumurta verir hale getirmiş bulunmaktayız. Epey yol katettiğimiz bu konuda hem ilçemizin hem de diğer ilçe ve illerin talebini karşılamaya hazırız. Az öncede belirttiğim gibi bu konuda yegane hedefimiz ilçeyi bir üretim merkezi haline getirerek. İlçe bünyesinde bir üreticiler birliği kurmaktır.
AMACIMIZ TÜM KÖY YOLLARIMIZI ASFALTLAMAK
Yayladağı Kaymakamlığı olarak grup köy yollarımıza öncelik vermek üzere 40 Km’ye yakın köy yolumuzu asfaltlamanın gururunu yaşıyoruz. Belki Yayladağı tarihinde ilk kez bir yılda bu kadar uzunlukta asfaltlama yapılmıştır. Bu durum işbirliğinin dayanışmanın en güzel örneğidir. Gerek kaymakamlığımız bünyesindeki köylere hizmet götürme birliğimiz, gerek vatandaşlarımız, gerekse Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz ekipleri üzerine düşen görevi yerine getirmiş kendi çapında bu büyük başarıya imza atmışlardır. Bu çalışmanın toplam maliyeti 200 milyarın üzerinde olup bu maliyetin altından kalkabilmenin haklı gururunu yaşamaktayız. Amacımıztüm köy yollarımızı asfaltlayıp hemşehrilerimizin ulaşımda çektiği sıkıntıyı gidermektir.
HATAY İLE İLÇEMİZİ BAĞLAYAN YOLUMUZ 75 YILLIKTIR
Hatay ile ilçemizi bağlayan ana yolumuz 75 yıllıktır son derece kötüdür. bu bağlantı yolunun hem genişletilmesi, hem de virajlardan mümkün mertebe kurtarılması gerekmektedir. Bu yol hem ilçemizin gelişmesinde olmazsa olmaz koşuluna sahip hem de ilçemizin sınır olması dolayısıyla imajımız açısından son derece önemlidir. bir sınır ilçesi olan Yayladağı’nın imajı ülkemizin imajıdır. Ayrıca bilinmeyen bir turizm cenneti konumundaki yöremizde turizm ekonomisinin gelişmesi için gereken kan damarıdır. Bizler bu konuyu Bayındırlık Bakanımız Sayın Koray Aydın’a iletmiş bulunuyoruz. Dileğimiz bu konunun bir an evvel çözüme kavuşturulmasıdır. Sayın Bakanımıza ilettiğmiiz bir diğer konu ise, yapımına 1992 yılında başlanan, sulama amaçlı Yayladağı Barajı’nın bir an önce tamamlanmasıdır. Bu baraj ve sulama kanalları tamamlandığında ilçe tarımına büyük katkısı olacağı aşikardır. Ayrıca bu baraj sayesinde Yayladağı ilçemiz ile bir çok belde ve ilçe kesintisiz içme suyuna kavuşacaktır.
SINIRDAKİ İLÇEMİZİN SINIR TİCARETİNDEN MAHRUM OLMASI ÜZÜCÜDÜR
Daha öncede belirttiğim gibi ilçemiz sınır ilçesi olmasına karşın bu özelliğinden yeteri kadar yararlanamamaktadır. Aslında bu büyük bir avantaj olup ticaretin gelişmesi ilçemizi son derece müreffeh kılacaktır.
CAM SERACILIĞI KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALARIMIZ SON AŞAMADADIR
Yine ekonomik amaçlı projelerimizden biriside seracılık üzerinedir. Amacımız tamamen modern bir tesisi hizmete açmaktır. Projemizin finansmanı oluşturulmuş, üniversitelerden aldığımız teknik yardım sayesinde sipariş aşamasına gelmiştir. Bu projeyle örtü seracılığını bir kenara bırakarak tamamen modern, çağdaş cam seracılığının örneğini sunacağız. İklim koşulları açısından seracılığa uygun olan yöremizde kesin başarı kazanacağımız inancındayım. İlçemiz gerek telefon gerek elektrik açısından herhangi bir sıkıntı yaşamamaktadır. Hatta belediyemizin çalışmaları sonucu yakın zamanda Turkcell ve Telsim servis istasyonlarıda yakın zamanda faaliyete geçecektir. Bir de birkaç vatandaşımız ilçeye bir halı saha kazandırmak niyetindedir. Bende spora merakı olan bir insan olarak kendilerini destekliyorum. İlçe gençlerimizin sırf bu amaçlarla komşu ilçelere gitmeleri Yayladağı ilçesine yakışır bir durum değildir.
HALICILIĞI GEÇİM KAYNAĞI HALİNE GETİRİYORUZ
Genç kızlarımızın, kadınlarımızın ev ekonomilerine katkıları hususundaki taleplerini dikkate alarak, Sanayi Bakanlığımızdan 15 tane halı tezgahı aldık. Bu tezgahlarımız şu an tam olarak faaldir. Bu tezgahlarda halen 50 kızımız çalışmakta, hem işi öğrenmekte hem de evlerine katkıda bulunmaktadırlar. Hedefimiz bu sektörü tüm köylerimize kadar taşıyıp insanlarımıza yeni bir iş kolu yaratmaktadır.
GÜMRÜK KAPISINDA TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR VİP SALONUNU HİZMETE AÇMIŞ BULUNUYORUZ
Bir sınır ilçesi olarak Suriye ile karşı karşıya olan ilçemizin hatta ülkemizin imajına katkı sağlamak amacıyla sınırda bir VİP salonunu hizmete açmış bulunuyoruz. Gümrük Vakfını’nda katkılarıyla yapılan bu misafirhane gerek devlet büküylerimizin ilçemize gelişinde gerek sayın valimizle birlikte sınır makamlarıyla yaptığımız görüşmelerde son derece yararlı olmaktadır.
İNSANLARIMIZ VATANINA, MİLLETİNE BAĞLI DEVLETİNE SAYGILI
Yayladağı ilçe halkı birbirlerine karşı hoşgörülü devletine milletine bağlı, içten insanlardır. Suç oranı son derce az olan ilçemiz huzurlu bir yaşantı ortamına sahiptir. Bu güne kadar güvenlik güçlerimizce tespit edilmiş ciddi bir suç yoktur. Son olarak ilçemizin temel sorunlarını ve çalışmalarımızı bir kez daha tekrarlamak istiyorum.
1- İlçemiz uluslarası E-91 karayolu üzerinde bulunmaktadır. Bu yol Türkiye’yi orta doğuya bağlayan en kısa yoldur. Türkiye için ticari bakımdan çok önemli olan Harbiye YAyladağı arasında yolun tır araçlarına müsait olmadığından bu yoldan yararlanılmamaktadır. 1978 yılından bu yana plan ve projesi hazırlanıp programa girmiş olmasına rağmen yolun yapımına 1998 yılı içerisinde başlanmış olup, çok az bir çalışma sonunda yapım işleri bırakılmıştır. Yolun ticari önemine kavuşması ve ilçe halkının bu eziyetten kurtulması için yolun bir an önce tamamlanmasının büyük önemi vardır.
2- Bakanlar Kurulu’nun 07.02.1985 tarihve 85/113 sayılı kanun ile çıkarılan sınır ticareti yönetmeliğine göre ilçemiz sınırlarıda sınır ticareti yapılmasına müsade edilmemiştir. Suriye’nin içinde bulunduğu ekonomik durum. Yayladağı’na 60 km uzaklıkta bulunan Laskiye şehri ile sınır kapısına 2 km mesafede bulunan Kesap nahiyesi göz önüne alındığında Yayladağı Gümrük kapısında sınır ticareti yapılması önemli bir unsur olmaktadır. Hem yöre halkı için hem de ülke ekonomisi için katkı sağlamasının yanında muhtemel kaçakçılık olaylarını önleyici unsur olacaktır.
3- İlçemize bağlı Yayıkdamlar, Gözlüce, Çandır, Aydınbahçe, Yeşiltene, Sungur, Sürütme ve Uluyol köylerimizin içme suları yetersizdir. Vatandaşlar saatlarce köy çeşmelerinde sıra beklemekte yada yağmur sularını biriktirerek içmektedirler.
4- İlçemiz maden yatakları, bakımından oldukça zengindir. Ancak yeterince inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Sebenoba, Karaköse Karacurun ve civarında bol miktarda kil ve alçı bulunmaktadır. İlçemizin Denizgören, Gözekçiler ve Sungur köylerinde mermer yatakları vardır. Bu yatakların ülke ekonomisine kazandırılması gerekmektedir.
5- İlçemizin Suriye hududuna yakın olan yerlerde televizyon ve radyo yayınları yeterince takip edilmemektir. Suriye TV yayınları yayınlarımıza karışmaktadır. İlmezde yabancı yayınların etkisini azaltmak ve Suriye sınırları içerisinde yaşayan Türk vatandaşların televizyon yayınlarımızdan yararlanabilmeleri için Çabala köyü üzerindeki antenlerin verici gücünün artırılması gerekmektedir.
6- İlçe merkezinde bulunan sağlık merkezi ve sağlık ocağının devlet hastanesine dönüştürülmesi yararlı olacaktır.
7- İlçemiz adliye personeline lojman yapımı için uygun arsa kamulaştırılmış, ancak lojman yapımı gerçekleştirilememiştir. Kısa sürede yapımının gerçekleştirilmesi için çalışmalarımız devam etmektedir.
8- İlçemiz sınırları içerisinde Karamağara mevkiinde bulunan romatizma ve sindirim hastalıklarına iyi geldiği raporla kanıtlanan içme suyundan yolunun olmaması nedeniyle vatandaşlar tarafından ilkel şartlarda yararlanılmaktadır. Aynı zamanda, yörenin denize bağlantısı olan tek yol şu andaki mevcut olan araçların girmesine müsait olmayan yoldur. Bu yolun güzergahının değiştirilerek standardının yükseltilmesi hem yöre halkının yukarıda sözü edilen kaynaktan yararlanmasını hem de ilçe halkının denize inebilmesini sağlayacaktır.
9- İlçemizde tarım ve hayvancılıkla ilgili olarak Mustafa Kemal Üniversitesi’ne bağlık bir yüksek okul açılması hem yörenin gelişmesi, hem de vatandşalarımıza yol göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Yüksek okul açılması YÖK tarafından kararlaştırılmış olup, yer sorunu da çözümlenmiş binada tadilat çalışmaları devam etmektedir.
Sonuç olarak Yayladağı belki örnek bir ilçe değildir ama örnek olmaya aday bir ilçe konumundadır. Hedefimiz Yayladağı’nı parmakla gösterilen ilçelerden biri haline getirmektir. Buradan çalışmalarımıza her konuda desteğini esirgemeyen sayın valimize ve vefakar ilçe halkımıza teşekkür etmek istiyorum. Yalnız vatandaşımıza bir konuyu tekrar hatırlatmakta yarar görüyorum. Her zaman söylediğimiz gibi biz onlara hizmet etmek için buradayız. Amacımız sorunlarında, sıkıntılarında, sevinçlerinde yanlarında olmak üzüntülerini, sevinçlerini paylaşmaktır. Vatandaşlarımız herhangi bir sorunları için çekinmeden bize gelip dertlerini anlatabilirler. Kendilerine sevgi ve selamlarımı sunar göstermiş oldukları ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ederim.