goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

7 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Kırıkhan’ın Önü Açıktır

Son resmi rakamlar itibariyle köyler dahil 130,000 civarında toplam nüfusa sahip ilçemizin merkez nüfusu 86,000 dolaylarındadır. Ancak gelişmiş bir tarım bölgesi olan ilçenin nüfusu mevsimler ve iş gücü hareketi sebebiyle değişmektedir. Özellikle pamuk ekim ve hasat dönemlerinde nüfus yoğunluğumuz bir hayli artmaktadır. Pamuk üretiminde bölge dalında birinci sırayı alan Kırıkhan’ın yıllık pamuk üretiminin tamamı çevredeki 13 çiftlik fabrikasında yani yine bölge dahilinde işlenmektedir.

1900’lü yıllardan sonra yerleşim bölgesi haline gelen ilçenin ismi, buranın yerleşim mahalli haline gelmesinde önemli rol oynayan Kırık-Han’dan (kırık yıkık bir handan) gelmektedir. O dönemlerde Belen sınırları dahilinde hemen hemen tüm bölge ticaret yollarının keşişim noktası olan Kırıkhan bugün Hatay ilinin ikinci önemli yerleşim merkezi haline gelmiştir. Özellikle İpek Yolu döneminde önemli bir konaklama merkezi olan ilçe, kısaca söylemek gerekirse bu günde hala aynı önemini korumaktadır.

Kültürel açıdan bir çok kültüre beşiklik yapan Hatay ilinin 1939 yıllarına kadarda Fransız himayesinde kaldığı malumunuzdur. 1939’da Hatay Cumhuriyetinin Türkiye’ye katılmasıyla tam anlamıyla Türk yurdu haline gelen bölgede çok değişik kültürlere rastlamak mümkündür. Coğrafi açıdan Türkiye’nin en verimli ve de en önemli ovası olan Amik ovası ilçemiz sınırları dahilindedir. Yaklaşık %15’lik bir kısmı dağlık olan ilçe genelde verimli tarım arazilerine sahiptir. Az öncede değindiğim üzere mevsimler itibariyle en yoğun nüfus alımını yaz mevsiminde yapmaktadır. Bu mevsimde ilçemize çalışmak üzere gelenlerin kurduğu çadır sayısı 5000’in üzerindedir ki bu da yaklaşık 40,000’lik bir nüfusa tekabül etmektedir. Yakın tarihe kadar yoğunlukla pamuk ekimi yapılan ilçe bu günlerde yeni ürünlere doğru yönelmektedir. Bu ürünlerin başında havuç ve kavun yeralmaktadır. Sanayileşmenin günbe gün ilerlediği ilçede 13 çırçır fabrikası, 2 tane yağ fabrikası, 2 tane tekstil iplik fabrikası bulunmaktadır. Tabiki tarım sektöründe memleket genelinde yaşanan sıkıntıların ortaya koyduğu tek sonuç sanayileşmenin önünü açmaktır. İlçemizde de doğal olarak bu yönlü hareket başlamıştır.

İLÇEMİZ EKONOMİSİ TARIMA DAYALIDIR

İlçemiz halkı kişisel gelir bakımından hakettiği yeri almamıştır. İlçe halkımızın %5’lik kısmı yüksek gelir grubunda, %5’lik kısmı normal gelir grubunda %90’ıda düşük gelir grubunda yer almaktadır. Bu durum ilçe topraklarında oluşturulan sermayenin dışarda yatırıma dönüştürülmesinin bir sonucudur kanaatindeyim. Şu an gelirini Kırıkhandan temin eden bir çok insan İskenderun ve Hatay’da yaşamakta yatırımlarını oralara kanalize etmektedir. Ayrıca ilçemizin hatta bölgemizin yatırım teşvikleri açısından yeterli miktarı alamaması da bu ekonomik yapının bir diğer sebebidir. Bizim önerimiz Kırıkhan Altınözü, Yayladığı, Reyhanlı ilçelerinin bir an evvel yeni teşviklerle desteklenmesidir. Zaten bu bölgeler hatta Hatay ili ekonomik değeri açısından Türkiye’nin 11. sıradaki ilidir. sermayenin yoğun olduğu bölgelerden biridir. Böyle bir bölgenin yatırım teşviklerinden yoksun kalması ticari anlamda üretim maliyetininin %25 daha artması demektir. Doğal olarak %25 gibi az maliyetle üretim yapan bölgelerin önünde rekabet gücümüz aynı oranda daralacaktır. Bu sebepledir ki önerimiz teşviklerin bir an evvel bölgeye yönlendirilmesidir.

ALTERNATİF TARIM VE SANAYİLEŞME YÖNÜNDE ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR

Kırıkhan kaymakamlığı olarak yegane düşüncemiz insanlarımızın ekonomisini iyileştirerek onlara düzeyli bir yaşam standardı sunmaktır. Bu sebepledir ki alternatif tarım ve sanayileşme yönlü çalışmalarımız yoğunlukla devam etmektedir. Bu konuda ilçemizde yapım çalışmaları devam eden Türk sanayi sitesinin bir an evvel tamamlanmasını arzuluyor ve her türlü desteği elimizden geldiğince vermeye çalışıyoruz. Belediyemizin müteahhitliğini üstlendiği bu projenin gerçekleşmesi durumunda hem sanayileşme hemde şehirleşme açısından epey yol katedeceğimiz açıktır. Bu proje hem bir planlı kalkınma örneği olacak hemde ekonomik yapıya bir kuşak daha atlatacaktır. İlçemizin geleneksel tarım ürünleri pamuk, buğday ve mısırdan oluşmaktadır. Alternatif tarımın yani yeni ürünlerin ekiminin yapılması hususunda 3-4 yıldır yaptığımız çalışmalar devam etmektedir. Hatta bu sayede ilçe havuç ve kavun üretiminde bölgesinin sayılı merkezlerinden biri haline gelmiştir. Çilek üretimi konusunda da çalışmalarımız sonuçlanma aşamasındadır. Tüm bu çalışmalarmız üreticimizi pamuk, mısır ve buğdaya bağlı kalmaktan kurtararak, dönem itibariyle ödemeleri yapılan bu ürünlerin yanına sıcak para getiren yeni çeşitleride koymaktır. Netice itibariyle hem verimlilik hem de sulama açısından son derece şanslı konumda bulunan hatta saydığım özelliklere sahip 300,000 dekar arazisi bulunan ilçenin sınırlı üretim çeşidiyle piyasaya girmesi akıl karı deyildir. Bu gün ilçe tarımının bu üç değişmezin yanına seracılık vb yollarla sebze üretimi eklenmesi de sevindiricidir. Bizim açımızdan da bir başarıdır. İlçe kaymakamlığı olarak çalışmalarımız sadece sebze üretimine yönelik çabalarla sınırlı değildir. Geçen yıl dağlık arazimizi değerlendirmek üzere dağıttığımız zeytin fidanı sayısı 14.000’dir. Yine bu yıl maliyetinin %50’si il özel idaresince %50’si ise vatandaşımızca karşılanan 25000 adet zeytin fidanının dağıtımı yapılmaktadır.

KÜLTÜR MANTARI YETİŞTİRİCİLĞİNDE BÜYÜK MESAFE KATETMİŞ BULUNUYORUZ

Gün itibariyle kültür mantarı yetiştiriciliğinde almış olduğumuz mesafe takdire şayandır. Belki mantar bölge yemek kültürünün dışındadır. Ancak bu güne kadar yapılan üretimin tamamı tüketilmiştir. Özellikle İskenderun ve çevresinde Kırıkhan mantarına gösterilen ilgi sevindiricidir. Bölgemizin değişik yerlerinde üretimi yapılmasına rağmen İskenderun ve çevre halkı bizlerin ürününü tercih etmektedir. Ayrıca yavaş yavaş ilçe insanımızında dikkatini cezbetmeye başlayan bu ürün için kredi vb ihtiyaçları karşılamaktan da geri kalmıyoruz. İnanıyorum ki vatandaşamıza yerleşecek bilinç sayesinde Kırıkhan bu işin merkezi haline gelecektir.

İLKLERE İMZA ATMAK HEM HEDEFİMİZ HEMDE GÖREVİMİZDİR

Bilinmeyeni bulup ortaya çıkarmak, ilklere imza atmak hem hedefimiz hemde görevimizdir. Bu hedef doğrultusunda ilginç bir proje başlatmış bulunuyoruz. Bu proje hiç bir kimyasal ilaç ya da gübre kullanmadan yapılacak tarımsal üretime dönük bir projedir. Ekolojik tarım da denilen bu projemizin gerçekleştirilmesi ilçe tarımımız için tamamen bir devrim olacaktır. Şu anda mevcut seralarımıza bu yeni sistemi entegre etme uğraşındayız. Eğer bu sistemi vatandaşımıza da benimsetebilirsek inanıyorum ki Kırıkhan ilçesi ülkemizin en önemli tarımsal ihraç bölgesi haline gelecektir. Zaten dış ticarette en önemli husus budur. Türkiye’de yetiştirilen ürünlerin hormonlu oluşu üretiminde yoğun biçimde biyolojik kimyasal ilaçların ilaçların kullanılması, gerek Avrupanın gerekse diğer ülkelerin şikayet ettikleri birinci husustur. Bildiğimiz üzere bu tip gübre ve ilaçlar hem doğal kirliliğin hemde çeşitli hastalıkların kati sebebidir. Bu sebepledir ki büyük bir potansiyel gördüğümüz bu konunun yaygınlaştırılması için yoğun çaba sarfetmekteyiz.

Gelecek gördüğümüz bu konu bizde çok yeni olmasına karşın dış pazarda 1970’li yıllardan bu yana rağbet grömektedir. Bu yıllardan itibaren özellikle Avrupada bir çok markette yeşil noktalı ürün stantları oluşmuştur. Bu stantların müşterisi diğer ürünlere nazaran fazladır ve gün geçtikçe de artmaktadır. Vatandaşımıza burdan şunu söylemek istiyorum. Kırıkhan gerek coğrafya gerekse iklim şartları açısından bu iş için uygundur ve kaymakamlık olarak bizler hem teknik hem de mali açıdan elimizden geldiğince destek olmaya hazırız. Ayrıca Amerikalı bir fırmanın toplam üretimi pazarlamaya dair çalışmaları devam etmektedir. Eğer bu ve bu gibi bir kaç firma daha bu işe girerse ilçede 12 ay boyunca yapılacak üretimin tamamı hiç bir pazarlama sorunuyla karşılaşılmadan değerlendirilebilecektir.

ÇOĞU İNSANIMIZ BU ÜRÜNÜN İSMİNİ DAHİ BİLMİYOR

Yine burda, Kırıkhan’da belki bir çok insanımızın ismini daha duymadığı bir ürünün yetiştirilmesini gerçekleştirme aşamasındayız. Avrupa’da çok iyi tanınan, brokoli ismi verilen bu ürün doğal bir kanser ilacıdır. Etkisi bilimsel deneylerle de tespit edilen bu ürünü burda yetiştirmek ve dünya pazarına taşımak istiyoruz. Bu konuda gerek tarım bakanlığında, gerekse uluslararası kuruluşlardan kredi sağlama imkanlarını araştırmaktayız.

HAYVANCILIK BİR DİĞER ALTERNATİF

Bölge olarak ne yapılsa olur denilecek bir coğrafya üzerindeyiz. Tarımsal faaliyetlere, sanayiye, hayvancılığa kısacası hemen her tür ekonomik faaliyete uygun bir yerleşim merkezindeyiz. Ekonomik öncülüğümüz sadece tarımsal faaliyetlerle sınırlı kalmamaktadır. Hayvancılık üzerine devam eden çalışmalarımız ve hazırlık aşaması devam eden projelerimiz var. Hedefimiz hem hayvancılığı hem de hayvancılığa dayalı sanayi, bölgeye modern bir şekilde yerleştirmektir. Örneğin ilçe kooperatifine ait mandıra şu an atıl durumdadır. Bu konuda tarım müdürlüğünden bilgi istedik. Şu anda tarım müdürlüğümüzden bir arkadaşımız bu konu üzerinde çalışmaktadır. Ayrıca hem et hem de süt açısından son derece verimli olan manda yetiştiriciliği üzerine Ilık Pınar Köyü’müzde Mustafa Kemal Üniversitesiyle birlikte bir proje üzerinde çalışmaktayız. Dünya talebinin yöneldiği bu konu maalesef ülkemizde geri kalmış, 10 yıl önceki potansiyelin bu gün %70’i kaybolmuştur. Tabiki bunun yegane sebebi verim düşüklüğü olmuştur. Çalışmalarımız sunni tohumlama ve kültür usulu ile et ve süt verimini artırma yönlüdür. Eğer bunu başarabilirsek ki başaracağız o zaman ilçe ekonomisinin zayıf kanadı hayvancılığa da bir kuşak atlatmış olacağız.

BİÇKİ-DİKİŞ KURSLARINI KABUL ETMİYORUM. DÜŞÜNCEMİZ KAYBOLAN EL SANATLARIMIZI YENİDEN CANLANDIRMAKTIR

Başlangıçta halıcılık konusunda bazı merkezlerde çalışmalarımız oldu. Halk eğitim ve vakıf destekli bu çalışma maalesef beklenen düzeye ulaşamadı. Şu an küçük çaplı da olsa devam eden bu konu katılımın yeterli olmaması nedeniyle durmak üzeredir. Bildiğiniz üzere bir çok ilçede halk eğitimin açtığı biçki dikiş kursları mevcuttur. Kendi adıma ben bu kursların artık miadını doldurduğu kanaatindeyim. bizim çalışmalarımız daha çok kaybolan el sanatlarımızı canlandırma yönündedir. Ekonomik amaçlı çalışmalarımız tabiki şimdiye kadar olduğu gibi sonrada devam edecektir. Ancak şu konu katiyen unutulmamalıdır. Burada bizlerin yapmış olduğu çalışmalar ticarethane kurma amaçlı değil ticarethane kurdurma amaçlıdır. İnsanımıza örnek olmak, önünü açmak burda elde edeceğimiz başarıyı yurt sathına yayma gayesinin ürünüdür. Kendi adımıza bunu başarabilirsek ne mutlu bizlere.

KONFEKSİYON ATÖLYEMİZ TAM KAPASİTE ÇALIŞIYOR

Geçen yıl açılan kız meslek lisemizin hazır giyim bölümünü faal hale getirmek üzere bir konfeksiyon atölyesi kurduk. Kurulan atölye kısa zamanda kendini kanıtlamıştır. Örneğin vakfın 1000’i aşkın önlük siparişi atölyemizce karşılanmış hem bir gelir kapısı hemde genç kızlarmııza teorik derslerini pratiğe dökme şansı yaratılmıştır. İlçede mevcut 2 iplik fabrikasından birisi dokumaya yönelik diğeri ise örgü türüne yönelik olmak üzere tam kapasite çalışmaktadır. Amacmız konfeksiyon atölyemizi bunlara entegre ederek yurtdışına açılmaktır. Burda bizim yapacağımız bir şey daha var, dernek kurumlarının vergi oranlarının yüksek olması nedeniyle getirdikleri rekabet gücü olumsuz bir unsurdur. Bu sebepledir ki döner sermaye payını %25’e almak, ve buraları bir birliğin atölyesi olarak değerlendirmek durumundayız. Eğer bu yapılabilirse bölgede konfeksiyon üretimini ve rekabet gücünü belli bir seviyeye taşımış olacağız.

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ KESİNLİKLE AÇILMALIDIR

Kültürel açıdan ilçemizde bir sinemamız ve kütüphanemiz var. Ayrıca halk eğitim merkezimizin düzenlediği halk oyunları kurslarımız da devam etmektedir. İlçemizdeki üniversitede kamu yönetimi, bahçe ziraat ve bilgisayarlı muhasebe olmak üzere 4 bölüm mevcut olup bu bölümlerde okuyan toplam 205 öğrencimiz var. Üzülerek şunu söylemek istiyorum 86.000 nüfuslu Kırıkhan’daki bu üniversitemiz yeterli yapıda değildir. Arazi sıkıntısı olmayan Üniversitemiz maalesef yeterli kapasitede binaya sahip değildir. Yine dişçilik yönünden Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden olan ilçemizde üniversitemizin bir dişçilik bölümünün olmaması büyük eksikliktir. Gerek ülke içinden gerekse yurt dışından diş yaptırmak üzere ilçemize gelen çok sayıda insan vardır. Vatandaşlarımızın bizlere ulaştırdığı bu konulu taleplerini maalesef altyapı yetersiz olduğu için gerekli yerlere ulaştıramıyoruz. İlçemizdeki sağlık meslek lisesinde diş teknisyenliği bölümü olması ve gençlerimizin bu konuda yüksek tahsil yapmak istemeleri gözden kaçırılacak bir nokta değildir. Umuyorum ki bu talepler yetkililerce değerlendirilecek ve üniversitemize bu gerekli bölümde eklencektir. Şu an ilçemizde hem üniversite hem lise hemde bekar öğretmenlerimizin kaldığı bir imam hatip kız öğrenci yurdu mevcuttur. Şu anda 52 öğrencimiz ve bekar öğretmenlerimiz bu yurtta kalmaktadır. bu yurt vakfımız ve Türk Diyanet Vakfı’nca ortaklaşa işletilmektedir. Bu konuda sadece bir kaç resmi işlem eksikliğimiz kalmıştır ki bu da kısa sürede giderilecektir. Geçici olarak bu yurtta kalan öğretmenlerimiz için bir öğretmen evi yapımı devam etmektedir. Bu konu için bakanlığımızdan 41 milyarlık bir ödenek talebimiz vardır. Eğer bu konuda hallolursa ilçemiz 30 yataklı içerisinde kuaförü, lokantası, çamaşırhanesi, düğün salonu olan tam anlamıyla dört dörtlük bir öğretmen evine kavuşmuş olacaktır. Ayrıca kültür merkezi inşaatı projemizin altyapısı tamamlanmış ve ihale talimatı beklenmektedir. Yine keza halk eğitim merkezimizin altyapısıda bitmiş ihale talimatı için beklenilmektedir. Bu iki konu eğer bütçemiz elverirse kısa sürede tamamlanacak ve ilçemiz için son derece faydalı olacaktır.

50 YATAKLI TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR DEVLET HASTANESİ PROJESİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ

İlçemiz devlet hastanesi sağlık ocağından bozularak yapılmıştır. Gerek ilçenin bulunduğu konum gerekse ilçe ihtiyaçları açısından yetersiz olan bu hastaneye ek olarak 50 yataklı tam teşekküllü bir devlet hastanesi projesi üzerinde çalışmaktayız. Bu proje hem Gaziantep-Antakya yolunda meydana gelebilecek acil durumlarda hemde ilçe ve çevre ilçelerden gelecek hastalar için kesinlikle gereklidir. Merkez konumunda olan ilçemize Hassa, Kumru hatta Kütahya’dan bile hasta gelmektedir. Bu proje gerçekleştiğinde sağlık hizmetleri açısından bir sıkıntımız kalmayacaktır. 48 sağlık evi bulunan ilçemizde sağlık hizmetleri açısından yaşanan bir problemimiz mevcut değildir. Bu sağlık evlerimizin % 60’ı kendi binasına sahiptir. Ancak bunlardan ilçe merkezindeki 2 ve 3 nolu sağlık evlerimizin kendine ait binası bulunmamaktadır. İlçe hastanemizin bir kaç branşı haricinde doktor eksiği bulunmayan ilçemizde sağlık hizmetleri normal bir şekilde yürütülmektedir. Bunların haricinde SSK’ya ait bir dispanserinde bulunduğu merkezimizde 2’si belediyeye 2’si de hastanemize ait olmak üzere toplam 4 ambulansımız bulunmaktadır. SSK dispanserimizin kendine ait binası olmaması çözümünde sıkıntı yaşadığımız bir konudur. Yukarıda da belirttğimiz üzere 2 ve 3 nolu sağlık evlerimize ve dispanserimize arazi temin etmek üzere çalışmalarımız devam etmektedir.

İLÇEMİZDE KAPALI OKULUMUZ YOK ANCAK ÖĞRETMEN AÇIĞIMIZ VAR

11 lise ve 39 ilköğretim kurumu bulunan ilçemizde 20.500 öğrencimiz ve 800 civarında öğretmenimiz bulunmaktadır. şu anki sayıya göre 84’ü branş 24’ü sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 108 öğretmen açığımız bulunmaktadır. Okullar arasında yaptığımız öğretmen alışverişi sayesinde ilçemizde kapalı okulumuz bulunmamaktadır. Ayrıca vilayet nezdinde yaptığımız müracatımızda öğretmen açığımızın kısa zamanda kapanacağını öğrenmemiz sevindirici bir gelişmedir. Öğretmen açığımız olan branşlar matematik, müzik, ingilizce ve beden eğitimi branşları olup ayrıca 4 tane de ana sınıfı öğretmenine ihtiyacımız bulunmaktadır. Eğitim konusundaki bir diğer sıkıntımız da mevcut derslik sayımızın yetersiz oluşudur. Bu yıl itibariyle derslik açığımız 200’ün üzerindedir. Bildiğimiz üzere 8’yıllık eğitim kanunu gereği sınıflar 30 öğrenciden oluşacaktır. Az önce vermiş olduğum 200 derslik açığı bu noktadan hareketle hesaplanmıştır. Tabiki bu noktada sadece devlete değil vatandaşlarımıza da görev düşmektedir. Geçen yıl hayırsever bir vatandaşımızın yaptırmış olduğu liseyi öğrenime açmış bulunuyoruz. Yine devlet vatandaş işbirliğiyle yapılan ilköğretim okulumuzun açılışıda yakın zamanda yapılacaktır.

ÖĞRENCİLERİMİZİN DEVAMSIZLIKLARI ÇOK FAZLA

Burdan vatandaşlarımıza bir ricada bulunmak istiyorum. Bir tarım bölgesi olan ilçemizde öğrencilerimizin okula devamsızlığı son derece yüksektir. Kendilerinden dilediğim hepimizin geleceği olan çocuklarımızı okul günlerinde işe güce göndermeyelim, okula devam hususunda lütfen dikkatli olalım. Onların bu günlerde öğrenecekleri hem bizlere hemde kendilerine daha iyi yarınların yollarını açacaktır. Bu konunun çözümüne dair getirmiş olduğumuz kanuni ve cezai yaptırımlar şu an sizlere belki ters gelebilir. Ancak eminim ki yarınlar bizleri haklı çıkaracak almış olduğumuz tedbirlerin yerinde olduğunu ortaya koyacaktır. Her konuda olduğu gibi eğitim konusunda da velilerimize yardımlarımız devam etmektedir. Bir yandan köylerimizdeki öğrencilerimize giyim ve kırtasiye yardımlarımız sürerken diğer yandanda taşımalı eğitim dediğimiz sistem gereği 48 merkezden alınarak 15 merkezde toplanan öğrencilerimize hergün öğle yemeği vermekteyiz. Şüphesizdir ki gerek devletimizin gerekse devlet görevlisi olarak bizlerin hedefi çağdaş bir toplum meydana getirmek hatta Atatürk’ün dediği üzere çağdaş uygarlık düzeyini aşmaktır. Bu büyük milletin bunu başarmaması söz konusu değildir. Başaracaktır da.

MAHALLİ İDARELERDE YENİ BİR DÜZENLEME KAÇINILMAZDIR

Açıktır ki mahalli idarelerde yaşanan bir takım sıkıntılar bu kurumların vatandaş nezdinde itibarını zedelemektedir. Bir kere köylerin mali yapısı çökmüştür. Nasıl merkezlerdeki vatandaşımız genel bütçeden pay alıyorsa köydeki insanlarmıızında bu hakkı olmalıdır. Ayrıca köy birlikleri il genel meclisinin ve ilçe meclisinin oluşturulması da gerekli bir unsurdur. Yeni yasada bu konunun kesinlikle yer alması ve köyler arası koordinasyonun ilçe düzeyinden öte il düzeyinde sağlanması kaçınılmazdır. Belediyeler açısından konuya baktığımızda ise ortaya çıkan belli başlı tespitlerimiz şunlardır. Birinci olarak belediyelerin borçlanması konusuna kesinlikle bir çözüm getirilmelidir. Örneğin bir belediye başkanı aşırı borçlanma ve verimsiz yatırımlar sebebiyle gelecek 10 yılda görev yapacak insanların haklarını şimdiden tüketmektedir. Bu durum kesinlikle sınırlandırılmalı belediyelerin dönem itibariyle borçlanabilecekleri miktar tespit edilmelidir. İkinci olarak mahalli idarelerle genel idare arasındaki iş bölümü kesin hatlarıyla belirlenerek karmaşa sona erdirilmelidir. Örneğin ilçemizde ana cadde koordinasyonu halen sağlanamamıştır. TEDAŞ ve belediyenin ayrı yürüttüğü çalışmalar karmaşaya sebep olmaktadır. Bu noktada bir takım yetkililerin belediyeye devredilerek koordinasyonun sağlanması faydalı olacaktır. Üçüncü nokta ise fiilen ölmüş bulunan Köy Hizmetlerinin hukuken de öldürülerek il özel idaresine devredilmesidir. Zaten bir çok ile baktığınızda köy hizmetlerinin görevlerinin gerek kaymakamlıklar gerekse belediyelerin üstlendiğini görmeniz mümkündür. Bu sebepledir ki bu kurumun bünyesindeki araçların valilikler emrine verilmesi, yetkilerinin devredilmesi hizmetin önünü açmak anlamına gelecektir. Burdan sizlerin vasıtasıyla vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Değerli Kırıkhan halkı bizlerin görevi az öncede bahsettiğim üzere sizlere örnek olmak, yolunuzu açmaktır. Samimi tespitimizdir ki Kırıkhan’ın önü açıktır. Ancak bu sizlerin çalışmalarıyla olacaktır. Bu topraklarda doğan, bu topraklarda doyan sizlerin tasarruflarını aktif yatırıma dönüştürmeniz, büyük küçük yatırımlarınızı ilçemizde toplamınız Kırıkhan’ı bambaşka yapacaktır. Devletimizin görevlisi olarak bizler her konuda yardım ve desteğe açığız. Proje sahibi her vatandaşımıza yol göstermeye yardım etmeye hazırız. Unutmayalım baki kalan eserlerimiz olacak, adımız yaptıklarımızla anılacaktır. Sevgi ve selamlarımı sunar yeni bin yılın hepimize huzur ve mutluluk getirmesini dilerim.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis