
Kültürüyle, doğasıyla, insanıyla, yaşamı ve yaşantısıyla, kısacası her yönüyle buram buram Anadolu kokan serhat ilimiz Hatay’ın Samandağ’ı ilçesinin şirin bir beldesi Yaylıca. 1994 yılında belde olmuş. Kağıt üzerindeki nüfusu 2580. Ancak beldenin 1999 yılındaki seçimlere Anavatan Partisi’nden aday olup büyük destekle seçilen başkanı Ahmet Bozoğlan bu rakama dair serhini hemen koyarak “Benim beldemin kesin nüfusu 3500’dür. Verilen rakam gerçeği yansıtmamakta, genel bütçeden, nüfus esasına göre ayrılan belediye gelirimizi azaltmakta, bizi iyiden iyiye sıkıntıya sokmaktadır. Bu sebeple buradan ilgililerden ve halkımızdan şunu rica ediyorum; lütfen nüfus sayımlarına gerekli önemi gösterelim. Böyle sayımlar belediyeler arası gelir dağılımını adaletsizleştirirken bir de buna yapılan yanlışlar eklenince biz ve bizim gibi nice belediye zor durumda kalmaktadır” diyor.
Beldedeki detaylı gezimizi başkan sayın Ahmet Bozoğlan’la beraber tamamladıktan sonra kendisinden beldeyle ilgili çalışmaları projeleri ile ilgili bir genel değerlendirme istiyoruz. Bakalım sayın Bozoğlan neler söyleyecek? “Yaylıca’nın elbette sıkıntıları çok. 1994 yılından sonra belediyelik olmuş, köyden kentleşmeye geçiş aşamasında bulunan bir yerin yıllar yılı belediyelik olan yerlere göre daha çok sorunla karşı karşıya kalması takdir edersiniz ki son derece doğaldır. Bu aşama olanı düzeltme aşaması değil olmayanı sıfırdan meydana getirme aşamasıdır. Alt yapınız sıfır, suyunuz yok denecek kadar, yollarınız dar ve toprak, belediye teşkilatınız yetersiz. Yani bu aşama, bu geçiş aşaması belediyeciliğin özveri isteyen, yürek isteyen, tabiri caizse delikanlılık isteyen aşamasıdır. İşte biz böyle bir aşamada bu göreve talip olduk. Çamurlu yollarına bastığımız, suyunu içtiğimiz havasını solduğumuz bu beldeyi belde yapağız, ilçe yapacağız diye yola çıktık.
Dilerseniz sizlere kısım kısım, başlıklar halinde belde teşkilatımızı ve çalışmalarımızı kısaca özetleyelim. Personelimiz 9’u kadrolu memur ve 3 geçici işçi olmak üzere toplam 12 kişiden, 12 yürekli insandan oluşmaktadır. İlçenin her derdi, her sıkıntısı onların omuzlarında. Onlara buradan teşekkür etmemek haksızlık olur. Ben de belediye başkanı olarak onların bu gayretlerini takdirle izliyor her sıkıntıya rağmen maaşlarını aksatmamak için elimden geleni yapıyorum. Şu ana kadar maaşlarını hiç bir şekilde aksatmadım. Bundan sonra aksatmamak için gayret ediyorum. Daha başta söylediğim gibi İller Bankası’ndan aldığımız pay gerçek nüfusumuza göre çok az. Biz de buna önceki dönemden devreden borçlarımızı da eklersek sıkıntımızın büyüklüğü ortaya çıkar. Önce eski dönemden gelen emekli sandığı borcumuzu kapattık, payımız üzerindeki haczi kaldırdık. Şu anda sadece SSK’ya olan borcumuz kaldı. Bu konuyu da İller Bankası yetkilileryile görüşmüş bulunuyoruz. Tahminim önümüzdeki aylarda bu sebepten dolayı kesintiler başlayacak. Bu problemleri aşmak üzere göreve geldiğimizin bilincindeyiz. Görevimizden dolayı da şikayetçi değiliz. Zaten başlangıçta ilk yaptığımız iş tüm encümen üyeleriyle bir araya gelip bir hesap planı çıkartmak oldu. Biz hesabımızı kitabımızı yaptık görev ve sorumluluğumuzun bilincinde heyecanla yolumuza devam ediyoruz. Adım adım hedefe yürüyoruz.
Öz kaynaklarımız tabiki mevcut. Ama daha belediye olarak 4/5 senelik maziye sahip bir beldede vergi ödeme alışkanlığının daha tamamen oturmadığını belirtmek zorundayım. Bir de buna bilgisayar sisteminin mevcut olmaması sebebiyle yaşanan karmaşayı da eklersek bu konudaki sıkıntımız zannediyorum daha iyi anlaşılır. Öz kaynaklarımız başlığı altında sadece % 60 oranında toplayabildiğimiz Emlak Vergisi ile yaklaşık aynı orana tekabül eden çöp vergisini sayabiliriz. Su şebekemiz tamamlanmadığı için su parası diye bir gelirimiz de şu an yok. Velhasıl kelam “kılı kırka yarıp hizmet mücadelesi veriyoruz dersem yalan olmaz”. İmar planımız mevcut ve yeterli. Birçok belediyenin planı uygulama konusunda yaşadığı sorunları biliyorum. Ama bizim belde halkıyla sırt sırta yürüttüğümüz uygulamalar aksamadan hiç bir itilafa konu teşkil yetmeden yürüyor. Bizim belki de diğer belediyelere göre tek şansımız da bu diyaloğun güzelliğidir. Örneğin göreve geldiğimde 5 metrelik dar ve tozlu yollarımız vardı. Söz vermiştim bu konuyu halledeceğim demiştim. Şimdi yolumuzu 15 metreye çıkardık. Asfaltlama çalışmalarımızsa devam ediyor. Biz bunu elele, gönül gönüle, halk için halka rağmen değil, halk için halkla beraber düşüncesiyle gerçekleştirdik. Yaylıca halkının güzelliği zaten burada, hizmet istiyor, hizmet edenin de sonuna kadar ardından gidiyor. Hepsine teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunmayı kendime en büyük vazife sayarım. Ulaşım ve temizlik konularında sıkıntımız yok. Ulaşım belediyemizin mevcut 1 otobüsü ve özel otobüslerce sağlanıyor. Temizlik işini ise cüzi bir miktar karşılığında (120-125 milyon) ihale ile halktan kişilere yaptırıyoruz. Araç sorunumuz tabiki var. Fakat bunların içinde en önemlisi itfaiye aracımız yok. Bu konuyu yaptığım bir toplantı ile kaymakamlığa taşıdım. Kendileri bize araç tahsisi için söz verdiler. Ancak hepimizin bildiği gibi ülkemizin yaşadığı deprem felaketi birçok konuda ülkemizi sıkıntıya soktu. Bu sebeple tahsis edilecek aracın ancak gelecek yıl içinde verileceğini söylediler. Mevcut imkanlarımıza baktığımızda zaten beklemekten başka çaremiz de yok.
Su konusunda başarılı bir çalışma yaptık.17 beldemizin bir araya gelmesiyle kurulan beldeler birliğimizle birlikte hareket ediyoruz. Şu anda bu konu için beldeler birliğine 2 ayda bir kesilen 500-600 milyon gibi cüzi bir bedel ödüyoruz. Anlaşılacağı üzere bu sorunu en düşük maliyetle en kısa zamanda çözüme kavuşturmak için herşeyi yapmış bulunuyoruz. Bu çalışmalarımız tamamlanınca ki çok kısa bir sürede tamamlanacaktır, Yaylıca Beldesi’nin 1974 yılından buyana yenilenmeyen şebekesi yenilenecek ve insanımız evinde kesintisiz suya kavuşacaktır. Kanalizasyon çalışmalarımız ise sürmekte olup, kısa sürede sonuçlanması için gerekli tüm tedbirler alınmıştır. Başlangıçta söylediğim gibi 1994’ten bu yana alt yapı için hiçbir tedbir alınmayan bu beldeyi halkına layık bir konuma taşımak için burdayız, adım adım bu hedef doğrultusunda şaşmadan yürümekteyiz. Göreve geldiğimizden bugüne kadar geçen bu kısa dönemde önemli saydığımız bir başka konu da Hatay’da ancak birkaç beldede bulunan telsiz ve anons sisteminin ilçemize kazandırılması olmuştur. Belediyecilik haberleşme ve koordinasyon demektir. Zamanında ve birlikte hareket gerektirir. Telsiz sistemini kurmuş olmamız bizi herşeyden heran haberdar kılmakta personel koordinasyonunu kolaylaştırmaktadır.
Beldemizin sağlık hizmetleri açısından bir problemi yoktur. Mevcut sağlık ocağımızda görev yapan bir doktor ve bir ebemiz var. Burda, hemen hiçbir konuda olmadığı gibi bu konuda da yalnız bırakmayan Sayın Vekilimiz Levent Mıstıkoğlu’na Yaylıca halkı adına teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Kendilerinin bize verdiği destek ve yardım çok büyüktür.
2000 yılı için programımıza bir itfaiye aracı ile üç araç daha kattık. Bir de parke taşı makinası almak istiyoruz. Bu makinanın ilçemiz çevre düzenlemesine sağlayacağı katkı açıktır. Buna birde diğer belediyelere yapacağımız parke satışını eklersek sonuç bellidir: Hem Yaylıca güzelleşecek hem belediyemiz iyi bir gelir elde edecektir. Tabi diğer hizmetlerimizde durmadan devam edecek, aşama aşama Yaylıca hakettiği yere gelecektir.
Burdan sizin aracılığınızla yetkililere seslenmek istiyorum. Belediyelerin çektiği sıkıntılar bellidir. Ana sıkıntı maddi kaynaklarımızın yetersiz olmasıdır. Düşünün Yaylıca Beldesi’nin genel bütçeden aldığı pay 2.600.000.000 TL’dir. Yapılan kesintiler sonunda kalan miktar ancak personel maaşlarına yetmekte hizmetler için ve hizmet sözüyle gelen bizleri sıkıntıya sokmaktadır. Belediye imkanlarıyla en az maliyetle çok iş yapmaya çalışan bizler bu konunun kısa zamanda çözüme kavuşturulmasını sabırsızlıkla beklemekteyiz. Sözü daha fazla uzatmadan Yaylıca halkına bizlere verdiği destek ve heyecandan dolayı tekrar teşekkürlerimi sunarak sözü başkan vekilimiz Sayın Mustafa Arslan’a bırakmak istiyorum. Mustafa Arslan: “Öcelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için sizlere ve Sayın Başkana teşekkür ederim. kendim üç defa muhtarlık yaptım, su şebekesi ve yol çalışmalarına bizzat katıldım. Burdan şunu kesin olarak söylemeliyim bizim programımız belli, hedeflerimiz belli adım adım yürüyoruz. Önceki dönemin başarısız olması, altyapı, ulaşım vb. konularda yeterli tedbirleri almaması bizim de hızımızı kesti. Ancak başkanımızın dirayetli tutumuyla herşey birer birer çözülmekte, hallolmaktadır. Meclis’teki parlamenter büyüklerimizden ricamız yakışır bir mahalli idareler yasasını kısa zamanda çıkarmalarıdır. Burda bizlerin, İl Genel Meclisi üyelerimizin, Kaymakamlığımızın büyük gayretleri var. Hep beraber Türkiye için, Yaylıca için çalışıyoruz. Kurulan beldeler birliğimiz son derece güzel çalışmakta, yeni ve örnek projelere imza atmaktadır. Başkanımız ve bizlerin tüm gayretleri seçime değil hizmete yöneliktir. Seçim önemli değil, kim kazanır, kim kaybeder önemli değil, önemli olan Yaylıca’nın kazanmasıdır. Ben de Yaylıca halkına verdiği destektendolayı teşekkür ediyor, Başkanımıza da beldesi için gösterdiği gayretlerinden dolayı şahsi takdirlerimi sunuyorum. Bizlerde Bizim Mahalli İdareler Gazetesi ekibi olarak kendilerini halkına, beldesine adamış bu yürekten insanlara teşekkür ediyor, bu onurlu yolda başarılarının devamını diliyouz.