
1946 yılında Antakya’da doğan sayın Atahan 1968 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Vatani görevini tamamladıktan sonra İskenderun’da avukatlık yapan sayın milletvekilimiz 1990-94 yıllarında iki dönem boyunca Hatay Barosu Başkanlığı görevinde bulundu. 1999 yılında Hatay’dan milletvekili seçilen Atahan evli ve iki çocuk babasıdır.
Kendilerine Hatay’ı ve Hatay’a dair çalışmalarını sorduğumuz sayın Atahan bakın bu sorumuzu nasıl yanıtlıyor: Öncelikle bizler Hatay’dan seçilmiş Türkiye milletvekilleriyiz. Hatay milletvekiliyiz dediğimizde bir yanlış anlaşılma olsun istemiyorum. Doğum yerimiz, memleketimiz olan Hatay, ekonomisi tarıma dayalı, bereketli topraklara sahip, turizm potansiyeli son derece yüksek bir ilimizdir. Ancak şu güne kadar gerekli altyapı yatırımlarını alamayan ilimiz, ülke tarımımızın durumundaki ağırlaşmaya paralel olarak yavaşlayan tarım sektörü sebebiyle de zor durumdadır. 1990 Irak Ambargosundan itibaren Hatay ekonomisi resmen durmuş bulunmaktadır. Bütün bu duraksamalara karşın takdir edilecek bir husus İskenderun ilçemizin ihracaat hızının devam etmesidir. Hatay’ın en büyük ekonomisi durumunda olan İskenderun doğal limanı sayesinde ticari canlılığını korumakta olup inşallah bizim çalışmalarımız sayesinde bu canlılığı artırarak devam ettirecektir. İskenderun’da kurulan organize sanayi bölgesinin bu duruma katkısı tartışılamaz. İnşallah bu sanayinin bir benzeri de yakın zamanda Antakya’da faaliyete geçecektir.
Bugünlerde mücadelesini verdiğimiz bir konu Hatay havaalanı konusudur. Hatay ekonomisine büyük katkı sağlayacak böyle bir unsurun ilimizde olmaması şimdiye kadar faaliyete geçmemesi büyük bir yanlıştır. İle en yakın havalanı konumunda bulunan Adana Havaalanı, İskenderun’a 120-130 km, Antakya’ya 200 km uzaktadır. İl turizmini ve ihracaatını artıracak kısacası ekonomisine hayat verecek olan havaalanı için çalışmalarımız devam etmektedir. Yine İskenderun ilçemizin il olması konusunu gündeme taşımak üzere çaba sarfetmekteyiz. Bugüne kadar İskenderun’un il olmamasının sebebini anlamış değilim. İskenderun’un il olması konusunda bir kanun teklifi hazırlamış bulunuyorum. Bu konu kısa zamanda mecliste tartışılacak. İnşallah İskenderun çabalarımızla il olacaktır.
HATAY’IN ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA ALT YAPI SORUNU KALMAYACAK
Bugün Hatay çevresinde devam eden bir çok proje mevcuttur. Örneğin Yayladağı burası ve daha birkaç baraj projesi devam etmektedir. Bildiğiniz gibi partimizin ülke genelinde bir açılım projesi mevcuttur. Hem projeyle partimizi hem de hizmeti ülkemizin her noktasına taşımak istiyoruz. Elbette Hatay’da bu projeden nasibini alacak hemen her yönüyle hakettiği yere varacaktır. Hatay ekonomisi şu an sanayi ve tarım üzerine kuruludur. Tarım sektörünün ülke genelinde yaşadığı sıkıntılar ilimizi de etkilemektedir. Bildiğimiz üzere 57. hükümetimiz tüm çiftçi borçlarını sıfırlamıştır. Şu anki beklentimiz primlerinde bir an evvel ödenmesidir. İnanıyorum ki bu primlerde kısa sürede ödenecek çiftçimizin ihtiyacı giderilecektir. Ayrıca inanç turizminin beşiği olan ilimizde 26 Haziran’da bir turizm patlaması yaşanacak ve döviz akacaktır. Hem bankacılık hem de Valilik nezdinde yapılacak bir organizasyon düzenleniyor. 2000 yılı kutlamaları adı verilen bu düzenlemenin ilimiz turizmini bir adım daha ileriye götüreceğine inanıyorum. Yalnız ilimize kısa vadede büyük çapta bir havaalanı yapılması şarttır. Ya yapımı durdurulan proje ya da başka bir proje kesinlikle hayata geçirilmelidir. İnanıyorum ki çalışmalarımız, çabalarımız olumlu sonuç verecek, Hatay’ın gerek yol, gerek su, gerekse altyapı konusunda önümüzdeki yıllarda hiçbir sorunu kalmayacaktır.
BELEDİYE TEŞKİLATLARI KURULMASI KONUSUNDA DAHA DİKKATLİ OLUNMALIDIR
Yeni yasa tasarısı şu an tam önümüze gelmedi ancak yasayla ilgili özel bilgiler var. Yerel yönetim güçlenerek sayısı artırılacak şeklinde bilgiler var. Ancak bu noktada güçlenecek olan valilikler ve kaymakamlıklardır. Belediyelere dair pek fazla bir yetki görülmemektedir. Bu noktada bir hususa dikkat çekmek istiyorum! Bu gün ülkemizin hemen her yerinde bir belde belediyesi enflasyonu yaşanmaktadır. Bu durum, mevcut ilçe belediyelerimizin mali yapısını duraklatırken bir yandan da kontrolü güçleştirmektedir. Ayrıca kontrollü bir yapılaşma sağlanamaz hale gelmiş verilen inşaat ruhsatları felaketi davet eder olmuştur. Kendi adıma nüfusu 10 binden az olan ya da merkezi konumda bulunmayan yerlerin belediyelik olmasına karşıyım. Belediye teşkilatları kurulması konusunda daha dikkatli olunmalı ve bu israf, düzensizlik durdurulmalıdır.
BELEDİYE HİZMETLERİ HEPİMİZ İÇİNDİR. PARTİZANLIK KAYIRMACILIK OLMAZ
Biz tüm Hatay milletvekilleri olarak bir hususta çok dikkatli hareket ediyoruz: Biliyorsunuz belediye hizmetleri hepimiz içindir, partizanlık, kayırmacılık olmaz, olmamalıdır. Hükümette bulunan bir partinin mensubu olarak bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Nüfusu az olmasına karşın bazı belediyelerimiz diğerlerine göre Maliye Bakanlığı’ndan fon adı altında fazladan ödenek almaktadır. Mantığı olmayan bu konun aydınlanması için Maliye Bakanlığımıza bir soru yöneltmiş bulunuyorum. İnanıyorum ki Maliye Bakanlığımızın vereceği cevap bu konuyu yeterince açıklar nitelikte olacaktır. Buradaki amacımız eğer bir keyfilik varsa ortaya çıksın yoksa bu durumun sebebi nedir bilelim istiyoruz.
ZOR BİR YIL GEÇİRDİK
Sadece Hatay halkı için değil tüm Türkiye için zor olan bir yılı geride bıraktık. Böylesine büyük bir felaketi omuzlayan, devraldığı ekonomik sorunları teker teker çözüme kavuşturmasını bilen 57. hükümeti kutluyorum. Hatay halkımız diğer bölgelere nazaran şanslı bir konumdadır. Çünkü gerek iklimi, gerek toprağı, gerekse turizm mevcudu yüksek bir ilimizdir. Bu sebeple Hatay ilimiz hemen her güçlüğü aşacak kapasitededir. Ben ve diğer tüm vekil arkadaşlarım Hatay’ın hakettiği yeri alması için uğraş veriyoruz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Hatay bizim memleketimiz bizim toprağımızdır. İnşallah Hatay’ı layık olduğu yere getireceğiz. Burdan tüm Hataylı hemşehrilerime saygı ve selamlarımı sunar yeni bin yılın hepimize başarı ve mutluluk getirmesini dilerim. Evet bizler de Bizim Mahalli İdareler Gazetesi olarak sayın milletvekilimizin dileklerine katılıyor ve hiçbir noktasını gözden kaçırmayan, sayın Atahan’ın meclis çalışmalarına ilişkin, birisi soru, diğeri de sayın Atahan’ın sorusuna yönelik olarak Devlet Bakanı Dr. Yüksel Yalova’nın cevabı olmak üzere iki çalışma örneğini yayınlıyoruz. Ancak burda bizlerin de sayın Atahan gibi anlayamadığı bir husus var. Acaba sayın Yalova’nın sözlü olarak cevaplandıması istenen bir soruya neden yazılı olarak cevap vermiştir? Bilgilerinize sunulur.