
Tekrar söylüyorum hemen her türlüpotansiyele sahip ilin şanssızlığı hava yolunun olmaması ve karayolunun ise yetersiz durumda bulunmasıdır. Ayrıca İskenderun Körfezi birden çok limanı yan yana koymak için müsait bir yapıya sahiptir. Bölgede sadece Devletimize ve Donanmaya ait bir liman bulunmakta olup, geri kalan potansiyel atıl bir durumdadır. Buranın biran evvel özelleştirmeye açılması ve atıl kapasitenin kullanıma dahil edilmesi gerekmektedir. Yine Yayladağı ilçemiz bir ithalat-ihracat kapısı olmaya uygundur. Bu sebeple yollarının biran evvel açılmasında yarar görüyoruz. Program dahilindeki bu projelerin gerçekleşmesi halinde Hatay Türkiye’nin can damarı olacaktır. Buradan öncelik arzeden 4 projeyi tekrar sıralamakta yarar görüyorum.
Bunlar:1-Havaalanı yapımının biran evvel tamamlanması.
2-Ulaşım yollarının yapımı.
3-Küçük sanayi sitelerinin yapımı ve mevcut olanların desteklenmesi.
4-Körfezin özelleştirilerek biran evvel rekabete açılmasıdır.
YERİNDEN YÖNETİM DEVRİ BAŞLAMALI
Türkiye çok büyümüştür ve mevcut yasa büyüyen ülkemizin ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte değildir. Artık yönetimin merkezden kopma zamanı gelmiştir. Yerel sorunların yerinde çözümü zaten anayasamızda da cevap bulan bir konudur. Ama her nedense yıllar yılı tartışılan bu konu bir türlü halledilip meydana çıkarılamamıştır. Her zaman yeni tasarılar ortaya konulmuş. Fakat bir takım eksikleri görülerek geri çekilmiştir. Oysa her nasıl olursa olsun yeni bir yasa çıkarılmış olsa idi zamanla ortaya çıkacak aksaklıklar yönetim sistematiği içerisinde tespit edilecek ve aşama aşama giderilecekti. Ama şu güne kadar bu yapılamamış, şu eksiği var bu eksiği var denilerek geri çekilmiştir. Artık bu yasanın bir şekilde çıkarılarak Ankara’nın hacet kapısı olmaktan çıkarılması gerekmektedir. Yalnız burda benim önemle üzerinde durduğum husus şudur: Yerel yönetim tasarısıyla devredilecek yetki kapsamına mutlaka planlamada katılmalıdır. Eğer Devlet Planlama Teşkilatı merkezde tutulur ve illere planlama konusunda yetki verilmez ise yapılacak en büyük yanlış bu olacaktır. Büyüyen Türkiye olgusu yerel planlamayı zorunlu kılmakta, devlet planlama teşkilatımızın bölgesel teşkilatlanmasını gerektirmektedir. Örneğin biz eğer böyle bir yetkiyle donatılmış olsaydık Hatay’ın tüm sorunlarını 1 yılda, 3 yılda ve 5 yılda çözülecek sorunlar diye önümüze koyar, bütçemizi buna göre yönlendirirdik. Ayrıca hemen her noktada merkez kararlarıyla değil acil ihtiyaçlar doğrultusunda hareket etme şansına sahip olur, israfın ve zaman kaybının önüne geçebilirdik. Yine yasada yer alması gerektiğine inandığım bir konuda kaymakamlıklara yetki verilmesidir. İlçe sorunlarını bire bir yerinde gören, insanımızın yaşadığı ızdırabı hisseden kaymakamlarımıza bağımsız karar verme yetkisi tanınmalı bütçeleri güçlendirilmelidir. İnanıyorum ki mevcut hükümetimiz, meclisimiz bu hususlarıda dikkate alarak yeni bir yasayı en kısa zamanda çıkaracaktır.
HATAY’IN YILDIZI YÜKSELİYOR
Gelişen dünya ve tabiki Türkiye şartları Hatay’ın lehinedir. Hatay’ın yıldızı her geçen gün yükselmektedir. Kozmopolitik kültür yapısına rağmen barış içinde yaşayan bu insanların elele vererek başaramayacağı iş yoktur. Mevcut kültür yapısı gelişime ve değişime hazır olup her türlü yeniliğe anında adapte olabilecek düzeydedir. Kısaca daha sözlerimin başında da söylediğim gibi Hatay hemen her şeyiyle yüzünü gelişmeye çevirmiştir. Lazım olan tek şey ise küçük bir kıvılcımdır ki hem devletimiz hem de insanımız bunu başaracak güçtedir. Hatay halkına selamlar yarınlarının daha iyi olmasını dilerim.
SAKARYA’DA DEPREMİ BİZZAT YAŞADIM
Bildiğimiz üzere ülkemiz 19 Ağustos tarihinde büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kalmıştır. Deprem kuşağında bulunan ülkemiz maalesef bunun getireceği zararın farkına ancak yeni varabilmiştir. Sakarya’daki depremi yaşayan bir insan olarak felaketin büyüklüğünü bizzat gördüm. Bölgedeki 20 milyon insanı dolayısıylada tüm Türkiye’yi etkileyen bu felaket ülke olarak gerek imar gerekse kurtarma konularındaki eksikliklerimizi gözönüne çıkarmıştır. Bir kere aktif bir deprem kuşağında bulunan bir ülke olarak daha ilkokuldan itibaren insanımıza bu konuda gerekli bilgileri vermek durumundayız. insanlarımız karşılaşabilecekleri böyle bir duruma karşın hazırlıklı olmak zorundadır. İkinci bir husus imara açılan bölgelerin zemin etüdlerinin iyi irdelenmesidir. Fay hattı üzerinde bulunan bölgeler mümkün mertebe imara kapatılmalıdır. Diğer bir husus ise depreme dayanıklı yapılaşma konusudur. Kesinlikle inşaat kontrolleri sıklaştırılmalı teknolojik her yenilik uygulama kapsamına alınmalıdır. Özelliklede inşaat ruhsatları verilirken yapılacak inşaatların projeleri iyi tetkik edilerek dayanıklılık derecesi gözönünde bulundurulmalıdır. Kısaca basit görülen bu ve benzeri tedbirler hafife alınmamalı bir an evvel uygulamaya konulmalıdır. Burdan devletimize, milletimize geçmiş olsun diyor. Kısa zamanda yaraların sarılmasında tüm vatandaşlarımızı göreve çağırıyorum. İnanıyorum ki güçlü devletimiz, sabırlı, yardımsever milletimiz bu yarayı kısa zamanda saracaktır.