
1950 yılında Değirmendere köyünde dünyaya gelen Mehmet Şıhlı Gökçe, imkanlarım elvermediği için lise ve dengi okula devam edemedim diyerek sözlerine başlıyor. 1989 yılına kadar 2 dönem şoförler cemiyetinde yönetim kurulu üyeliği yapan sayın Gökçe, 1998 yılına dek 2 ayrı köy olarak tüzel kişiliğini sürdüren Sarıseki ve Değirmendere’nin birleşerek belediye olmaları için muhtarlarıyla beraber çok çaba sarfetmiş. Varını yoğunu bu işe harcayan Mehmet Ş. Gökçe çabalarının sonuçsuz kalmayarak bu iki köyün Sarıseki isminde birleşip belediye olması hususunda “59 yıllık ömrümde yaptığım en hayırlı iş buydu” diyor.
Sarıseki’nin belediyelik oluşundan bu yana (1989-2000) belediye başkanlığını yürüten sayın Gökçe, “Sarıseki bizim eserimizdir. Sahipsiz bırakmadık bırakmayız” diyerek beldesine olan tutkusunu apayrı bir heyecanla ifade ediyor. Zaten Sarıseki’de kiminle konuşsanız aynı sözleri duyuyorsunuz: “Bizim başkan bir tanedir. Bizim için beldemiz için elini hiç bir taşın altına koymaktan çekinmez. Gerek Sarıseki’nin belediyelik oluşunda gerekse dünden bu güne yapılan her işte onun eli vardır” diyorlar. Bizlerde iki köyden bir belde çıkaran bu örnek insana takdirlerimizi sunarak sözünü kesmemek üzere mikrofonumuzu kendisine uzatıyoruz. Öncelikle burdan sizlere ve bize her zaman güvenen Sarıseki halkına sevgi ve selamlarımı sunarım. Evet sizlerin de belirttiğiniz üzere beldemizin kuruluşunda benim ve de o dönemde muhtar olan arkadaşlarlarımızın katkısı olmuştur. Ancak bu başarıda asıl pay dönemin Sarıseki ve Değirmendere köylülerine yani bugünkü Sarısekili hemşehrimize aittir. Teşekkürü hakeden onlardır.
BU YANLIŞ BİR AN EVVEL DÜZELTİLMELİDİR
Beldemizin nüfusu 1997 sayımlarına göre 4746 olarak tespit edilmiştir. Gayri resmi bir tespite göre beldemizin nüfusu 6386 olarak saptanmıştır. Ayrıca gelişen bir bölgede yeralan beldemizin göç sorunu da yoktur. Hal böyle iken 1990 sayımında 4956 olan toplam nüfusumuzun 4746 olarak sayılması yapılan sayımın nedenli sıhhatsiz olduğunun bir diğer ifadesidir. Bu yanlış bir an evvel düzeltilmedir.
NE İLLER BANKASINA NE PERSONELE NE DE PİYASAYA BORCUMUZ VAR
Bizler belediyeciliğe sıfırdan başlamış insanlarız. Tİcaret bilgimiz hesap-kitap işlerinin temelini teşkil etmektedir. Bugün gerek yazılı basında gerekse televizyonlarda “Satılık belediye, satılık ilçe” gibi haberlere sık sık rastlıyoruz. Bu ne devletin suçudur ne de vatandaşın, bu herşeyden önce hesapsız ve sorumsuz bir yönetimin suçudur. Bugün Sarıseki Belediyesi olarak ne İller Bankası’na ne personele ne de piyasaya borcumuz var. Sadece personelimize ikramiye borcumuz bulunmaktadır. Bugün belediyemiz 12 kadrolu memuruna 36 geçici işçimize, 24 tane de imarın dış yapısında çalışan işçilerimiz olmak üzere toplam 66 kişinin ekmek kapısıdır.
SIFIRDAN BAŞLADIK
Bizler, Sarısekililer burayı sıfırdan alıp buralara getirdik. O dönemlerde imar planı yol vb. hizmetleri bırakın oturacak sandalyemiz, yazı yazacak daktilomuz dahi yoktu. Su, elektrik, telefon kısacası hiç bir şeyimiz yoktu. Başlangıçta ilk yaptığımız iş planlı kentleşmeyi sağlamak üzere bir imar planı hazırlamak oldu. Daha sonra yollarımızı açtık. Açılan yollarımızın % 60’lık kısmını 1993 yılında kaplama asfalt haline getirdik. Yine bundan 4 yıl sonra bu kaplama asfaltın üzerine 11 bin ton sıcak asfalt dökerek açılan yollarımızın % 60’lık kısmına dair tüm çalışmalarımızı tamamladık. Yollaramızın geri kalan kısmını ise parke yapmak üzere bir parke makinası aldık. Hedefimiz tüm ara yollarımıza parke döşeyerek başlatacağımız kaldırım çalışmalarımızda da tamamen parke taşı kullanmaktadır.
HİÇBİR HİZMETTE GERİ KALMADIK
Daha 1998 yılında belediye olduğumuzda hiç bir hizmette geri kalmamak düşüncesiyle topyekün bir gelişme hamlesi başlattık. Geçen süre içinde park ve bahçe çalışmalarımızı tamamlamış bulunuyoruz. Bu başlık altında Çağlayan mahallemize ailelerimizin oturabileceği, eğlenebileceği bir gazino yaptık. Burası aynı zamanda içinde hem bir çocuk parkını barındırmakta hem de düğün salonu olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca Zafer mahallesi ile Karşıyaka’da da bir çocuk oyun bahçemiz bulunmaktadır. Bir de geçen yıl sulak bir alanın yeşillendirilmesi amacıyla 1500 tane ağaç dikrmiş bulunuyoruz. İnşallah orasını da park yapmak istiyoruz.
KÖY HİZMETLERİNCE YÜRÜTÜLEN PROJE TAMAMLANDIĞINDA SU SORUNUMUZ KALMAYACAK
1950-1960 yıllarında askeriyenin getirmiş olduğu sn 1.5 lt’lik potansiyele sahip eski şebekemiz artan nüfusumuz sebebiyle yetersiz hale gelmişti. Bu sebeple Kuşluk dediğim mevkiindeki kaynağı binbir zahmetle bölgemize taşıdık. Ancak zamanla oda yetersiz hale geldi. Şu an beklentimiz 1985’ten bu yana Köy Hizmetleri’nce yürütülen ve 7 yerleşim merkezine hizmet verecek olan ortak bir içme suyu projesi var. İnşallah ödenek kesintisine uğramazsa yakın zamanda tamamlanacak ve beldemizin içmesuyundan yana bir sıkıntısı kalmayacaktır.
ULAŞIM VE TEMİZLİK HİZMETLERİMİZ ÖZEL SEKTÖRCE YÜRÜTÜLMEKTEDİR
Başlangıçta ulaşım hizmetlerimizde kullandığımız 2 otobüsümüz vardı. Bu otobüsler yetersiz olduğu gibi bir yandan da zarar etmekteydi. Bu sebeple vatandaşlarımızdan da gelen talepleri dikkate alarak bu otobüsleri özel sektöre devrettik. Şu anda ulaşım hizmetlerimizdeki otobüs sayısı 6’ya ulaşmış olup sunulan hizmet memnuniyet vericidir. Belde temizlik hizmetlerimiz özel sektörce haftanın 7 günü aksamadan yürütülmektedir. Her köşe başına çöp bidonu koyduğumuz beldemizde harhangi bir çöp sorunu ve de çevre sağlığını tehdit eder nitelikle çevre kirliliği yoktur. Unutmadan itfaiye hizmetlerimizden de bahsetmek istiyorum. Belediyemiz itfaiye hizmetleri 1994 yılında çevre bakanlığımızdan aldığımız bir itfaiye aracı ile bir şoför ve bir itfaiye eri tarafından yürütülmektedir. Mevcut aracımız ve personelimiz maalesef yetersizdir. İlerde imkanlarımız doğrultusundan tam teşekküllü bir itfaiye aracı almak istiyoruz. Bakalım şartlar ne gösterecek.
ARAÇ PARKIMIZDA ŞU AN BİR SORUNUMUZ YOK
İlk belediye olduğumuz dönemlerde bırakın kepçeyi grayderi kazma küreği dahi olmayan belediyemiz bu gün hepsi faal olmak üzere 16 araçtan oluşan bir parka sahiptir. Parkımızda 2 hizmet aracı, 2’si damperli 3 kamyon, 2 pikap, 1 tane traktör, 1 itfaiye aracı, 1 çöp aracı, 1 ambulans, 1 küçük tarktör kepçte, 1 kazıcı yükleyici, 1 Komatsu kepçe ve 1 grayder olmak üzere az öncede belirttiğim gibi toplam 16 aracımız mevcuttur. Araç parkımız şimdilik ihtiyaçlarımızı karşılar durumda olup gerektiğinde köylerimize de yardım ediyoruz.
HERŞEYİ DEVLETTEN BEKLEMEMEK GEREKİR
Beldemizde 2 tane lise bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi devlet vatandaş işbirliğiyle diğeri ise tamamen şahsi çabalarımla bir kuruluşa yaptırmıştır. 92 yılında yapılan bu lisenin arsası belediyemizce temin edilmiş olup bir takım ihtiyaçlarıda tarafımızca karşılanmıştır. Diğer okulumuz ise geçen yıl hizmete açılmıştır. Birde 1940’lardan kalma döneminde ilkokul olarak kullanılan bir binamız var. Gerek valimizle gerekse kaymakamımızla yaptığımız istişareler sonucunda bu binayı yıkarak beldemize bir meslek lisesi kazandırmaya karar verdik. İnşallah bu projemizi gerçekleştirebilirsek öğrenci sayımızın az olduğu lisemizden birini ilköğretime tahsis ederek yeni binayı belirttiğim üzere meslek lisesi olarak öğrencilerimizin hizmetine sunacağız. Bu konudaki çalışmalarımızdan dolayı sayın valimiz geçenlerde bana plaket vermiştir. Ben her zama her yerde şunu söylüyorum, “Bizler halk adamıyız bizler için en büyük gurur en büyük ödül vatandaşımızın takdiridir. Açılan okullarımızda yetişen çocuklarımızın başarısıdır. Beldemizde sağlık hizmetlerimiz 2 doktorumuz hemşirelerimiz, ebelerimiz ve sağlık memurumuzun mevcut olduğu sağlık ocağımız tarafından yeterli düzeyde sunulmaktadır. Yine sağlık ocağımızın arsasıda belediyemizce temin edilmiştir. Bu noktada şunu dikkatinize sunmak istiyorum. Evet devletimiz büyüktür güçlüdür. Yalnız herşeyi devletten beklemek bu büyük devletin sahibi bu büyük millete katiyen yakışmaz. Unutmamak lazım gelirki, devlet yapsın diyerek el vermediğimizde hizmetten yoksun kalacak yine bizleriz. Zaten devlet ne demektir? Devlet benim devlet sensin devlet biziz o halde hep beraber üzerimize düşeni yapalım. Çocuklarımıza daha güzel yarınlar bırakalım.
2000 YILINDA ÇOK BÜYÜK BİR PROJEMİZ VAR
İçinde bulunduğumuz bu yıl içerisinde beldemizin ortasından geçen derenin üzerine bir köprü yapmak üzere çalışmalarımız devam etmektir. Proje bedeli 150 milyar olan köprünün projesi bitmek üzeredir. Köprü projemiz tamamlandıktan sonra bir su deposu işimiz var. Aslında Köy Hizmetleri müteahhidinin yapması gereken bu işi ağırdan alıyoruz. Ancak depo köy hizmetlerince yaptırılmazsa hemen işi üzerimize alıp derhal yapmaya hazırız. Bunun yanında 150.000’lik nüfusu yetecek düzeyde bir kanalizasyon şebekesi içinde çalışmalar ımız devam etmektedir.
ÖZKAYNAKLARINI %100 ORANINDA TAHSİL EDEBİLEN TEK BELDEİYEYİZ
Emlak vergisinin haricinde beldemizde elektrik havagazı tüketim vergisi ve diğerleri de dahil olmak üzere özkaynaklarımızı %100’lük bir oranda tahsil ediyoruz. Bu vergi ve vergi benzeri gelirlerimiz haricinde 2 tane düğün salonu bir fırın ve bir dükkanımızında kira gelirleri mevcuttur. Özkaynaklarımızın yıllık toplamı 70-80 milyar civarında olup bu çevrede özkaynaklarını %100 oranında tahsil edilebilen tek belediye biziz.
SARISEKİNİN BELLİ BAŞLI SORUNLARI ŞU ŞEKİLDE ÖZETLENEBİLİR
Herşeyden önce Sarıseki beldemizde maalesef eğitim düzeyi istenilenin altındadır. İnşallah açmış olduğumuz okullarımız bizleri istediğimiz eğitim seviyesine sahip yeni bir kuşağa kavuşturacaktır. Sarıseki dağla deniz arasına sıkışmış genişleme imkanı olmayan bir merkezde kuruludur. Çevremizde organize sanayimiz olmasına karşın hala işsizlik temel sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanımca bu durum kalifiye elemanımızın olmaması ve vatandaşlarımızında bu konuya yeterli duyarlılığı göstermemeleri sebebiyle sürekli hale gelmiştir. Oysa hemşehrilerimizin bu konuya biraz daha duyarlı olmaları durumunda mevcut sanayinin nimetlerinden daha iyi yararlanılacak ve işsiz sayımız azalacaktır. Ayrıca önceki yıllarda hortlayan terör bitme noktasına gelmesine hatta bitmesine rağmen vatandaşlarımızda yarattığı korku sebebiyle ekonomimize sekte vurmaktadır. Örneğin belde olarak sahip olduğumuz ve yayla ovası adını verdiğimiz yaklaşık 9000 dönümlük bir arazimiz sırf bu sebepten dolayı çoğunluk olarak atıl durmaktadır. Bu terör dediğimiz lanetin izleri silindiğinde bu verimli arazinin belde ekonomisini sırtlayacağı açıktır.
HİZMETİN PARTİSİ OLMAZ!
Normalde belediyelerin genel bütçeden almış olduğu pay %9.25 olması gerekirken bu pay %5-%6 civarına indirilmiştir. Bu durum belediyelerin hizmet kapasitelerini daraltmıştır. bir de buna siyasi iktidarların partizanlığını eklersek hizmetin önü siyaseten kesilmiştir. Oysa hizmet şahısların değil milletindir. Hizmette o parti bu parti ismi aranmaz, hizmetin partisi olmaz olmamalıdır. Her siyasi iktidar bir takım fonlar adı altında kendi partisine mensup belediyelere büyük miktarda paralar aktarmaktadır. Bu durum insanımıza yapılan haksızlıktır, siyasetin siyasetçinin ayıbıdır. Belde olarak biz diğerlerine göre biraz daha şanslıyız. Çevremizdeki sanayiden faydalanıyoruz. ama en önemlisi biz dünden bu güne hiç borçlanmadan “ayağımız yorganımıza göre uzatarak geldik. Sabrettik az geç olsun ama güç olmasın dedik. Bu felsefe bizleri hem yönetim hemde hizmet kalitesi olarak diğer belediyelere göre ön sıralara taşımıştır. Ayrıca genel bütçe payına dair bir kaç hususa daha değinmek istiyorum. Şu an genel bütçeden bize aktarılan pay personelimizin net maaşına dahi yetmemektedir. Bu sebeple vergi ve SSK ödemelerimizi de genelde özkaynaklarımız vasıtasıyla karşılamaya çalışıyoruz. Bu güne kadar hem vergi hem SSK ve diğer borçlarını ödeyen bizlerin günahı ne diye sayın yetkililerimize sormak istiyorum. Çünkü bir çok belediyenin ne SSK’ya nede diğer kurumlara olan borçlarını ödememesine rağmen hiç bir işlem tahsis edilmiyor. Hatta yeni gelen siyasi iktidarlar bu yanlışlığa pirim verircesine biz bunları affettik diyor. O zaman yine tekrarlıyorum lütfen bu adaletsizlik bir an evvel durdurulsun ve bizim gibi yükümlülüklerine riayet eden belediyelere haksızlık yapılmasın. Bu durum bizim gibi iyileri kötüye doğru zorlayıcı, teşvik edici niteliktedir.
YENİ YILDA SOSYAL AMAÇLI PROJELERİMİZ AĞIRLIKLI OLACAK
Şu an beldemizde tarafımızca yapılmış olan bir futbol sahamız ve bunun bitişiğinde tesislerimiz vardır. Bu yıl bu sahanın yanına bir voleybol ve bir basketbol sahası ekleyerek komple bir tesis oluşturmayı hedefliyoruz. Yine yapımı sürmekte olan bir kültür sitemiz var. İnşallah bu yıl bu siteyide tamamlayarak hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız. Birde artık yavaş yavaş sosyal etkinlikleri ön plana çıkarma düşüncesindeyiz. Çünkü beldemiz alt yapı olarak epey mesafe almış üst yapı faaliyetlerine eğilme zamanı gelmiştir.
%60’I ŞEHİRDE, BELEDİYELİK YERLERDE YAŞAYAN İNSANLARIMIZA GENEL BÜTÇEDEN AYRILAN %6’LIK PAY BİZİ HİÇ BİR YERE GÖTÜRMEZ.
Bu gün ülke nüfusumuzun %60’ı şehirde belediyelik yerlerde yaşamaktadır. Ama her ne halse büyük kısmı bu insanların vergilerinden oluşan genel bütçeden yine bu insanlara aktarılan kısım %6’lık bir dilimdir. Bu pay bizim 1500 sayılı belediye kanununda sayılan hizmetlerimizi dahi karşılamaya yetmezken buna birde belediyelerin üstlenmiş olduğu yasada yer almayan hizmetleri eklersek iyice komik bir hale gelmektedir. Örneğin okullar, dernekler hatta köyler vb. bizden yardım talep etmektedirler. Biz de kılı-kırk yararark insanımızın hizmetine, yararına olan bu işleri ister-istemez üstlenmek durumunda kalıyoruz. Bütün bunları göz önüne alarak yetkililerden talebimiz genel bütçe paylarımızın kısa zamanda %15’lere çıkarılmasıdır. Bu gün belediyelerin belini kıran esas nokta borçlanmadır. Kimi başkan arkadalarımız hesapsızlıklarından, kimi başkan arkadaşlarımında savurganlıklarından girdikleri borç yükü sebebiyle bulundukları ilçenin, beldenin, ilin geleceğini ipotek altına sokmaktadırlar. Eskilerin dediği gibi “elin sepetiyle hamallık yapılmaz” yada “borç yiyen kesesinden yermiş” kesenizde boş ise o zaman milletin cebinden yersiniz. Milletin devletin parasının bu şekilde çarçur edilmesi doğru değildir. Bu durumun önüne geçilmeli belediyeler üzerindeki denetim artırılarak borçlanmalarına bir sınır getirilmelidir. Belediyelerle ilgili bir diğer sorunda İller Bankasının izlediği kanalizasyon ve su şebekesi gibi işlere dair kredi politikasıdır. İller Bankası bu işler için direkt olarak para vermemekte projesinden işin yapılmasına kadar her işi kendi bulduğu müteahhitlere yaptırmakta kısaca işi 2-3 misli daha fazla maliyetle bitirmektedir. Kendi adımıza biz bu gibi işleri bizzat kendi paramızla ve kendimizin anlaştığı müteahhitlerimize yaptırıyoruz. Hem maliyet hem de zaman açısından karlı çıkıyoruz. Artık İller Bankası’nın bu sistemden vazgeçme zamanı gelmiştir. Sayın yetkililerden ricamız kendilerininde en az bizler kadar bildiğine inandığımız bu konuları bir an evvel çözüme kavuşturulmalarıdır.
SARISEKİ HALKI: LÜTFEN OKULUMUZA OKUYANIMIZA SAHİP ÇIKALIM
Değerli hemşehrilerim beldemizin geleceği son derece parlaktır. Bölgemizde bulunan 4 liman ve organize sanayi beldemizin ekonomisini kalkındıracaktır. Özellikle inşaası devam eden limanımızın tamamlanması durumunda beldemiz giriş kapısı haline gelecektir. Bu noktada bize düşen görev kalifiye eleman yetiştirmek, işgücü potansiyelimizi artırmaktadır. Sevgili hemşehrilerim, bu sebepledir ki okulumza, okuyanımıza sahipçıkalım, kültür seviyemizi yükseltelim, gençlerimiz mühendis olsun, doktor olsun bizler gibi kalmasınlar. Hemşehrilerim bu günlere kadar sizlerin takdirleri ve yardımıyla bu günlere geldik. Bundan sonraki hedefimiz gelecekte ilçe olarak hayal ettiğimiz beldemizin temellerini bu doğrultuda sağlamlaştırmaktır. İnanıyoruz hep bearber bunuda başaracağız. Esenlikler sizinle olsun. Hoşçakalın.