goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

8 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Seçmenlerimi Mahçup Etmeyeceğim

YAYLADAĞI İÇİN TARİHE GEÇECEK GÜN

Yayladağı Kaymakamı Turgut Subaşı ve Belediye Başkanı Hasan Uğur Ballı, 1. Yayladağı Kültür ve Sanat Festivali’nin mimarları olarak Yayladağı’nda bir ilke imza attılar. Yayladağı halkı 2 gün süren festival boyunca atanan ve seçilen yöneticilerinin dayanışmasını takdirle izlediler. 18 Nisan 1999 yılı mahalli idareler seçimlerini 3 oy gibi çok az bir farkla kazanan Sayın Hasan Uğur Ballı il-ilçe seçim kurullarına ve yüksek seçim kuruluna yapılan itirazlar sebebiyle seçimlerden bir ay sonra görevine başlamış. Bu konuya ilişkin olarak ‘Hak bizimdi, bizde kaldı’ diyen Sayın Ballı, bakın ilçesinin sorunlarının çözüm önerilerini nasıl dile getiriyor. Öncelikle, bizlerin sorunlarına, çalışmalarına bir nefes, bir soluk olduğunuz için sizlere teşekkür etmek istiyorum.

YAYLADAĞI GENÇLERİ BİRER İKİŞER BAŞKA İLLERE GÖÇÜYOR

Yeterli istihdam sahaları olmayan ilçemizde gençlerimiz, ekmek için, aş için, birer ikişer başka illere göçmektedir. Kütük kayıtlarıyla seçim sonuçlarını karşılaştırdığımızda bu durum açıkça görülmektedir. Şu an ilçe nüfusumuz 6300 dolayındadır. Eğer yeterli istihdam alanları oluşturulmaz ise gelecekte göç daha da artacaktır.

YENİ PROJELERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN PERSONELE İHTİYACIMIZ VAR

Belediyemizde 10’u memur 20’si işçi olmak üzere toplam 30 çalışanımız var. Bu 30 arkadaşımız ve mevcut imkanlarımızla gece gündüz ‘Halk adına hizmet Hak adınadır’ düşüncesiyle hizmet yolunda çaba sarf ediyoruz. Şu an yeterli olan personel sayımız kanımca ilerde yeterli olmayacaktır. Çünkü gerek istihdama yönelik gerek sosyal amaçlı bir çok projemiz var bu yeni projelerimizi hayata geçirmek, yürütmek üzere yeni personele ihtiyacımız olacaktır. Yanlız burda şunu ifade etmekte yarar görüyorum. Bizim diğer adaylar gibi seçim döneminde kimseye seni işe alacağım diye bir vaadimiz yoktur, olamazda. Yeni personel alımına dair düşüncemiz tamamen hizmet anlayışımızın bir sonucudur. Yoksa az önce söylediğim üzere seçim kaygısıyla bir takım işlere kalkışmak bizim ne fikrimize, ne de ahlakımıza sığar.

HİZMET İÇİN ÖLÇÜYÜ KAÇIRMAMAK ÜZERE BORÇLANMAKTAN KAÇMAMAK GEREKİR

Belediye olarak ne Maliye’ye, ne SSK’ya ne de İller Bankası’na borcumuz var. Evet eski yönetimden borç deraldık dersem yalan olur ama gözle görülür bir hizmet devramaldık dersem yalan olmaz. Zaten ortaya bir hizmet koymamışsanız tabiri caizse ‘Ateşe-küle’ dokunmamışsanız borcunuz olmayacaktır. Bence bu durum tamamen pasifliğin bir ifadesidir. Kendi adıma hizmet için ölçüyü kaçırmamak üzere bir maliyet getiri hesabı yaparak borçlanmanın zararı olmayacağı kanaatindeyim. Ayrıca mevcut gelirimizle personel maaşlarımız ve gündelik hizmetlerimizi icra etmekten başka birşey yapmamızda mümkün değildir. Bu sebeple verdiğimiz sözleri yerine getirmek, ilçe ekonomisine, sosyal hayatına, hizmet vermek üzere ölçüsünde kalmak şartıyla borçlanmaktan kaçmayacağız.

SU SORUNUNU ÇÖZMEK ÜZEREYİZ

Mevcut yönetim olarak bizler geçmişe sünger çekip yüzümüzü geleceğe çevirmiş durumdayız. Öncelikle yeterli olmayan, modern yapılaşmaya uygun gelmeyen imar planımızı yenilemek üzere çalışmalarımız devam etmektedir. İkinci olarak su sıkıntısını çözmek üzere başlattığımız projemiz son aşamaya gelmiştir. Bugün ilçemizdeki her evimiz ancak günde bir-iki saat su alabilmektedir. Çalışmalarımız sonrasında getirdiğimiz sondaj makinaları ile 5 kuyuda yaptığımız aramalarda 2 kuyuda Yayladağı’na yetecek miktarda su olduğunu tespit ettik. Bu kuyularda birisi saniyede 10 litre, diğeri saniyede 40 litre su verecek kapasitededir. Ayrıca mevcut kaynağımızın kapasitesi de saniyede 20 litredir. Bütün bunlara ek olarak barajdan saniyede 30 litrelik arıtma yolu ile su getirme hedefindeyiz. Bu projeyi mevcut imkanlarımızla gerçekleştireceğiz. Bu projelerimizin hepsi bir araya geldiğinde bize sağlayacağı su miktarı saniyede 100 litredir. Bu miktar ilçemizin su ihtiyacını yıllarca karşılayacak düzeydedir.

ALT YAPIMIZ VAR DESEK OLMAZ, YOK DESEK OLMAZ

İlçemiz alt yapısı yüzde 5 yüzde 10 civarındadır. Bu sebeple altyapımız var diyemiyoruz ancak bu yüzde 5 yüzde 10 civarındaki zayıf durumu bildiğimiz için yokta diyemiyoruz. Medeniyetin sonucu olan kanalisazyon sistemine dair masabaşı çalışmalarımız başlamıştır. Mevcut bir dereyatağı olması sebebiyle bu konuda çok sıkıntı çekmeyeceğiz inancındayım. İller Bankası’ndan gelecek uzmanların çizeceği proje doğrultusunda ilkbaharda kazı çalışmalarına başlamayı hedefliyoruz. Hemşehrilerimizin kesinlikle bir şüphesi olmasın bizzat kendim bu ve benzeri projelerin çalışmalarını izliyor, kısa sürede hayata geçirmek üzere masa başında mesai yapıyorum.

KAYMAKAMLIKLA OMUZ OMUZA DÜZENLEDİĞİMİZ FESTİVAL SES GETİRDİ

Yayladağı’na hem ekonomik, hem kültürel canlılık kazandırmak, örfümüzü adetlerimizi yaşatmak üzere Kaymakamlığımız ile ortaklaşa bir festival düzenledik. Dileğimiz Sayın Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli’nin de festivalimize gelmesi idi. Ancak programlarının yoğunluğu sebebiyle katılamadılar. Onun yerine Bayındırlık Bakanımız Sayın Koray Aydın bizleri şereflendirdi, yüreklendirdi. Hem festivalimize canlılık geldi, hem de bir takım sorunlarımızı anlatma imkanı bulduk. Örneğin Bakanımız ile beraber gelen Karayolları Genel Müdürümüz’e yollarımızı gösterdik. Bu sayede yollarımızdaki çukurlar kapatıldı, bir takım eksikleri giderilmiş oldu. Festival iki aşamalı olarak düzenlendi. İlk aşaması düzenlenen eğlenceler 2. aşaması da Ata sporumuz olan Oba Güreşleri’nden oluşmakta idi. İlçemizin eski adetlerinden olan güreş müsabakalarımız çok heyecanlı geçti. Eski dünya şampiyonu güreşçilerimizin gelmesiyle daha da renklenen festival güreşleri halkımızın yoğun ilgisi ile beklentilerimizin üzerinde bir canlılıkta geçti. Yalnız hem Bakanımızın hen 800’ü aşkın güreşçimizin katılımı ile düzenlenen festivalimizin medyada yer bulamaması bizim için son derece üzücüdür. Konudan haberdar olan Sayın Valimiz’in gelecek yılki festivale ilişkin direktifleri ilimizde temsilcilikleri bulunan tüm medya kuruluşlarının festivali canlı yayınlamaları doğrultusundadır. Burdan katılımları ile bizleri onurlandıran Sayın Bakanımız Koray Aydın’a Sayın Valimiz’e ve tüm yetkililerimize ayrıca gönlü bizimle olan ilçe halkımıza teşekkür eder saygılarımı sunarım.

SAYIN BAKANIMAZDAN YOLLARIMIZ İÇİN SÖZ ALDIK

Sayın Bakanımızla hem bizzat yaptığımız görüşmede hemde sayın Bakanımız festival sırasında kürsüde aynen şunları söylemiştir. ‘2000 yılı Yayladağı Festivali’ne geldiğimde yollarınız üzerinde araçlarımız gümbür gümbür çalışıyor olacaktır’ Deprem sonrasında gördüğümüz gibi Bakanımız her sözün eridir. Sözünü yerine getireceğine dair güvenimiz tamdır. Ayrıca bizzat Ankara’da kendileri ile yaptığım görüşmede de “Yayladağı yolu benim yolum, benim görevim olacaktır” demiştir. İnşallah yakın zamanda tüm hazırlık çalışmalarımızı tamamlayıp kendilerinin katılımıyla yolumuzun temelini atacağız. Amacımız ilçemizi bir turizm cenneti yapmaktır. İnşallah yolumuzu ve parke çalışmalarımızı tamamladıktan sonra şehircilik konusunu ele alacağız Yayladağı’nı hak ettiği görünüme kavuşturacağız.

ÖZELLEŞTİRME HEM DEVLETİMİZİN HEM DE BİZİM GÜNDEMİMİZDE

Özelleştirme Türkiye’nin meselesidir. Belediyelerimizde bu konuda duyarlı olmalıdır. Bizim ilçemizde ulaşım hizmetleri özel kesimce yürütülmektedir. Temizlik hizmetlerimizi de özelleştirmek düşüncesindeyiz. Bu sayede belediye olarak başka alanlara eğilme imkanı bulacağımızı düşünüyoruz.

VETERİNER KADROMUZ YOK, İTFAİYEMİZ YETERSİZ

Yayladağı Belediyesi’nin veteriner kadrosu yoktur. Yalnız ilçemizde özel çalışan bir veteriner hekimimiz vardır. Bu hekim arkadaşımızla imzalayacağımız sözleşme ile kendisini belediye bünyesinde çalıştırmayı düşünüyoruz. Belediyemizin elinde 3 tonluk yetersiz bir itfaiye aracı bulunmaktadır. İlçemiz ihtiyacını karşılayacak düzeyde bir itfaiye aracı için başvuruda bulunduk. Ancak ülkemizi sarsan deprem felaketi nedeniyle maalesef alamadık. Gerek ilçemiz gerek ise köylerimiz açısından büyük önem arzeden bu konuyu çözmekte kesin kararlıyız.

EĞİTİM VE SAĞLIK HİZMETLERİNDEN ŞİKEYETÇİYİZ

Yayladağı okuma-yazma oranı yüksek olan bir ilçedir. Hayat sartları insanımızı okumaya zorlamıştır. İlçemizin yetiştirdiği nice Emniyet Müdürleri, Valiler bürokratlarımız var. Ancak böyle olmasına rağmen her nedense ilçemiz yeterince hizmet alamamıştır, alamamaktadır. Söz gelimi önceleri mevcut olan Devlet Hastanemiz sağlık ocağına dönüştürülmüştür. Eğitim hizmetlerinde ise bir türlü istenen kalite yakalanmamaktadır. Bu konuda hem yetkililerimizi hemde ilçemizin bağrından kopmuş üst düzey bürokratlarımızı göreve davet ediyoruz. Sizlerde omuz verin Yayladağı’nı hayallerimizdeki gibi yapalım.

ÖZKAYNAKLARIMIZ KENDİNİ KURTARMIYOR

Belediyemizin özkaynak açısından sayılabilecek fazla bir mevcudu yoktur. Belediyemize ait bir otel ve hamamımız var. Otelimiz başına bıraktığımız personelimizin maaşını ancak çıkarmakta, hamamımız ise doğru dürüst işlememektedir. Göreve geldiğimizde bu ikisini özelleştirmeye çalıştık ancak başarılı olamadık. Hamamdan bir yıl boyunca su parası ve kira almacağımızı belirtmemize rağmen maalesef taliplisi çıkmadı. Ancak ne zaman olursa olsun hedefimiz buraları özelleştirmektir. Vatandaşımızın bu konudaki müracaatlarına her an acığız, bekliyoruz.

YASALARIMIZ YAŞANTIMIZI GERİDEN TAKİP EDİYOR

Bizler 2000’e girdik fakat her nedense yasalarımız daha modern çağın 1950’lilerine giremedi. Bir yüzyılı aşkın süredir yerel yönetim reformunu konuşuyoruz. Bu konu bugüne kadar hep masa üstlerinde, çekmecelerde, maalesef televizyon ekranlarında kalmıştır. Demokrasiye yakın, demokrasiye yatkın kuruluşlar olarak belediyelerimizin hem yasal hem de mali açıdan güçlendirilmesi modern dünya düşüncesinin gereğidir. Çağı kapatan bizlerin bu sorunu halledip bu defteri kapatmaması üzücüdür. Sayın yetkililere sesleniyorum. “Gelin yasayı bir an önce çıkarın icra yetkisini bizlere verin denetim yetkisini elinizde tutun” Hatta daha katı, daha sıkı bir disiplin uygulayın. Göreceksiniz netice hem memleketimiz hem de insanlarımız için daha hayırlı olacaktır. Ayrıca unutulmaması gereken bir konu daha var : Son nüfus sayımı, genel bütçeden nüfus esasına göre pay alan bizler için son derece vahim sonuçlar doğurmuştur. Hemen hemen hiçbir yerleşim merkezinin tabela nüfusu ile gerçek nüfusu tutmamakta, nüfusumuza göre gelirimiz yetersiz kalmaktadır. Bütün belediye başkanları adına dileğim sayımın yenilenmesi ve bu adaletsizliğin bir an önce giderilmesidir.

18 NİSAN’A KADAR KENDİM İÇİN ÇALIŞTIM, ARTIK GERİ KALAN ÖMRÜMÜ İLÇEME VAKFETME GÜNÜ GELMİŞTİR

Kendi adıma hayatın her basamağını atlamış, iyi-kötü hemen her şeyi yaşamış bir insanım. 18 Nisan tarihine kadar öncelikle hep kendim için çalıştım. Evim, arabam kısaca her ne lazımsa hepsine sahibim. Bir kızım bir oğlum mutlu, huzurlu bir yuvam var. Benim için artık ömrümün geri kalan kısmını ilçeme hemşehrilerime vakfetme zamanıdır hem dünya hem ahiret için birlikte dirilk içinde hizmet yolunda yürüme zamanıdır.

“EVET MÜHÜRLERİ” HİZMETİN ANAHTARI OLACAKTIR

Yayladağı bugüne kadar hem sosyal-kültürel hemde ekonomik olarak payına düşeni alamamıştır. Hemşehrilerimiz hemen her konuda mağdur bırakılmış, isteklerinin hemen hiç birisi yerine getirilmemiştir. 18 Nisan seçimlerinde hemşehrilerimizin ismimizin üzerine vurduğu mühür hem bir onur hem de bir uyarı timsali olarak yüreğimizin üzerinde durmaktadır. O günlerde iddia ettiğimiz gibi bu 5 yıllık dönemde o “EVET” mühürleri hizmetin anahtarı olacaktır. İnşallah her bir mühür hizmet olarak vatandaşımıza geri dönecektir. Bizlere tanınan bu 5 yıllık süre zarfında hedefimiz altyapı, yol, su, park bahçe ve benzeri sosyal tesisleri gerçekleştirmek dönem sonunda hemşehrilerimizin önüne yüz akıyla çıkmaktır. İnşallah Allah bizleri mahcup etmez.

GELİN BİR OLALIM

Değerli hemşehrilerim elbette fikirlerimiz başka başka olacaktır. Aşık Veysel’in dediği üzere “Kim okur, kim yazardı. Kim yapar kim bozardı. Koyun kurt ile gezerdi. Fikir başka başka olmasa” Tabiki farklı düşüneceğiz, farklı şeyler isteyeceğiz mühim olan gönüllerin, yüreklerin bir olmasıdır. Fikrimiz ne olursa olsun gelin, bu makam sizindir. Derdinizi isteğinizi çekinmeden iletin. Eleştirilerinizi sıralayın sizlerin takdiri bizleri sevindirecek, eleştirileriniz hatalarımızı düzeltecektir. Gelin bir olalım, iri olalım diri olalım. Hepinize saygılar sunarım hoşçakalın.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis