Osmanlı imparatorluğuna 92 yıl başkentlik yapan sınır kenti Edirne’den 3 nehirin geçtiğini ve dünyada 6 sınır kapısı olan tek kent olduğunu belirten Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Alamut, “Edirne’ye hizmet etmek kutsal bir görevdir, bu herkese nasip olmaz” dedi. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı Edirne’nin ülkemiz hakkında ilk izlenim veren kent olduğuna dikkat çeken Alamut, “Edirne Avrupa’ya açılan bir penceredir. Avrupa’dan ilk intiba çok önemlidir. Bu ilk intibanın iyi olması için Edirne turizmde, sanayileşmede, ticarette mutlaka desteklenmeli” dedi.
Savaş endişesi nedeniyle Cumhuriyet döneminde kente ciddi yatırımlar yapılmadığını, 1970’li yıllarda komşudan bakıldığında Edirne’nin görülmemesi için elektriklerin kesildiğini anımsatan Alamut, “Bu endişe nedeniyle İstanbul, İzmit, Bursa, Adapazarı, Eskişehir yöresine kaydı. Edirne bundan çok etkilendi. 1974-1976 yılları arasında kısa bir dönem teşvik gördü, o dönem 5 fabrika kuruldu. 10 binin üzerinde işçi çalıştıran bu fabrikaların çoğu şimdi kriz nedeniyle kapalı. Tekstil sektörü çöktü” dedi.
1992 yılında oda yönetimine geldiğinde Edirne’nin sanayileşmesi için hamle yaptıklarını ve organize sanayi bölgesini kurduklarını anlatan Alamut, “Altyapısı biten organize sanayi bölgesinde yatırımlar devam ediyor. 63 parselimiz var. Burada 10’un üzerinde fabrika kısa zamanda açılacak şekilde çalışmaları yapıyoruz. Edirne’nin teşvikli iller kapsamına alınmaması bizim açımızdan olumsuzluk oldu. Siyasilere Edirne’nin önemini anlatamadık. Organize sanayi bölgesi, Sayın Kemal Unakıtan’ın çocukluğunun geçtiği Domurcalı köyünde bulunuyor. 4500 dönüm arazisi var ve 4. derecede deprem bölgesi. Altyapı sorunu yok, suyu, elektriği var. Hemen doğalgaz verilecek altyapıya sahip. Bu 63 parselde yeni tesisler çalıştığı zaman 3600 kişi istihdam edilecek. OSB’de bütün tesisler açıldığında 3 milyar dolarlık bir yatırıma sahip olacağız. Yatırım yapacak girişimcilerin işlerinin kolaylaştırılması, en azından vergi, prim muafiyeti benzeri teşviklerden yararlanması sağlanmalıdır. Edirne’ye bir özellik verilmelidir ki, yatırımcı buraya gelsin” diye konuştu. Çevreyi, suları kirletmeyen bir sanayileşmeden yana olduklarını, çevresel faktörlerden dolayı tekstil ve ağaç sanayini istediklerini dile getiren Alamut, istihdamın artırılmasında sanayileşmenin zorunlu olduğuna dikkat çekti. Edirne’nin sanayileşmesinin 3-5 yılı alabileceğini vurgulayan Alamut, ekonomik krizin hasat zamanında daha etkili şekilde ortaya çıkacağını söyledi. Alamut, “Çünkü, pahalıya mal edilen bir ürünün ucuza satılması söz konusu. Bu her sene oluyor ama bu sene durum daha ciddi. Önümüzdeki yıl çok ciddi sorunlar yaşanabilir” dedi.
Türkiye’nin pirinç ihtiyacının yüzde 60’ını, yağ ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayan Edirne’de hemen para kazandıracak projeler geliştirilmesi gerektiğine işaret eden Alamut, “Bu da turizmdir. 580 tane tarihi eserimiz var ama turizmden faydalanamıyoruz. Nedeni konaklama sorunudur. Konaklama sorununu halletmek için valimiz, belediye başkanımız ve sivil toplum örgütlerimizle beraber kentimize otel kazandırmaya çalışıyoruz. Edirne’ye 2 bin yatak lazım. Şu anda bu rakam 900 civarında ve otellerin bir kısmı da kendilerini yenilememişler, Bunların yenilenmesi gerekiyor” diye konuştu.
Geçmiş dönemlerde yüksek faiz nedeniyle zahmetsiz şekilde yüksek kazançlar elde edildiğini ve bu kazancın vergisinin verilmediğini belirten Alamut, “Artık yatan paraya nema yok, faiz yok denilirse bu paralar yatırıma döner. Halkımızı buna inandırmalıyız. Otel yapılmalı diyoruz. Çünkü adamda 10-15 otel yaptıracak para var. Oysa bizim 3-4 otele ihtiyacımız var. Edirne’de iç turizm ekonomiyi fazla hareketlendirmiyor. Günübirlik turizmin bıraktığı fazla bir şey yok. Geliyor, bir-iki alışveriş yapıyor, aklı Edirne’de kalarak ayrılıyor. Konaklama imkanı olsa daha fazla para harcayacak, daha fazla yeri gezecek. Gelen turisti mutlaka Edirne’de yatırmamız lazım” dedi.
Sanayicinin finans sorunu yaşadığını, vergi, prim muafiyeti gibi bazı teşviklerin uygulanması gerektiğini belirten ve bu kolaylıkların bankacı mantığından uzak olmasını isteyen Alamut, “Çünkü, geçmişte taksitlendirmeler yapıldı ama faiz eklendiği için borçlar ödenemez hale geldi. Dolayısıyla faizsiz taksitlendirmeler olmalı” dedi.
Edirne’nin komşularıyla işbirliği yapmak zorunda olduğunu ve sınır ticaretini artırmak gerektiğini, 1997-1999 yılları arasında Bulgaristan ile sınır ticareti yapıldığını ve kent ekonomisine ciddi katkı sağlandığını belirten Alamut, “Şimdi, bu sınır ticaretinin geliştirilmesi gerekiyor. Örneğin, alışveriş merkezleri olabilir. Dış Ticaret Müsteşarlığı’na, Sayın Başbakan’a konuyu ilettik. Yol kenarlarında büyük alışveriş merkezlerinin olduğu yerlerde kaliteli mallar bulunabiliyor. Böyle bir model uygulanabilir. Daha önce otoyol yokken şehir içinden geçiş yapılıyordu. Bu yol kenarında Babaeski’den Kapıkule’ye kadar her türlü alışveriş yapılabiliyordu. Ancak, vurkaç mantığı ile satış yapılınca Edirne’ye çok zararı oldu. Avrupa’dan gelenlere peynir tenekesine kum koyup sattılar. Bunları da daha çok Edirneli olmayanlar yaptı. Bu olumsuz olaylar Edirnelilere maledildi. Bu imajı kırmak, Edirnelilerin veya öğrencilerin tatil sezonunda kentten ayrılmasından doğan boşluğu gidermek için gazetelerin Avrupa baskılarına ilanlar verdik ve “Tatilinizi Edirne’de geçirin” dedik. Gurbetçilerimizi Edirne’de ağırlamamız lazım. Çünkü, Edirne tarihi bir şehir ve güzelliklerimizin görülmesini istiyoruz” diye konuştu. Alamut, sözlerini şöyle sürdürdü:
Edirne’de yatırım yapan karşılığını fazlasıyla alır
Verimli toprakların, ticaretin olduğu Edirne hizmete layık bir kenttir. Edirne’ye yatırım yaparsanız karşılığını kat kat alırsınız. Çünkü iyilikleri unutmayız. Edirne bir sınır kentidir. Hükümetimizin siyasi tabloya bakmadan, Türkiye cumhuriyetini yöneten hükümetimiz, Edirne’ye daha sıcak ilgi göstermelidir. Edirne Avrupa’ya açılan bir penceredir. Avrupa’dan ilk intiba çok önemlidir. Bu ilk intibanın iyi olması için Edirne turizmde, sanayileşmede, ticarette mutlaka desteklenmeli.
Bülent Alamut kimdir?
1957 Edirne doğumlu. Lise mezunu. Ticaretle uğraşıyor. İki dönem il başkanlığı yaptı. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir dönem meclis üyeliği yaptı. 1986-1991 yılları arasında yine il başkanlığı görevinde bulundu. 1991 seçimlerinde milletvekili adayı oldu. 1992’nin başında Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığına seçildi. 2004’ten Mart 2009’a kadar özel sebeplerden dolayı sosyal faaliyetler içinde bulunamadı. Mart ayında tekrar oda başkanlığına seçildi. Evli, 2 çocuk babası.