goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

4 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 

30 yıllık hayalimiz gerçek oluyor

 

Milletvekillerimizin, Maliye Bakanımızın, yöneticilerimizin çabası ve desteğiyle Çakmak Barajı’na başladık. Bu bizim 30 yıllık hayalimizdi. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.Bölgemize bundan daha iyi hizmet olacağını düşünmüyorum. Uzunköprü’nün en büyük yatırımıdır bu.

Kömürü değerlendirmek için kömürün çıktığı Keşan bölgesinde organize sanayi bölgesiyle birlikte termik santral yapmayı düşündük. ‘Organize sanayinin elektriğini de termik santralden temin edelim’ dedik. Çünkü hem kömür değerlendirilecek hem de üretilen elektrik ucuz olacağı için organize sanayi bölgesinin cazibesi artacak.

Edirne’deki OSB’de inşaat yüzde 75 seviyesine geldiği anda biz de OSB çalışması için düğmeye basacağız.

Uzunköprü’nün en büyük yatırımlarından biri olan Çakmak Barajı’nın gövde inşaatı tamamlandı. Baraj tamamlandığında binlerce alan sulama imkanına kavuşacak. Şimdi sıra Ergene Nehri’nin temizlenmesine, yüksekokul yapılmasına ve organize sanayi bölgesinin yapılmasına geldi. Eskiköy sınır kapısının açılması yönündeki girişimler ise sürüyor.

Görevimi severek yapan ve kendisini amatör takımın futbolcularına benzeten Uzunköprü Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Akalın, uzun yıllardır üstlendiği oda başkanlığını başarıyla sürdürüyor. Akalın, Çakmak Barajı’nın tamamlanması, Ergene Nehri’nin temizlenmesi, fakülte açılması, organize sanayi bölgesi kurulması ve Eskiköy sınır kapısının açılmasını çok önemsiyor ve bu projelerin göçü durduracağına inanıyor.
Akalın’ın okurlarımızla paylaştığı bilgiler şöyle:

İthal pirinç çeltik fabrikalarını çökertti
1970’li yıllarda tarıma dayalı sanayi yapısına sahipti. 1980’li yıllarda uygulanan politikalar sonucunda tarım ve sanayide gerilemeler olunca, buna dünyadaki rekabet ve uluslararası ilişkiler sonucu imzalanan anlaşmaların  getirdiği bazı yükümlülükler de eklenince tarımda gerileme ortaya çıktı. Tarımdaki gerileme, tarıma dayalı sanayiyi de olumsuz etkiledi. Uzunköprü 33 çeltik fabrikasına sahip bir bölge iken yine 1980’li yıllarda Türkiye’nin Adana’dan sonra en büyük yağ üreticisi iken, şimdi bu fabrikalar Türkiye’deki bu işi yapan büyük firmaların aracı kurumları haline geldi.
Yunanistan’da, Uzunköprü’de 33 çeltik fabrikamız olduğunu söylediğimde herkes şaşırmıştı. Çünkü Yunanistan’da 33 tane pirinç fabrikası yoktu. Türkiye’de pirinç üretiminin yüzde 60’ı ilçemizde yapılıyor. Ancak kar oranları düşünce işletmeler zora girdi. Uzunköprü- Keşan yolundaki fabrikaların bir çoğu aktif değil. Çünkü piyasada ithal pirinç giriyor. Buğdayda da benzer sıkıntılar sözkonusu.

Kömürü değerlendirmek için termik santral yapılmalı
Uzunköprü’nün bir başka önemli sektörü de madencilik sektörüdür. 1980’li yıllarda 6500 sigortalı işçinin 3500’ü madencilik sektöründeydi. Ancak ithal kömürün gelmesiyle birlikte madencilik de zayıfladı. Şu anda bu işi yapan bir-iki firma bulunuyor. Geçenlerde bir toplantıda buradaki kömür rezervinin 6 milyon ton olduğu belirtildi. Bu 150-200 senelik bir iş kapasitesi demek. Kömürü değerlendirmek için kömürün çıktığı Keşan bölgesinde organize sanayi bölgesiyle birlikte termik santral yapmayı düşündük. ‘Organize sanayinin elektriğini de termik santralden temin edelim’ dedik. Çünkü hem kömür değerlendirilecek hem de üretilen elektrik ucuz olacağı için organize sanayi bölgesinin cazibesi artacak. 5-6 sene önce böyle bir proje hazırlanmıştı. Bakanlık, kömür rezervini de çıkarmıştı. Ancak sanıyorum TRAKAP projesi ve bölgemizdeki çevrecilerin karşı çıkması nedeniyle gerçekleşmedi. Oysa Danimarka, en büyük termik santrallara sahip ve aynı zamanda hayvancılıkta, süt üretiminde de çok ileri bir ülke. Demek ki ikisi birarada olabiliyor. Bunlar yapılamayacak şeyler değil, yapılabilir. TRAKAB ile ilgili yerleşim planları sonuçlandığında, bunu tekrar gündeme getireceğiz.

Gündemde OSB var
Organize sanayi ile ilgili geçen sene bir sıkıntı yaşandı. Edirne’de organize sanayi yapımına başlandı. Sanıyorum, yasaya göre bir bölgedeki organize sanayinin yüzde 75’inde inşaat başlamazsa ikincisine izin verilmiyor. Şu an Edirne’deki organize sanayinde inşaat % 25 seviyesine geldi. Orası bitince Keşan’la birlikte ortak bir organize sanayi bölgesi yapımını gündemimize alacağız.  Bu konuda şimdiden hazırlıklara başladık. İlgili makamlara başvurumuzu yaptık. Edirne’deki OSB’de inşaat yüzde 75 seviyesine geldiği anda biz de OSB çalışması için düğmeye basacağız. Organize sanayi bölgesinin gıda sektöründe yoğunlaşmasını arzu ediyoruz.  

Çakmak Barajı 30 yıllık hayalimizdi
AB tarım ürünlerimizi almıyor. Açığımız olduğu için pirinç ihraç edemiyoruz, ithal ediyoruz. Bu sıkıntı verici bir durum. TRAKAP’da bölgemiz sulu ziraat yapılacak bölge olarak görülüyor. Bölgede yapımına başlanan ve gövde inşaatı biten Çakmak Barajı var. Bizim 30 senelik hayalimiz olan bu baraj, Uzunköprü’nün ve Trakya’nın GAP’ı olacak ve Meriç’in taşkın suları toplanacak. Bu sene iletişim kanallarının yapımına başlanacak. Bittiğinde binlerce dönümlük alanı sulayacak olan bu baraj, toplama suyuyla en büyük sulama kapasitesine sahip baraj olacak. O zaman sanırım, çeltik, buğday, ayçiçeği eken sebzecilik, meyvecilik, çiçekçilik gibi farklı alanlara da yönelecek.

Ergene kir akıyor
Ergene nehrindeki kirlilik had safhada. Kanalizasyon atıkları kirliliğin yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Asıl kirliliği yaratan Çorlu ve Çerkezköy’deki fabrikaların atıkları. Fabrikaların arıtmaları var ancak ne gariptir ki arıtma sistemleri çalıştırılmıyor. Çünkü arıtma sistemini çalıştırmanın yüzde 2’lik ek bir maliyeti var. Yüzde 2’lik daha fazla kâr için bu nehir yokediliyor. Ergene o kadar kirli ki, tarımsal sulamada kullanıldığında su çöküyor. Bu sene 38 bin dönem arazi Ergene’deki sulamanın verdiği zarar nedeniyle ekilemedi, boş bırakıldı. 3-4 yıldır nehirdeki kirliliğin önlenmesi için çalışma yapıyoruz ve her yerde gündeme getiriyoruz. 2002’de Ergene komisyonu kuruldu ve ciddi adımlar atıldı. Ergene’nin yatağı temizlendi. Daha sonra içine kanalizasyon döşenip ortak arıtma kurulacağı söylendi ama bu gerçekleşmedi. Birkaç hafta önce TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu geldiğinde “Buna nasıl müsaade edilir?” diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Her sene Kasım ayında ekonomik şura yapılır. TOBB şurasında bu sene Trakya’nın ana sorunlarından birisi Ergene nehrindeki kirlilik saptandı. Sanırım 2-3 yıl içinde Ergene nehri temizlenecek. Bu toprakların yeniden toprak olabilmesi için 10-15 sene gerekiyor. Şu anda topraklarımız zehirli. Hiçbir şey ekilmiyor. Kırkkavak köyünde çok lezzetli domatesler yetişirdi. Ama şimdi su olmayınca domates ekmeyi bıraktılar. Sulama sorununu hallettiğimizde yaklaşık 3 dönemdir kapalı olan Eskiköy sınır kapısını açtığımızda Yunanistan’ın sebze-meyve ihtiyacını karşılarız. Çünkü, Yunanistan tarafında sadece pamuk ve mısır ekiliyor. Dolayısıyla ihracat yapacağımız için bizim en önemli projelerimizden birisi sınır kapısının açılması olacak.

Teşvik yasası olumsuz etkiledi
İstihdamın artması için yatırım yapılması gerekiyor. Bir arkadaşımız burada  arazi aldı ve bin kişinin istihdam edileceği bir yatırım yapacaktı. Tam işe başlamak üzereyken teşvik yasası çıktı ve Edirne kapsam dışı kaldı. Arkadaşım da yatırımını Mısır’a kaydırdı.

Eskiköy sınır kapısı açılmalı
Eskiköy sınır kapısının açılmasıyla ilgili olarak Dışişleri eski Bakanı İsmail Cem döneminde yoğun uğraş verdik. Son olarak Devlet Bakanımız Sayın Hayati Yazıcı ile görüşmeler yaptık. AB, yeni bir sınır kapısına müsaade vermedi. Biz de madem ki Eskiköy sınır kapısındaki sorunları aşamıyoruz o zaman Yunanistan’da muhatabımız olan DİMATOKO kasabasıyla görüşerek bu sınır kapısını farklı boyuta çekelim dedik. Şu anda demiryolunun geçtiği bir sınır kapımız var. Beş sınır kapısından birisi burası ama çok az çalışıyor. Günde bir tren geçiyor. Trenin geçme süresi 10 dakika. 23 saat 5o dakika ise köprü bomboş. Biz, mevcut sınır kapısının yanına karayolu eklemek için hem Türkiye’den hem Yunanistan’dan onay aldık. “Demiryolu güzergahındaki gümrüğümüzün Meriç nehri boyundaki nehrin başına taşınarak kapının açılması uygun bulundu. Trenin geçtiği saatlerin dışında köprü hemzemin geçit haline getirilecek ve araç geçişi mümkün olacak. Araç, gümrüğe girip Eskiköy üzerinden Uzunköprü’ye girecek. Bu, Keşan – Malkara – Hayrabolu – Tekirdağ gibi il ve ilçeleri Yunanistan ve Bulgaristan’a 60-70 km yakınlaştıracak. Daha önce mazot ucuz olduğu için gelenler Kapıkule’yi tercih ediyorlardı. Şimdi Bulgaristan’daki mazot fiyatı ile kapıdaki mazot fiyatı aynı. Bulgaristan sigarada free shopları kaldırdı. Free shop sadece bizde var. Demiryolu gümrüğünde de free shop bulunuyor. Aynı freeshopu  kapıya koyarsak onlarla hiçbir farkımız kalmıyor. Mesafe kısalacağı için oradaki yığılmayı da önleyecek. Şimdi yeni sınır kapısının açılışı yapılacak orada. Bir yıl içinde 80-100 araç geçebilir. Gelen araçlar Uzunköprü’den geçecek. Biz burada dünyanın en uzun taş köprüsüne sahibiz. Bu sınır kapısı buradaki istihdam artışını getirecek.

Yüksekokul için girişim başlatıldı
Tarım ve sanayi, madencilik sektörü büyük darbeler yediği için Uzunköprü ekonomisinin iyi olduğunu söyleyemem. 1996’da Uzunköprü’de bölge insanlarının ve Valiliğin katkısıyla bir SSK hastanesi yaptırmıştık, 2002 yılında bu SSK hastanesini açtığımızda, bölgeye dışardan insanlar getiririz diyorduk. Ancak, SGK da bütün kurumlar birleşince ikinci bir hastanenin özelliği kalmadı. Bölgenin kültürel ve ekonomik yapısını güçlendirmek için Uzunköprü’ye 5 yıllık bir fakülte veya yüksekokul yaptıracağız. Karayollarının yeri bize tahsis edildi. Yakın zamanda temel atacağız. Özellikle kuyumculuk konusunda bölgemiz çok iyidir. Ticaretimiz Keşan ve diğer ilçelere göre biraz geri ama ayağa kalkmamız zor değil. Çünkü, burada ticaret potansiyeli var.

En büyük sorun göç
Uzunköprü’nün en büyük sıkıntısı nüfus kaybıdır. Ancak bu ekonomik krizin bölgemize bir faydası olacağına inanıyorum. Kimi yerlerde ya gördüm ya da duydum. Özellikle köylerde tarlalar bölündüğü için gençler burayı terkederek sanayi bölgelerine gitmişti. Krizle birlikte, sanayide gerileme olunca bu insanlar geri dönmeye başladılar. Ama yine o küçük tarlalara geldiler. Bunun için bir arayış içindeler, yeni bir şeyler yapmak ve kazanmak zorundalar. Bu kriz, bu açıdan bakıldığında bize fırsatlar da çıkarabilir. Gelenler, hayvancılığa, sebzeciliğe ya da daha farklı üretim alanlarına kayacaklardır ki, bu da nüfusumuzu artırır. Hayvancılık konusunda bir atılım yaparsak, bu verimli arazilerin otuyla beslenen hayvanların eti de sütü de farklı olacaktır. Hayvancılık da genç nüfus ister. Yaşlı insanlar hayvana bakamaz. Yaşlı kesim, geleneksel yöntemleri kullanıyor. Örneğin toprak tahlilini bu kesime anlatamazsınız. Uzunköprü’ye Türkiye’nin pek çok ilinde olmayan toprak tahlil laboratuvarını getirdik. 55-60 yaşındaki insana bu laboratuvarı anlatamıyoruz. Ama genç insanların kavrayışı farklı. 5-10 yıl öncesine kadar köylerde hayvancılık yapanlara buradan mal satardık. Hayvancılık gerileyince ekonomik durum bozuldu. Ama son zamanlarda bir kıpırdanma olduğunu gözlemliyorum.

Umutluyuz

Milletvekillerimizin, Maliye Bakanımızın, yöneticilerimizin çabası ve desteğiyle Çakmak Barajı’na başladık. Bu bizim 30 yıllık hayalimizdi. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Bu baraj, bizim için çok önemlidir. Bölgemize bundan daha iyi hizmet olacağını düşünmüyorum. Uzunköprü’nün en büyük yatırımı olarak görüyorum. Çevre yollarının yapımı hızlandırıldı. Organize sanayi bölgesi ve meslek yüksekokulu ya da fakülte açılırsa, Ergene nehri de temizlenirse Uzunköprü’de ciddi bir hareketlilik olacağına inanıyorum.

 

İbrahim Akalın kimdir?
1924’te Yunanistan’dan Türkiye’ye göçen bir ailenin 3. nesil kuşağı. 1957 doğumlu. Bursa İktisat Fakültesi’ni bitirdi. Ticaret Odası’nda 23 dönemden beri yönetim kurulu üyeliği yapıyor. 3. döneminde başkan seçildi.

           

                      

 

© Copyright-2005

Sonhavadis