goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

3 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 

'Müjdeler olsun efendim. Edirne’desiniz’

 

Edirne, çok özel bir kent. Bu özel konumunun da tüm dünya tarafından görülmesini istiyoruz. Bu nedenle, varlığımızı, değerlerimizi korumak, bunları topluma sunmak, Türkiye ve dünyaya tanıtmak ve Edirne’nin görülmesini sağlamak arzusundayız.

Turizmde gelişmenin sağlanması için zorunlu olan şeyler ulaşımla mümkün oluyor. Ulaşım olmadan altyapı sağlanamıyor. Ulaşımı sağlayamıyorsanız ne yaparsanız yapın anlamı yok. Biz, burada en hızlı, en konforlu ulaşımı sağlamaya çalışıyoruz.

Saros, koruma gelişim bölgesi ilan edildi. Saros’ta kıyı kenar çizgisi tespit çalışmaları 34 km’lik kısımda tamamlandı. Özel idare olarak planlama çalışmasına başladık.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımızca, 2008 yılında, toplam 89.119 kişiye yardım yapıldı. Bu kişilere yapılan toplam yardım tutarı ise, Başbakanlıkça finanse edilerek illere gönderilen kömür yardımları bedeli hariç, 5,6 milyon TL’dir.

Edirne, tarihsel olarak bir eğitim ve kültür merkezi olagelmistir. Cumhuriyet dönemi göz önüne alındığında, Edirne’nin eğitim göstergelerinin hep ülke ortalamasının üzerinde yer aldığı görülür.

Yolu olmayan köyümüz bulunmuyor. Köylerimizin tamamında içmesuyu sebekesi mevcut olup, suyu olmayan köyümüz bulunmamaktadır. 2008 yılı sonu itibariyle kanalizasyonu bulunmayan köy sayımız ise 25’tir.

Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik de yapan Edirne, kişi başına en fazla tarihi eserin düştüğü illerin başında geliyor. Edirne Valiliği, hem doğa hem de tarihi ve kültürel eserleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarma yolunda büyük mesafe aldı. Vali Mustafa Büyük, “çok özel bir kent” olarak tanımladığı Edirne’nin ne pahasına olursa olsun sanayileşmekten yana olmadığını belirterek, “Doğanın korunması konusunda çok hassas davranıyoruz” diyor.
Anadolu ile Avrupa arasındaki geçiş bölgesinde yer alan Edirne’nin zengin bir geçmişe sahip olduğunu anımsatan Büyük, “Selimiye Camisi, Beyazıt Külliyesi,
Üç Serefeli Cami, Bedesten, Arasta, Uzunköprü, Meriç Köprüsü gibi eserler
bunların başlıcalarıdır. Halen kullanılmakta olan bu kamusal tesisler yanında
yasayan çok sayıda konut da sivil mimarlık örneği olarak varlığını sürdürüyor. 2008 yılında 647’ncisi düzenlenen Kırkpınar yağlı güreşleri de 13. yüzyıldan bu yana düzenlenen uluslararası düzeyde tanınan bir kültürel mirastır” diye konuştu.
Vali Büyük, şu bilgileri aktardı:  

Müzekent görünümündeyiz
Edirne kültür ve tarih şehridir ve müze kent görünümündedir.  Edirne’nin başkent ilan edilmesinden sonra Anadolu şehirleri Osmanlı toprağı haline gelmiştir. Bugün, Türkiye AB’ye alınır mı alınmaz mı tartışmaları yapılıyor. 650 yıl önce Türkiye Avrupa Birliği’ndeydi. Çok önemli bir medeniyet merkezi ve bu medeniyetin yansımaları var. İşgaller, savaşlar nedeniyle Edirne büyük yıkımlar yaşamış ama Cumhuriyet döneminde yeniden kurulmuş. Doğası, tarihi ve kültürel değerleriyle Edirne, mükemmel bir şehir. Bugün bize geçmişten ne kalmışsa bunların yeniden ihya etmenin gayreti içindeyiz. Bu güzel toprağı tahrip etmeden, bozmadan gelecek nesillere bırakmanın çabası içindeyiz. Bu nedenle, çevreye duyarlı bir şehir olarak sanayileşirken çok titiz davranıyoruz. Edirne, “ne gelirse gelsin, zenginlik olsun’ anlayışında değil. ‘Ben insan gibi yaşamak istiyorum’ diyebilen bir şehirdir. Sivil toplum örgütleriyle, insanlarıyla Edirne, doğanın korunması konusunda çok hassas davranıyor. Çok fazla göç almıyoruz aynı zamanda fazla göç vermiyoriz.

Edirne özel bir kent
Edirne, çok özel bir kent. Bu özel konumunun da tüm dünya tarafından görülmesini istiyoruz. Bu nedenle, varlığımızı, değerlerimizi korumak, bunları topluma sunmak, Türkiye ve dünyaya tanıtmak ve Edirne’nin görülmesini sağlamak arzusundayız. Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla çok büyük bir hazinenin çok az bir kısmını ortaya çıkarabildik. Ortaya çıkaramadığımız daha çok hazinemiz var. Edirne’nin çok güzel bir Saros körfezi var. Meriç boyunca görülebilen yeşilliği, Keşan’ı, Uzunköprüsü, İpsala’sı ve Enez’i ile Edirne’yi bir bütün olarak görmek gerekiyor. Sadece şehir merkezi olarak değerlendirmek yanlıştır. Elbette ki, her şehir simge eserlerle anılır. Edirne’nin simgesi de Selimiye’dir, külliyelerdir, kervansaraylardır, arastalarıdır. Sağlık müzemiz var. Burası hem tıp medresesi hem de şifahanesi mevcut. Biz şimdi hastahane diyoruz. Oysa geçmişte ecdadımız öyle hassas davranmış ki, şifahane demiş. Oysa hastahane dediğinizde vurgu, hastalık üzerinden yapıldığı için bir olumsuzluk içeriyor. Bu, önemli bir estetik anlayışıdır ve biz bunu 21. yüzyılda bile yakalayabilmiş değiliz. Bir, bugün yapılan alışveriş merkezlerine, ibadethanelere, çarşılara bakın bir de 500 sene önceki yapılara bakın. Kapılarımız niye şimdi 2 metre de daha önce 3.5 4 metre olarak yapılmış. Tavanlar niye yüksek tutulmuş? İnsanların boyu daha mı uzundu? Hayır, değil. Sahip olduğumuz pek çok değer, ecdadımızın geçmişteki estetik anlayışını, hayata, bilime bakışını ortaya koyan çok güzel örnekler sunuyor. Darulhadis Camiine bakın. Ne, nereye, nasıl konulmuş, hangi estetik ölçülerde, mimari hassasiyetlerde yapılmış, görürsünüz. Sadece Selimiye için söylemiyorum, Edirne’deki tarihi yapıların hepsi, aynı estetik anlayışla yapılmış. O yüzden böyle bir şehir mutlaka görülmeli, bilinmeli ve ondan yararlanılmalıdır.

Turizmin ilk şartı ulaşımdır
Turizmde gelişmenin sağlanması için zorunlu olan şeyler ulaşımla mümkün oluyor. Ulaşım olmadan altyapı sağlanamıyor. Ulaşımı sağlayamıyorsanız ne yaparsanız yapın anlamı yok. Biz, burada en hızlı, en konforlu ulaşımı sağlamaya çalışıyoruz. En önemli avantajlarımızdan birisi de güvenliktir. Ancak tesis yönünden eksiğimiz var. Yaklaşık 3 bin yatak kapasitemiz var ve bunun 1500’ü turizm belgeli. Bunların da standardı yüksek değil. Saros’ta deniz turzmine yönelik birkaç tesis var. Edirne merkezde de birkaç tane butik otel bulunuyor. Bunlar yıldızlı tesisler. Yani Edirne’deki toplam yatak kapasitesi, Antalya Belek’te sadece bir otelin yatak kapasitesi kadar. Turizm arz-talep meselesidir. Tesis olmadığı için gelen yok. Gelenler daha çok günübirlikçi.

Saros’ta planlama ilerledi
Saros, koruma gelişim bölgesi ilan edildi. Saros’ta kıyı kenar çizgisi tespit çalışmaları 34 km’lik kısımda tamamlandı. Özel idare olarak planlama çalışmasına başladık. 1/100.000’lik çevre düzeni planlarıyla ilgili epey mesafe alındı. Çevre Bakanlığı’yla İstanbul metropolitenle Tekirdağ, Kırklareli, Edirne’yi kapsayan bir planlama çalışması var. Bunun hemen ardından 1/ 25000’lik, 1/10.000’lik planlarla nerelerde tesisleşmenin mümkün olacağı belirlenecek. Kamuya ait olup da tesis yapılabilecek yerlerde turizmcilere tahsis yapma yoluna gideceğiz. Şu anda gelinen mesafe 10 yıl öncesine göre oldukça önemlidir. Geçmişte o bölgeye hiç girilip çıkılamazken bugün artık sivilleşme sağlandı. Turizmciler de bu bölgede yatırım yapma gayreti içinde bulunuyorlar. Mesela, rüzgar enerjisiyle çalışacak bir tesisin yapımı başlıyor.

Duble ve bölünmüş yollar bitiriliyor
Yol çalışmalarımız var. Önemli bölünmüş yolları bitiriyoruz. İpsala-Tekirdağ arasındaki duble yol çalışması tamamlandı. Çanakkale sınırımıza kadar olan duble yollar bitirildi. Keşan- Uzunköprü ve Havsa’ya kadar olan yol çalışması da bu yıl tamamlanacak. Uzunköprü çevre yolunu yeni köprüde kurarak, eski tarihi Uzunköprü’yü restore ettireceğiz. Havsa’dan devam eden 27 km’lik yolun da ihalesini yaptık. Yani duble yollarla, bölünmüş yollarla turizm için zorunlu olan altyapının birinci şartını gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Her alanda ciddi tanıtım faaliyetleri içinde bulunuyoruz. Bu yolların şehir içinden geçişleri her zaman sancılı olabiliyor. Kırcasalih’te kasaba içinden geçen yolun güvenliği ile ilgili şikayetleri de gidermeye çalışıyoruz. Yol güvenliğini üst geçitlerle sağlamanın gayreti içindeyiz. Ancak bazı şeyler imkanlara da bağlı. Bölünmüş yol yokken, risk daha büyüktü. Bölünmüş yol yapıldı şimdi başka sorun ortaya çıkıyor. O güzergahta bölünmüş yolun faaliyete geçmemesi sebebiyle trafik kazaları meydana geliyor. Niye? Bölünmüş yol olsa kaza ihtimali daha düşük. Bölünmüş yol, kaza riskini azaltıyor. İpsala, Keşan, Malkara, Tekirdağ yolundaki trafik kazaları yolun yapımıyla birlikte düştü. Havsa- Uzunköprü-Keşan arasındaki yolun bitmemesi nedeniyle trafik kazaları artarak devam ediyor. Ancak, bu durumu da çözüme kavuşturacağız.

Türkiye’nin en yaşlı ikinci iliyiz
9 ilçe, 248 köyümüz var. Edirne’nin, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 2008 yılı sonu itibariyle toplam nüfusu 394.644’tür. Edirne’de nüfus artışı yok ama bu nüfusun başka yerlere göç etmesinden kaynaklanmıyor. Edirne’de nüfus artış hızı düşük. Biz Türkiye’nin en yaşlı ikinci iliyiz. Birinci il ise Çanakkale. Evlenme, ve çocuk sayısı azalıyor. Makinelerin girdiği tarımda daha az insan çalıştırıyoruz. Yani, tarımda insan gücüne eskiye oranla ihtiyaç kalmamış. Böyle bir şehirde sanayileşmeyi titizlikle ele alıyoruz. Böyle bir yerde istihdamı artıracak, çevreyi kirletmeyecek sanayileşmeyi gerçekleştirmek durumundayız. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 77, kadınlarda yüzde 43’tür. Çalışan nüfus, tarım sektörü ile hizmetler sektöründe yoğunlaşmıştır. Çalışanların yüzde 43’ü ücretli, yüzde 30.3’ü ücretsiz aile işçisidir Yüzde 24’ü kendi hesabına çalışıyor, yüzde 1.7’si ise işveren.

Yardımlar arttı
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımızca, 2008 yılında, toplam 89.119 kişiye yardım yapıldı. Bu kişilere yapılan toplam yardım tutarı ise, Başbakanlıkça finanse edilerek illere gönderilen kömür yardımları bedeli hariç, 5,6 milyon TL’dir. Bu sayılar, bir önceki yıla göre, yardım miktarının % 28, yararlanan kişi sayısının ise % 24 arttığını gösteriyor. Yeşil kartlı sayısı 2007’de 56.979 iken 2008 yılı sonunda, % 2,5 artarak 58.421’e çıktı.

Altyapı
İl Sağlık Müdürlüğü personelince derlenen Ev Halkı Tespit Formu (ETF) bilgilerine göre, 2006 yılında ilimizde yerleşik hane sayısı 114.930. Bu hanelerin % 73’ü şebeke suyu, % 22’si damacana ile satın alınan su, % 4’ü çeşme suyu, yaklaşık % 1’i de diğer kaynaklardan temin edilen su içiyor. Aynı ETF verilerine göre, hanelerin helalarının % 80’i kanalizasyona bağlı, % 14’ü tek çukurlu, % 5’i fosseptiğe bağlı, yaklaşık binde 2’si de çukursuz ya da helasız durumda.

Sağlık
Edirne’de yataklı sağlık kurumu olarak, 8’i Sağlık Bakanlığı’na, 1’i Trakya Üniversitesi’ne 3’ü de özel sektöre ait olmak üzere 12 hastanemiz mevcuttur. Bu hastanelerimizin 6’sı il Merkezinde, 2’si Keşan’da, 1’i Uzunköprü’de, 1’i İpsala’da, 1’i Enez’de, 1’i de Havsa’da. Enez ve Havsa’daki hastanelerimiz ilçe hastanesi statüsünde. Merkez ilçedeki hastanelerimizden biri de göğüs hastalıkları hastanesidir. Bu hastanelerimizin toplam yatak sayıları 1.812’dir. İlimizde aile hekimliği sistemi uygulanıyor. İgenelinde toplam 9 Toplum Sağlığı Merkezi, 29 Aile Sağlığı Merkezi, 16 Aile Sağlığı birimi kuruldu. Bu merkezlere bağlı 110 Aile Hekimliği bölgesi olusturuldu. Aile hekimlerimizin, 2008 yılı sonu itibariyle, 410.327 kesin kayıtlı nüfusu bulunmaktadır. Ayrıca Sağlık Bakanlığına bağlı yataksız sağlık kurumu olarak 3 Ana
Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi, 3 Verem Savas Dispanseri, 9 adet
112 Acil Sağlık Hizmeti İstasyonu mevcut. İlimizde uzman hekim başına 956, pratisyen hekim başına 711 nüfus düşüyor. Türkiye genelinde ise 2006 yılı sonu itibariyle, uzman hekim başına 1.261, pratisyen hekim başına 1.287 nüfus düsmektedir.

Edirne, eğitim ve kültür merkezi
Edirne, tarihsel olarak bir eğitim ve kültür merkezi olagelmistir. Cumhuriyet dönemi göz önüne alındığında, Edirne’nin eğitim göstergelerinin hep ülke ortalamasının üzerinde yer aldığı görülür. Derslik başına düşen öğrenci sayımız, okul öncesinde 18, ilköğretimde 22, ortaöğretimde de 25’tir. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, okul öncesinde 20, ilköğretimde 18, ortaöğretimde de 13’tür. Ülkemiz genelinde ise, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı okul öncesinde 27, ilköğretimde 23, ortaöğretimde 17’dir. Eğitim kurumlarımız, sahip oldukları idari ve teknik imkanlar
bakımından, Türkiye geneline göre iyi durumdadır. Edirne gerek ilköğretimden ortaöğretime, gerekse ortaöğretimden yükseköğretime geçişte başarılı illerimizden biridir. İlimiz, Ortaöğretim Kurumları Sınavında son beş yılda, matematik-fen puanı bakımından iki kez birinci, bir kez ikinci, iki kez üçüncü; Türkçe-matematik puanı bakımından da iki kez birinci, bir kez ikinci, bir kez üçüncü, bir kez beşinci il olma başarısını gösterdi. Yükseköğretime geçişte de, 2008 yılı üniversiteye giriş sınavı
sonuçlarına göre, sınava 8.207 öğrencimiz başvurmuş ve bunların 4.680’i çeşitli yükseköğretim kurumlarına yerleştirilmiştir. İlimiz toplam yerleştirme yüzdesi bakımından 6’ncı, lisans programlarına yerleştirilen öğrenci oranı bakımından da 4. sıradadır.

Gelişmenin kaynağı tarım
Edirne, ekonomik bakımdan çok gelişmiş bir il olmamakla birlikte, ortalamanın da üzerindedir. Edirne’ye bu gelişme düzeyini sağlayan temel sektör tarımdır. Çalışan nüfusun yarısı tarım sektöründe istihdam ediliyor. Tarım arazilerimizin 91.875 hektarı kamu sulama tesisleri ve halk sulamalarıyla sulanıyor.  

Meriç ve Ergene çok kirli
İl tarımının en önemli iki su kaynağı Meriç ve Ergene nehirleridir. Ancak bu iki nehrimiz de önemli ölçüde kirlenmiş durumdadır. Yapılan ölçümlere göre Meriç Nehri 2. sınıf, Ergene Nehri de 4. sınıf, yani çok kirlenmiş su niteliğindedir. Bunlardan Ergene Nehri havza genişliği bakımından ilimiz tarımı için büyük önem taşıyor. Zira, il alanının yaklaşık yarısı Ergene havzasında yer almakta ve bu havzadaki toprakların büyük bir kısmı tarıma elverişli arazilerden oluşmaktadır. Kentlerimizin hiçbirinde atıksu arıtma sisteminin olmaması da bir başka çevre sorunudur.

Organize sanayi bölgeleri
Süloğlu ilçe sınırları içinde yer alan toplam 260 hektarlık arazinin 107 hektarında süren OSB altyapı insaatı 2006 yılında tamamlandı. Satılan parsellerden 19’una yapı ruhsatı verilirken, bunların 10’u inşaat başladı, 2’si de deneme üretimine geçti. Keşan ve Uzunköprü’de de Organize Sanayi Bölgesi kurulması yönünde çalışma yapılıyor. Edirne’de ilk küçük sanayi sitesi 1979 yılında faaliyete geçti. Günümüzde Merkez ilçe ve diğer dört ilçede Küçük Sanayi Sitesi faal. Bu küçük sanayi sitelerinde toplam 1778 isyeri bulunuyor ve 4.700 kişi istihdam ediliyor.

Köylerde altyapı
Kırsal kesimdeki yaşam kalitesini şehirlerimizin yaşam düzeyine yakınlaştırmaya yönelik yatırımlar da Özel İdaremizin yatırımları içinde önemli bir yer tutuyor. Özellikle
KÖYDES projesinden sağlanan ödeneklerin de katkısıyla, son 4 yılda bu alanda
önemli bir ilerleme sağlandı. Yolu olmayan köyümüz bulunmuyor. Köylerimizin tamamında içmesuyu sebekesi mevcut olup, suyu olmayan köyümüz bulunmamaktadır. 2008 yılı sonu itibariyle kanalizasyonu bulunmayan köy sayımız ise 25’tir. Ayrıca köy içmesularında yaklaşık 187 km asbestli boru değiştirildi. 2009 yılında KÖYDES Projesi kapsamında 2,5 milyon TL ödenek tahsis edildi. Bu ödenekle 25 km köy yolumuzun asfalt kaplaması ve 21 köy içmesuyu tesisimizin iyilestirme çalısmaları yapılacak.

Kültürel miras korunuyor
Özel İdaremizin son yıllardaki yatırımları eğitim, tarım, sağlık ve kırsal altyapı yatırımları yanında, zengin kültürel mirasın koruma altına alınmasına yönelik yatırımlarda yoğunlaştı. Hafızağa Konağı, İkiz Ev, Eski Vali Konağı restorasyonları 2003-2004 yıllarında, Havsa Hasköy Mahmut Pasa Camii restorasyonu 2006 yılında, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı restorasyonu 2007’de tamamlandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü de bu alanda önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Son 5 yılda Vakıflar, tarihi eserlerin restorasyonu için 25 milyon lira harcadı. Bu çerçevede 26 eski eser restore edildi. 2009 yılında ise 5 eserimizin restorasyonu ve 15 eserimizin proje
çalışmaları yürütülüyor. Ayrıca 2009 yılında, 8 eserimizin daha restorasyonuna başlanması, 9 eserimizin de projelerinin ihale edilmesi planlandı. Projeleri tamamlanan ya da 2009 yılında tamamlanacak olan 12 eserimizin ise 2010 yılında restorasyonuna başlanması planlanıyor. Ancak, sıra bekleyen çok sayıda eser daha var.

Hıdırlık Tabya Restorasyonu ve Çevre Düzenlemesi
2012 yılı Balkan Savaşları’nın 100. yılıdır. Balkan Savaşları sırasında Edirne’nin teslim olma kararı Müstahkem Mevkii Komutanı Sükrü Paşa tarafından bu tabyadan verilmiştir. Edirne’nin en güzel panoramik görüntüsü tabyanın bulunduğu yerden izlenebilmektedir. Buranın Balkan Savaşlarının 100. yılına yetiştirilecek sekilde restore edilip turizme kazandırılması gerekiyor. Konu ile ilgili Kültür Bakanlığından
sağlanan ödenekle tabyanın rölöve, restitüsyon ve restorasyon proje çalışmaları devam ediyor. Ancak alanın restore edilip, çevre düzenlemesinin yapılması ve işlevlendirilmesi için 6 milyon TL ödeneğe ihtiyaç var.

Baraj inşaatları ve sulama projeleri
Proje bedeli 201 milyon lira olan Hamzadere Barajı’nın yüzde 70’ü tamamlandı. Koyuntepe Barajının revize ihalesi yapıldı. Kaynağı Meriç nehri olan Çakmak Barajı’nın fiziki gerçekleşme oranı ise yüzde 31. Sultanköy sulama projesinin yüzde 63’ü, Yenikarpuzlu Sulaması’nın yüzde 88’i, Cimra Ovası sulamasının yüzde 46’sı, Küplü sulamasının yüzde 70’i, Telmata Sulaması’nın da yüzde 1’i tamamlandı.

Uzunköprü Köprüsü
Halen Karayolu ulaşımında kullanılmakta olan tarihi Uzunköprü Köprüsü’ne alternatif olarak planlanan köprünün yapımına başlandı. Köprünün yıl sonunda bitirilmesi hedefleniyor.

TOKİ projeleri
TOKİ tarafından Edirne Merkez’de 784 konut, İpsala’da 304 konut, Beğendik’te 456 konut, Yenimuhacir’de 240 konut olmak üzere, toplam 1.784 konut ihale edildi. Edirne merkezdeki konutlar bitirilirken, diğerleri bitme aşamasına getirildi.

Önemli sorunlar ve çözüm önerileri
Sulama Projeleri: Edirne’nin temel istihdam ve üretim sektörü tarımdır. Fakat tarımsal
üretim alanlarının ancak % 25’i sulanabiliyor. En kısa sürede sulama projelerini tamamlamak istiyoruz. Taşkınların önlenebilmesi için Meriç Nehrinin seddelerinin iyileştirilmesi, nehir yatağının temizlenmesi gerekiyor. Nehrin, Türkiye sınırları içinde kalan 12 km’lik kısmın 5 km’sinde temizlik çalışmaları DSİ tarafından yapıldı. Kalan 7 km’lik kısmın temizliği de Bulgaristan-Türkiye Sınır Ötesi İşbirliği programı kapsamında, Basbakanlık Merkezi Finans ve İhale Birimi tarafından ihale edilen proje içinde yapılacak. Ergene nehrindeki kirliliğin önüne geçilmesi gerekiyor. Çevre ve Orman Bakanlığı’mızca çalışmaları sürdürülen Ergene Havzası Koruma Eylem Planının tamamlanarak etkin bir biçimde uygulanması, çevre sorunları açısından büyük önem taşıyor. Arazi toplulaştırılması için ödeneğe ihtiyaç duyulurken, Özel İdare tarafından projelendirilip de uygulanamayan tarımsal sulama tesislerinin desteklenmesi gerekiyor. 300 yataklı devlet hastanesinin yapılması, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi binasının yatırım programına alınması, tarihi okul binalarının restore edilmesi, Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait arsanın eğitim kurumları için tahsis edilmesi gerekiyor. Uzunköprü’ye öğrenci yurdu yapılması, bölünmüş ve duble yol projelerinin bitirilmesi, Sevgi Evleri Projesi ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’nin açılması önemli bir ihtiyaç olarak gözüküyor. Sevgi evleri ve sosyal rehabilitasyon merkezinin arazisi belirlendi ve Maliye Bakanlığı’ndan istendi. Huzurevinin iyileştirilmesi, Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon merkezinin de açılması gerekiyor.

Edirne Marka Kent Stratejisi Eylem Planı Uygulaması
Kentsel Ölçekte Markalaşma Stratejisi ile zengin kültürel ve doğal değerlere sahip ilimizi markalaştırarak turistler için bir çekim noktası haline getirmek için hazırlanan eylem planı, Temmuz 2008 sonu itibariyle Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunuldu. Eylem planı kapsamında yer alan sokak sağlıklılaştırma ve cephe iyileştirme çalışmaları, restorasyon çalışmaları, tanıtım çalışmaları ve turizm yatırımlarının hızla gerçekleştirilmesi turizm bakımından büyük yarar sağlayacak.

Kültür Merkezi yapımı
İlimiz merkezinde kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapabilecek standartlarda bir merkez yoktur. Bu eksikliği giderebilmek amacıyla il merkezimize, kongre turizmine de hizmet verebilecek bir kültür merkezi yapımı gerekiyor.

Spor tesisleri
limizde yoğun olarak uluslararası ve ulusal karsılaşmalara ev sahipliği yapan Mimar Sinan Spor Salonumuza havalandırma sistemi kurulması, çatı onarımının yapılması, soyunma odalarının ve tuvaletlerinin yenilenmesi; yine bu kampus içinde yer alan Ritmik Jimnastik Antrenman Spor Salonunun da duş ve tuvalet eksikliklerinin giderilmesi, parkesinin yenilenmesi gerekiyor. Bu işlerimiz için 1.320.000 TL ödeneğe ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca Havsa Spor Salonumuzun zemin parkesinin yenilenmesi işi için de 100.000 TL ödenek tahsisi gerekiyor.

 

 

 

© Copyright-2005

Sonhavadis