goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

17 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Durankaya’da Hizmet Çok Borç Hiç Yok

Durankaya, borç batağı içinde kıvranan belediyelerin aksine, borçsuzluğun keyfini yaşıyor. Bu da Belediye Başkanı Kemal Kaya'nın ilkelerinden taviz vermeyen tavrının bir sonucu... Bu keyif öylesine keyifli ki; ileride açılacak içme suyu ihalesi için şimdiden para kesintisi yaptırıyor Başkan...

Hakkari'nin dört bir yanını dolaşırken, bizi çoğunlukla üzen ama ara sıra da sevindiren olaylarla karşılaşıyoruz. Bu sevindirici tablolardan biri Durankaya beldesinde çıkıyor karşımıza. Belediye Başkanı Kemal Kaya'nın ağzından "Bir kuruş borcumuz yok" cümlesini duyunca şaşkınlığımızı sevincimizle bütünleştiriyoruz. Tebrikler başkan... Kemal Kaya, DYP'den bağımsız aday olarak katıldığı seçimden zaferle çıkmış... Bu durumu, yani "bağımsız aday"lığı; milletvekillerinin parti ile olan ilişkilerine, daha doğrusu kendi deyimi ile siyaseti bilmemelerine, siyasetten uzak olmalarına bağlıyor.

SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ

"18 Nisan 1999 seçimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuyla sohbeti koyulaştırdığımızda da şunları söylüyor Kaya: "18 Nisan 99 seçimleri, bizim bölge açısından söylüyorum; değişik yörelerde işte baskılar oldu, bilmem zoraki oy kullanıldı gibi şeyler kesinlikle olmadı. Vatandaş hür iradesiyle oy kullandı, düşündüğü kişiye oyunu verdi. Örneğin benim bölgede HADEP'ten aday vardı, HADEP 10.12 oy civarında yani sayılmayacak nitelikte oy aldı. Ve hiçbir baskı, şu partiye ya da bu partiye oy verin diye en ufak bir etki olmadı. Vatandaş hür iradesiyle oyunu kullandı."

-Herhangi bir problem olmadı;

-Yok yok, gayet sakin rahat bir şekilde sonuçlandı.

Türk siyasetini değerlendirmesini istediğimizde de rahat konuşuyor: "Siyaset kirlenmiş durumda görülüyor. Ben şu anda bir siyasi kimlik taşıyorum her ne kadar bağımsızsam da ama, mevcutlar içerisinde, yarın sandık kurulduğu zaman, vatandaşın gönül rahatlığıyla oy vereceği bir siyasi parti bir siyasi lider daha yoktur."

YASADAN UMUDU YOK...

"Mahalli İdareler Yasasının çıkacağına inanıyor musunuz? Çıkarsa ne olur, size ne gibi faydalar sağlar?" sorumuza da büyük bir açık yüreklilikle cevap veriyor: "Ben bu tasarının bu şekilde bu meclisten geçeceğine asla inanmıyorum. Çünkü bu tasarı bu şekliyle meclisten geçtiği zaman, bizim vekillerin bürokratların şu anda elindeki yetkiler yerel yönetimlere geçecek. Bu yetkileri yerel yönetimler kullanacak. Dolayısıyla onların yetkileri sıfırlanmış olacak. Onun için bu yasanın bu şekilde meclisten geçeceğine inanmıyorum..." Bizim, "Zaten bugüne kadar yoluna yoluna kuşa çevrildi" yorumumuz ve "Bir de şu tartışma var; atananlar mı, seçilenler mi tartışması. Yani yetkileri atanlara mı, seçilenlere mi verelim tartışması... Ne dersin?" sorumuz, şöyle bir karşılık buluyor Başkan'dan: "Şimdi Türkiye'de öyle bir siyasi sistem var ki seçilenler de atanıyor aslında. Seçilenlerle atananlar arasında pek fazla bir fark kalmadı. Çünkü seçilenler atamayla gelir genellikle. Onun için atanan seçilen değil önemli olan hizmet yapandır. Bu atanan da olabilir seçilen de olabilir. Hizmet vermedikten sonra ister atanın ister seçilin..."

TEMKİNLİ KONUŞUYOR...

"Durankaya belde oldu ve ilk belediye başkanısınız. Kısaca özgeçmişinizi anlatır mısınız?" dediğimizde; "Şimdi ben 1957 Hakkari doğumluyum. Durankayalıyım. Kısacası belediye olmadan önce dört köydü. Durankaya, Bicene, Cevrice, Umutlu adı altında dört köy bir araya geldiler, müracaat ettiler ve belediye oldular. Bicene köyü doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Hakkari'de bitirdim. 1979 yılında memuriyete girdim. 1979-82 tarihleri arasında memurdum. 1995 yerel ara seçimlerinde istifa ettim ve Durankaya Belediye Başkanlığına aday oldum, seçimi kazandım. 1999 seçimlerinde tekrar aday olduk ve yine kazandık..." şeklinde bilgiler veren Başkan Kaya; "Peki bundan sonra düşünceleriniz nedir? Durankaya Belediye Başkanı Kemal Kaya'nın bundan sonraki hedefi nedir? Nasip kısmetdir herşey ama bir hedef vardır..." diye ağzını aradığımızda da temkinli konuşuyor: !Şimdi hedef, belirli bir hedef kestirmiyorum. Günün koşullarına göre önümüze ne gibi şeyler çıkar şimdiden kestirmek mümkün değil. Çok zor mevcut sistem. Hele hele bizim bölgede bu işleri siyaseti yapmanın ayrı bir sorunu var tabi. Önümüze neler gelir şu anda kestirmek mümkün değil."

PERSONEL SAYISI DEĞİŞMEMİŞ...

1998 yılında görüştüğümüzde 11 personelini vardı belediyenin... Şu anda bu sayının değişip değişmediğini soruyoruz kendisine: -Personel sayımız aynı, değişmedi, hiç değişmedi, değişikliğe de gerek görmüyorum. Çünkü mevcut bütçe imkanlarımız ve mevcut hizmet akışımızda bu personel bize yetiyor. Yetmediği branşlar meslekler var. Örneğin şoför. Bunları ben diğer kuruluşlardan karşılıyorum ve maaşını kendi kurumundan alıyor, bizde çalışıyor."

BORÇ YOK....

Başkan Kemal Kaya, aynı konuşmasının devamında, ilkeli tavrı ile belediyeyi nasıl borçsuz idare ettiğini de anlatıyor: "Bu şekilde götürüyoruz. Çünkü bütçe imkanlarımız kısıtlı. 11'i de kadrolu, kadrosuz eleman yok bende. Ben seçimde, her iki dönemde de her iki seçimde de hiçbir vatandaşa, oy verin çocuğunuzu işe alacam bilmem şunu yapacağım diye hiçbir vaadde bulunmadım. Geçmişte de olmadı, şimdi de olmadı, bundan sonra da olmaz ve olmaması da gerekiyor. Çünkü vaatlerle biryere götüremem. Ben vaat verseydim şimdi en az 50 personel olurdu. İller Bankası'na oraya buraya 100 milyar borcum olurdu, fuzuli harcama bana göre. Şu an benim Allah'a şükürler olsun, piyasa borçları da dahil belki 10 milyar borcum yok. Çünkü fuzuli harcamam. Kimseye iyi görünmek için devletin malını çarçur etmiyorum. Bu da benim devlet memurluğumdan gelen bir anlayışım. Çünkü çevredeki diğer belediye başkanı arkadaşlarla konuştuğum zaman, onları dinlediğim zaman aramızda bayağı uçurumlar olduğunu görüyorum. Çünkü uzun süreli devlet memurluğu yapmamızın verdiği bir tecrübe var..." Başkalarına da örnek olur inşallah...

ALTYAPI VE İMAR...

-Altyapı olayı sağlam mı?

-Altyapıda bizim il merkezi ve belediye arası 18 kilometre bir yolumuz var. Köy Hizmetleri ile yapılan girişimler sonucu geçen sene asfaltlama işine başlandı, bu sene bitiriliyor. Durankaya-Hakkari arası içme suyumuz kıvama girmiş, bu sene sonbahara doğru ilave edilebilir duruma gelmiştir. İmar planı şu anda yapılmakta kısa süre içinde bitmiş olacak.

-İhale açıyor musunuz?

-Tabi ihalesi yapıldı 15 Şubat'ta, şu anda yapılıyor.

-İlk imar planı değil mi?

-Yeni belediyeyiz, ilk imar planı bu. 15 Şubat 2000 tarihinde ihale edildi. Belediye hizmet binamızı 2 sene önce bitirdim. Bunu İller Bankası'yla değil kendi bütçe imkanlarımla yaptım. Hiçbir yerden yardım falan almadım. 3 katlı 320 metrekarelik binayı tamamen kendi bütçe imkanlarımla müteahhite falan verdim, işçi tuttum, malzeme aldım, o şekilde bitirdim. Şu anda faal durumda. Ama şu anda belediyemizde içme suyu yok. Eski kaynaklardan su imkanı sağlıyoruz, kuyulardan... İçme suyu ihale aşamasında. Bu sene ihale edilirse diğer sene inşaatına başlarız. 1-2 yıl içinde içme suyuna kavuşuruz. Beldede 12 derslikli ilköğretim okulu inşaatı bu sene bitiyor. Sağlık ocağımız, 2 yıldır maalesef Sağlık Bakanlığı'ndan ödenek alamadığımız için arsa tahsisi yaptığımız halde öyle bekliyor. Sağlık ocağı beldemizde bulunmamakta. Sağlık imkanları il merkezinden karşılanmakta, özellikle en büyük sorun sağlık sorunu.

-Sağlık ve eğitim hizmetleri kaymakamlıkların, valiliklerin hizmet alanı içindedir...

-Bir sene önce Sağlık Bakanına tapuyu devretmişim. Sağlık Bakanı da sıraya almış ancak ödenek yok. Durankaya Sağlık Ocağı adı altında şu anda görev yapan 2 tane doktor var. Ama hizmet edemiyorlar sağlık ocağı olmadığı için. İl merkezinde başka sağlık ocağında hizmet veriyorlar...

-Doğum yapan, Allah korusun kolu kırılan, kafasını kırılan biri olursa ne olacak?

-Hiçbir şey yok, hiçbir şey yok. 23 kilometrelik yolumuz kapalı. 40 kilometrelik ayrı bir güzergahtan ulaşım sağlanıyor. Kışın çoğu zaman kızak üzerinde hasta taşıyorlar, halen ilkel sistem maalesef.

Türkiye'de 8 yıllık eğitim dediler, şimdi biz bir yerden 50 kuruşluk bir alış veriş yaptığımız zaman eğitime katkı diye para ödüyoruz. Ancak 8 yıllık eğitim çerçevesinde korucularla eğitim yaptırıyoruz.

KORUCULAR ÖĞRETMEN...

Durankaya'nın sıkıntı çektiği bir başka husus da eğitim. Buna da bölgenin şartları içinde bir çözüm bulmuşlar. "Eğitim hizmetleri peki nasıl sizce yeterli mi?" dediğimizde Başkanın verdiği cevap ilginç oluyor: "Hayır, hayır. Köy korucularıyla takviye yapıyoruz. Vekil öğretmenlik yoluyla lise mezunları görevlendiriliyor. Köy kuruluşlarına lise mezunlarını veriyorum, eğitimi öyle yapıyorum."

-Korucular sınıf öğretmeni olmuşlar, çocuklara ders veriyorlar. Sağlık ve eğitim hizmetleri sıfır.

-Sıfır.

NÜFUS, SAYIM VE SEÇİM...

Her yerde olduğu gibi Burada da soruyoruz, "Peki nüfus kaç?" Başkan Kemal Kaya "3500" dedikten sonra devam ediyor bilgilendirmeye: "Yani bizim beldenin şöyle bir olayı var; bizim belde halkının % 50'si il merkezine yerleşmiş. % 50'si Durankaya'da. Ondan sonra % 80'i sağlık koşulları nedeniyle, çocukların eğitimi nedeniyle sonbaharda il merkezine yerleşirler, evleri il merkezindedir. İlkbaharda Durankaya'ya giderler, yani Durankaya'nın nüfusu 5000-5500'ü geçer."

-1995 yılında bir seçim oldu, 1999'da da bir seçim oldu. Bu seçimler yapıldı, gerçek bir sayım yapılamadı. Durankaya'da gerçek bir sayım yapıldı mı, görevlendirilen memurlar herkesi sayabildi mi?

-Şimdi Durankaya'da ilginç bir olay oldu, genel sayımda. Bu memur görevlendirme olayında aslında daha titiz davranılması gerekir. Devlet memurlarına işte o sayım süresince belli bir harçlar ödeniyor. İşte bu harçları almak için belli bir kapasitesi olmayan insanlar da bu işte maalesef görevlendiriliyor. Durankaya'da geçmiş nüfus sayımında aslen Durankayalı olup il merkezinde görev yapan imam kendi mahallesinde kendi evini dahi yazmamıştır. Sonradan yazmak zorunda kaldım. Yani bu nüfus sayımlarının sağlıklı yürümesi için sağlıklı yapılması için mesai süresi artı görev yapan eleman kapasitesi çok iyi ayarlanmalı.

-Yani iyi bir ekip kurulması lazım...

-Amaç o, vatandaşa ikramiye ödemek değil. Amaç o işi sağlam bırakmak, bunu yapmak için de rastgele değil, hakikaten bu işi yapabilecekler görevlendirilmeli...

İÇME SUYU...

"Burada içme suyu yetersiz herhalde?" diye sormamız yanıldığımızı gösteriyor. Çünkü başkan Kaya, "Durankaya'da su kaynakları çok. Belediye olarak bütün vatandaşlara yerleşim yerlerine ulaşıyor. Şimdi o mezralara kazı işini vatandaşa, diğer ihtiyaçları belediye ve Valilikten almak koşuluyla hemen hemen her