goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Referandum ve Sivil Yönetim

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
 DERGİ VE GAZETEMİZE;

Aktüel, Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal, Bağımsız, Tarafsız) Muhabirliği;


- Amaç ve meslek haline getirecek,

- Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan,

- İstikrarlı, heyecanlı, azimli, kararlı, fedakar, kendine güvenen

- Prezantabl,Yaş sınırı max 35,

- Tecrübeli,Tecrübesiz (Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin.               
- Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir,

ÖNEMLİ HUSUSLAR;


-  Ailevi, Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar (Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler. Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır.

- Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz.
  
Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr
  
Dergimiz   ; www.yyplatformu.com.tr
- Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz.
Lütfen ! 
Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz.
İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

7 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
‘Kapıya Kilit Mi Vuralım?’

Yüksekova'nın bizi en çok şaşırtan yanı, HADEP'li Belediye Başkanı Hetem İke ile sohbet ederken öğrendiğimiz; ilçe nüfusunun, bağlı bulunduğu ilden yani Hakkari'den fazla olması... Böylesine büyük bir göç ve nüfus problemi yaşayan Yüksekova'nın sorunsuz olmasını beklemek en azından saflık olur.

Zaten Başkan Hetem İke ile yaptığımız sohbet de, bir sorunlar deryasına dönüşüyor. Bu deryada kaybolmadan, ilçeyi ve sorunlarını konuşmaya çalışacağız Belediye Başkanı Hetem İke ile.

-Levha nüfusunuz kaç başkanım?

-Levha nüfusumuz 54 bin 500. Özellikle bizim nüfusumuz, Yüksekova'nın nüfusu Hakkari'ninkinden fazla şu anda. Köylerle birlikte bizim belediye genel meclis üyemiz fazla. Hakkari'de 400 genel meclis üyesi var, bizde 500. Şu an Yüksekova'nın nüfusu 90 ile 100 bin arasında. Bizim payımız levhadaki nüfusa göre geliyor. Bir de ben işe başladığım bugüne kadar herhangi bir yerden Çevre Bakanlığı'ndan, Turizm Bakanlığı'ndan herhangi bir yardım almadık.

PERSONEL SAYISI...

Böyle bir manzaradan nasıl bir görüntü çıkacağını tahmin etmek zor olmuyor bizim için. "Belediyenin kaç personeli var?" diye bir yaralarına daha parmak basmak istiyoruz. 290 işçi ve memuru varmış belediyenin. Gerisini de şöyle getiriyor Hetem İke: "95 memur, 100'dü, bunun 5'ini biz düşürdük. Çok fazla zaten. Ben geldiğimde 15 aydır hiç maaş almamışlardı. Ben geldikten sonra işçi maaşlarını 13'e indirmişim, memurların da şu an 4 maaşları var içerde. Onun sıkıntısını sürekli çekiyoruz. Bir işçi memur 14-15 ay maaş almadıktan sonra bu işçiden verimlilikte bekleyemezsin. Seçime 2 ay kala 400 tane işçi alınmış seçim yatırımı için. Arkadaşımız Nisan 15'te bu arkadaşların çıkışlarını veriyor. Kimse sesini çıkarmasın diyor. Ayın 20'sinde listeleri asın, 19'u seçimdi. Bu arkadaşlara da bir lira para verilmemiş. Bu paraların da hepsini ben ödedim, bu 400 işçinin parasını da ben ödedim."

BORÇ BOYU AŞMIŞ...

Yüksekova Belediyesi'nin elle tutulur yanı kalmamış. "İller Bankası'na kısa ve uzun vadeli borcunuz var mı? Maliye'ye SSK'ya ve diğer dış borçlarınız toplam ne kadar borcunuz var?" sorusunun karşılığında bunu görmek mümkün: -SSK'ya 430 milyar, bizim ilçemizin üzerine haciz koymuş yeni kaldırdık. Bizim otogarımızı teminat olarak gösterdik, 24 ayda ödenmek şartıyla taksitlendirme yaptık. Bu 430 milyarla sabit kalmıyor, faiz yükseliyor, ödediğimiz paranın yerine faiz onu dolduruyor, sıkıntılar içerisindeyiz. TEDAŞ'a şu anda 100 milyara yakın borcumuz var. Piyasaya borçlarımız çok 800 milyara yakın işçi ve memur borcumuz var. Biz çok büyük bir çıkmaz içerisindeyiz, böyle giderse belediyenin kapısına kilit vurmak mecburiyetinde kalacağız. Ben 1 trilyon 350 küsur milyar borçla devraldım. Fakat sigorta borçları vardı ben onların çoğunu hesaba katmadım. Hemen hemen 1.5 trilyon borcumuz vardı. Tabi belediyenin hizmetlerinin aksamaması için bize fazladan para da gelmiyor. Hissemize zaten üç ay para gelmedi, hiçbir şeyimiz yok. Özellikle yörede bulunan milletvekili arkadaşlar duyarlı bu konuda. Bize yardımcı oluyorlar ama onlar da ne kadar yeterli olur onu bilemiyoruz. Tabi bir takım engeller var. Onların da aşamadığı engeller var. Geçen 6 ay içerisinde afete girdim, paraya rahatladım borçlarımızı ödedik. Piyasaya borcumuzu ödedik, işçiye memura ikişer üçer maaş ödüyorduk. Afetten çıktık. Bakıyoruz mesela, Yüksekova, Güneydoğu'nun tamamı, Hakkari, biz 15 yıldır sürekli bu afeti yaşıyoruz. Afet bakıyorsun Ankara'nın göbeğindeki Gölbaşı afette ama Yüksekova afete giremiyor. Ben 200 bin belediye içerisinde en mağdur olanıyım. Bütün belediyelerin sıkıntıları var. Fakat Türkiye genelinde siz dolaşıyorsunuz, tüm belediye başkanlarıyla görüşüyorsunuz, gidin bakın eğer Türkiye'de 15 ay işçiye borçlu 7 ay memura borçlu bir belediye buldunuzsa ben de sesimi çıkarmam. Ben Hakkari gibi değilim. Hakkari hiç olmazsa işçiye memura borçlu değil, piyasaya borçlu değil. İkramiyelerini bile veriyor. Bunun yanında bunların özlük hakları da var. İçerde vergi iadeleri, ikramiyeleri var, bunların hiçbirini ödeyemedik. Öyle bir sıkıntıya girmişiz. Belediye olarak durma noktasına gelmişiz. Rahmetli Özal döneminde Güneydoğu'daki bütün belediyeler Cumhurbaşkanımızın katkılarıyla ayaktaydı. Ondan sonra Sayın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Hakkari'ye el attı ve Hakkari'yi düze çıkardı. Bize bu yardımlar yapılmadı. Biz bu sıkıntıları sürekli yaşıyoruz. Biz her tarafa sesimizi duyurmak istiyoruz. Gidiyoruz istiyoruz ama bize en ufak bir katkıda bulunan yok. Sesimizi duyuramıyoruz, 1.5 yıl oldu burada. Çevre Bakanlığı'na gittim araç verin dedim, ondan bir netice yok. Turizm Bakanlığı'nda benim bir dosyam var, çevre düzenlemesiyle ilgili proje vermiştim, yok. Türkiye'deki bütün belediyelere hiç olmazsa bir kere yardım yapılmıştır. Hakkari'ye, Şemdinli'ye edilmiş hatta benim 2 tane beldem var Esendere ve Büyükçiftlik, bunlara yapılmış, bana tek bir lira para yardımı yapılmamış. Benim hissemin dışında İller Bankası'ndan tek bir lira para aktarılmamıştır bizim belediyeye.

İMAR PLANI NE DURUMDA?...

Başkan Hetem İke'ye, "İmar planı yeterli mi?" dediğimizde de şu cevabı alıyoruz: Önce, "Ben gelir gelmez şehir imar planıyla ilgilendim" diyor ve şöyle konuşuyor: "İller Bankası'na gittim bizim imar planımız 1974'de yapılmış. 1980'de bir iyileştirme yapılmış harita üzerinde, ondan sonra en ufak bir çalışma yok. Şehir zaten 80'den sonra büyümeye başladı. Ben geçen sene İller Bankası'na gittim. İller Bankası yetkilileri, bana bugüne kadar gelen Yüksekova Belediye Başkanı görmedim, ben 10-15 yıldır bu kurumda çalışıyorum görmedim dedi. Ben onun üzerine düştüm. Geçen sene milletvekillerinin katkısı oldu, biz şehir imar planının ihalesini yaptırdık. Yeni bir şehir imar planı yapıyoruz. Yüksekova'da çarpık bir kentleşme var. Müdahale edilmemiş, yollar tahrip edilmiş, kapatılmış. Kimse gidip Allah rızası için sen bu yolu niye kapattın dememiş. İmar planı olmadığı için biz de fazla bir şey yapamıyoruz. Ben bu imar planı için arkadaşı çağırdım, yolu 8-10 metreden aşağı yol olmaz dedi. Hiç olmazsa şehri bir güzelleştirelim, kanalizasyon yok, 100 bin nüfusluk bir yerde kanalizasyon yok. Benim onda da müracaatım var. Hiçbir belediye başkanı yeraltına yatırım getirmek istemez diyorlar. Ben reklam amaçlı hiçbir şey yapmadım. Halkımız beğenir beğenmez eğer ben bir işi yapıyorsam kalıcı yaparım. Yüksekova Güneydoğunun en şirin ilçelerinden biridir. Yüksekova halkı da güzeldir, bunlar herşeye layıktır. Bugüne kadar hiçbir şeye el atılmamış. İçme suyumuz da yeterli değil, yeni bir karkuyusu yaptım kendi imkanlarımızla."

ULAŞIMDA ULAŞILAN DURUM...

-Ulaşım hizmetleri yeterli mi?

-Benim 2 tane otobüsüm var. Benden evvel bir otobüs daha vardı satılmış, otobüs 800 milyona satılmış yalnız lastikleri 800 milyon ederdi. Otobüs şu anda çalışıyor. Ulaşım hizmetleri yetersiz, araçlarımız yok, tamamı eski. Araç gereç parkında 15-20 tane arabam var şu anda; 1 hizmet aracı, 2 tane otobüs, 3 tane damperli kamyon, 4 tane çöp kamyonu var. Bunlar eski araçlar. 2 tane itfaiye geldiğinde itfaiyeler arızalıydı gönderdim, 2'sini de faal duruma getirdim. Günde 500-600 ton su dağıtıyoruz, şehri suluyoruz. İtfaiye hizmetleri yeterli değil ama olan imkanlarla idare ediyoruz. Temizlik hizmetleri de, geçen sene çöp kampanyası başlattık, halkın tamamını davet ettik. Halkı da bu konuda bilinçlendirdik. Burdaki insanların kültürü yok. Bizim yerel bir radyomuz var, orda sürekli bunu söylüyoruz, vatandaşlarımıza çöpü poşete, poşeti de çöp merkezine koyun diyoruz. Çöp akşamdan bırakılsın diyoruz. Çok sıkıntılar çektik, şu anda rayına oturmuş. Araçlar sabah 6.5-7'de başlıyor. Akşam 5'e kadar sürekli çalışıyor. Bu konuda sıkıntılarımız hemen hemen yok. Bizim kendi veterinerimiz var, şu an bizi idare ediyor. Yani ilçeyi idare ediyor. Günde ortalama 100'e yakın koyun kesiyoruz. Sağlıklı kesim yapılıyor, veterinerimiz başında işlerimizi öyle yürütüyoruz. Ulaşımı özel sektör yapıyor, 5 tane minibüs var onlar yapıyorlar benim imkanlarım olmadığı için...

ÖZ KAYNAKLAR...

Para sıkıntısı içindeki bir belediyenin başka gelirleri de yoksa vay haline diye düşünerek, "Çok az payınız var. İller Bankası'ndan gelen payla hizmet yapmak zor. Belediyenin öz kaynağı olması lazım. Yüksekova Belediyesi olarak emlak, çevre temizlik vergilerini, içme suyu paralarını toplayabiliyor musunuz?" sorusunu yöneltiyoruz Hetem İke'ye. "5 yıldır su parasını ödemeyen vatandaş gelip su paralarını ödedi, bu konuda sıkıntımız yok" dediğinde seviniyoruz, ancak; evet bir de işin ancakı var: "Sıkıntı şöyle var, ben TEDAŞ'a bakıyorum TEDAŞ'ın 9000 bin abonesi var, benim 1500 tane var. TEDAŞ'ta ticari alanlarda da elektrik var ama orada o kadar fazla olmaması lazım. Sıkıntımızın tamamı köyden göç edilmesi, kırsal kesimden gelmişler çöp bidonu görmemişler."

YATIRIM VAR MI?..

Yatırım anlamında ne olduğunu merak ediyoruz Başkan Hetem İke'ye, "2000 yılı yatırım planında neler var?" diye. Şunları anlatıyor: "Şehre su vereceğiz, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nden sondaj makinesi aldım, milletvekillerimizin katkısıyla. Diyarbakır bölgesine kadar gelmiş, bu bölgeye geçmemiş sondaj çalışmaları. Muş'a gelmiş Muş'tan sonra gelmemiş. Onların yaptığı yerle bizim eski keten kuyusunun birleştiği yerde bir sondaj daha oldu. Biz su çıkacağına inanıyorduk, çıkmadı. Bir metrelik sondaj vurduk, hepsi taş kaya. Çok güzel su çıktı fakat. O da cereyanla çıktığı için bizi sıkıntıya sokuyor. En azından bir ayda ortalama 20-30 milyar cereyan parası vermek zorunda kalıyoruz. Yüksekova tepesinde o tepenin üstünde eski bir hizmet binamız vardı, düğün salonuna çevirmek istiyorum. Yüksekova'da düğün salonu yok, restaurant yok, yabancıların gelip oturabileceği bir yer yok, sebze hali yok. Yer bulamadım, otogarın arkasında 15 dükkan yapıyorum, sebze hali için. İhale usulüyle toptancılara kiraya vereceğim. Ben belediyenin malını satmam. Ben ilerde o dükkanları kaldırıp güzel bir şekle sokup; eğer işime gelirse, kar edecekse satıp yerine başka bir şey alacağım. Yüksekova Belediyesi'nde benim dışımda kimse mal almamış. Ben geldikten sonra o dükkanları değerlendirdim, kamulaştırdım geçen sene. 1000 metrekaresini de biz aldık. Belediye mezbahası için yer bulmuşum, hazine malıdır. Hazine malı olan belediyelerde kullanma hakkım vardır. Buna rağmen bunda da bize engel çıkartıyorlar. Yani çifte standart, Türkiye'nin hiçbir yerinde olmayan uygulama Yüksekova'da maalesef öyle."

SOSYAL FAALİYETLER...

-Sosyal ve kültürel etkinliklerde neler var?

-Özellikle sosyal kültürel en ufak bir şey yok Yüksekova'da. Kültür merkezimiz belki 2-3 yıla kadar bitmez. Yükeskova'da yalnızca Yüksekovaspor var. İsminde bir karışıklık yaşandı... Geçen sene Sayın Valimiz bize 18 milyar bir yardımda bulundu. Nihat bey 10 milyar, Orhan Işın bundan 2 ay evvel 6 milyar yardımda bulundu, bir de 2 milyar vermişti, 18 milyarlık bir yardım yapıldı. Geçen sene Hakkarispor'a Hakkari kömürü verildi. Artı 1500 ton da mazot verildi. Bize de 1500 ton mazot verseydi biz de bu sıkıntıları çekmezdik. Geçen seneki sporcuların 20-22 milyar alacakları var bizden. Bakkalın, fırıncının, manavın var. Tanış olduğu için üstümüze gelemiyorlar. Öyle ki, bakkal şu anda eşya getiremiyor, kasap et alamıyor. Sporcuların sıkıntısını spordan sorumlu arkadaşımız İrfan Bey'le görüşürsünüz. Kendisi aynı zamanda esnaf odası başkanımız. Yüksekova'da sosyal faaliyetimiz tek o var. Yüksekovalılar da spora sıcak bakmıyor. Yani bakmamasının sebebi içlerinde o kadar fakir varken, ben bu parayı fakire versem o istifade eder diye düşünüyor. Yüksekova Belediyespor bizim için önemli bir sosyal faaliyettir. Yüksekova'yı tanıtan bir faaliyettir. 3. Ligdeyiz bu gidişle biz paraları ödeyemeyiz. Birkaç gün sonra sezon başlıyor. 1 lira paramız yok, geçen senenin borçlarını daha ödemedik. Biz bu sporcuları tekrar oynatabilir miyiz? Sporcuların tamamı Yüksekova'lı. Geçen sene dört tane dışardan getirmiştim. Mecbur oldum, onlar yabancı diye onların paralarını ödedim, borç harç ettim maaşlarımdan veriyordum. Çok büyük sıkıntılar içerisindeydik. Bir de folklör ekibimiz var, ona da el atmak istiyoruz en azından Yüksekova'nın güzel bir folklör ekibi var, o konuda bir takım çalışmalarımız var. Tiyatrodur skeçtir, folklör ekibidir bunların olması lazım. Gençler gelip başvuruyorlar ama belediyenin imkanları kısıldığı için imkanlar dahilinde ne gerekiyorsa yapıyoruz. Şu anda 55 tane kayakçımız var, dünyada 2. gelen var. Yüksekova'da teşvik var da yardım yok. Hakkari Gençlik ve Spor Müdürlüğü gelin ben sizin şeylerinizi yatıracağım dedi ondan sonra en ufak bir şey yapılmadı. Parasal bir yardım yapılmıyor. 15 gün bir kampa sokuyoruz, ayda 50 saat. Ben onları belediyenin bünyesine almak istiyorum. Özellikle geçen sene Avrupa'ya İngiltere'ye giden arkadaşımız dünya 3.'sü oldu. Kayakçıların tamamı Yüksekovalı, Yüksekova'nın çok kaliteli kayak için bir karı vardır...

SAĞLIK VE EĞİTİM HİZMETLERİ...

Bölgenin bir diğer iki önemli sorunu da eğitim ve sağlık. Bunu Yüksekova'da da görmek şaşırtmıyor bizi. -Başkan, Yüksekova'nın sağlık, eğitim hizmetleri yeterli mi? "Gerekir, ihtiyaç var" diyor İke ve devam ediyor: "Arkadaşımızın dergide sağlık planıyla ilgili yazısı var. Yüksekova'da sağlık hizmetleri sıfır. Doktor için söyledik, özellikle doğum için; Yüksekova Hakkari'den daha zor durumda. Kadın hastalıkları için uzman hekim var yetersiz. Hastane var kaç kadro olduğunu bilmiyorum, 10-15 yataklı. Ambulansı var yetersiz. Okullarımızda öğretmen yetersizliği hat safhada. Şu an köy okulları kapalı zaten, geçen sene birkaç tanesi açıldı. Bir takım şeyler gerekçe gösteriliyor; terör, güvenlik nedeniyle... Ama şu an okullar ayakta, kapı pencere takılacak. Bu insanlarımız yine o okullarda eğitim yapabilecek. Bütün okullarda öğretmen eksik, branş öğretmenleri hemen hemen hiç yok. Bunlara önlem alınması lazım. Geçmişte, herhalde geçen seneydi seminer yapıldı, fazlalıkların tamamı Güneydoğu'ya verilecek dendi... Mesela, işte adam okul yapmış lisesinde 20-30 tane öğretmen var, ama normalde 10 tane öğretmen görev yapması gerekirken 30 tane öğretmen bulunuyor. İşine öyle geliyor. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuya el atsa şu anda Türkiye'de öğretmen sıkıntısı kalmaz. Şişirmiş bazı yerler, torpil yapmış adam gitmiş orda kalıyor. Fakat öğretmen fazlalığı var, Güneydoğu'da öğretmen yok. Güneydoğu'da eğitim sıfır, öğrencilerin eğitim seviyesi sıfır."

ACİL SORUNLAR...

Belli ki Yüksekova için her sorun acil. Ancak, "Halkın içinden çıktınız, halkın sorunlarını çok iyi biliyorsunuz. Yüksekova'nın en acil sorunları nelerdir?" sorumuzla, bir de Hetem İke'nin değerlendirmesini istiyoruz: "Biraz önce ben belediyecilikle ilgili bir takım konulara değindim. Yüksekova'da en acil konu kanalizasyon, bunun mutlaka yapılması lazım. Geçen sene epey uğraştık, çevre yolunu programa koyduk,. Devlet Su İşleri şimdi Esendere askeri noktadan sonra bir yolu verecek. Şemdinli yoluna çıkarılarak çevre yolu olması Yüksekova'yı rahatlatır. Yüksekova'da biliyorsunuz Esendere gümrük kapısı var. Biz özellikle o yolun yapılabilmesi için bir takım çabalar gösteriyoruz yıllardır. 1. Sınıf kapı fakat Tırların geçişine izin verilmiyor. Kapı hemen hemen hiç çalışmıyor, Pazar yok. Bunların mutlaka yapılması lazım. Acil içme suyu merkeze getirilmesi gerekiyor. Şehrin imar planı ihalesi yapıldı, şu an o çalışmalar devam ediyor. 1-1.5 yıla kadar İnşallah o biter. Zaten 3-4 aya kadar bir bölü beşbinlik haritalarımız çıkacak. Bu çalışmalardan sonra kanalizasyonu da ihaleye verebiliriz. Çünkü haritayla kanalizasyon birlikte yürüyebilir. Bu bir bölü beşbinlik haritalar çıktıktan sonra kanalizasyon çıkabilir. Türkiye'deki bütün belediyeler çok büyük sıkıntılar içerisindedir. Bu sıkıntı yalnız bizlere mahsus değil. Şimdiki 6.3 ödenek belediyelerin masraflarını giderlerini karşılamıyor. Olabilir, dersiniz hırsız belediye başkanları var, olumsuz belediye başkanları var. Tamam 5-10 kişi, istisnalar kaideyi bozmaz. Demek ki bu artık yetersizdir. Belediyeler nefes alamıyor ve bunun mutlaka geçmesi lazım. Öyle veya böyle devletin buna el atması lazım. Yetkilerin artırılması lazım. Bazı noktalardaki yerel yönetimlere bakıyorsun ,belediye başkanı vali beyin, kaymakam beyin memuru sıfatında bir konuma sokulmuş. Aslında belediye başkanlarının bir takım yetkileri elinden alınmış..."

BAŞKANLIK ZOR...

"Yetki atananlara mı verilsin, seçilenlere mi tartışması var..." şeklinde bir değerlendirme ile konuya girerken, Başkan Hetem İke leb demeden leblebiyi anlıyor ve alıyor sazı eline:

-Aslında mesele ortada. Söylediklerini yerine getirmeyen milletvekillerine oy verilmemesi lazım. En azından bunları bağlayıcı bir yasanın olması lazım. Bir madde koyun, burda yalan söylemişsin deyin, hiç olmazsa bunu yerine getirsin. Onu yerine getirmek zorundasın. Milletvekilinin işi pek zor değil, milletvekilliği zor bir görev değil. Belediye başkanlığı çok zordur. Günde ben burda ortalama 100-150 kişiyle karşı karşıya geliyorum, konuşuyorum, yöreyle ilgileniyorum, ilçeyle ilgileniyorum. Milletvekiline ulaşmak biraz zor.

MERKEZİ YÖNETİME MESAJ...

-Gazetemiz tüm devlet protokolüne dağıtılacak. Tüm milletvekillerine, yerel yönetimle ilgili olan tüm bakanlık birimlerine, Hakkari'ye, Yüksekova'ya dağıtılacak. Gazetemiz aracılığıyla merkezi yönetime olan mesajınız var mı? Bir de Yüksekova halkına olan mesajınız?..

-Merkezi yönetime ben bu konularda Yüksekova Belediyesi olarak sıkıntılarımı anlattım. Türkiye genelinde benim kadar sıkıntılı bir belediye yok. Çünkü 1.5 yıllık işçi maaşları var içerde, memur maaşları var içerde. Bunlar bizi sıkıntıya sokuyor. Ayırım yapılmamasın, partizanlık yapılmasın. Bunların hepsi Türkiye Cumhuriyeti'nin partileridir, bu halk hepimizindir. Bu halk bana oy vermiştir, bu halk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Bu ayrımların yapılmaması özellikle yöredeki belediyelere biraz daha fazla yardım yapılması konusunda merkezi yönetimden ricam odur. Bir Gölbaşı Belediyesi afete giriyorsa Ankara'nın göbeğinde, bir Yüksekova 15 senedir afeti yaşıyor. Yüksekova göç almıştır, en büyük afet budur. Bir ilçenin yapısı 20 bin kişiye göre yapılmış, bugün 100 bin nüfus yaşıyor Yüksekova'da. Bunun altyapısı, suyu, kanalizasyonu, bunların hepsi ekonomikti. Ekonomi olmasa bunlara hizmette götüremezsin. Vatandaşlarımızda çok büyük sıkıntı içerisindedir. Özellikle yöre halkının tamamı gözünü belediyeye dikmiş. İ ş yok, aş yok . Belediye halkın belediyesi, biz belediyeye gidelim belki belediye iş verir diyorlar. En fazla işçisi olan, işçi çalıştıran kurum belediyedir. Bu kadar bu kadroların şişmesi bundan kaynaklanıyor, yörenin yapısından kaynaklanıyor. Burda fabrika yok, işçi yok, istihdam yok. Vatandaş geliyor benim ekmeğim yok, param yok, ya bana iş ver ya ekmek ver diyor. Vatandaş da haklıdır, göç etmiş gelmiş merkezdedir. Biz bunu istiyoruz ,özellikle bizim konumumuz biraz göz önüne alınsın. Bir takım şeylerin üzerine siyasi şeylerle gidilmesin. Nerde ihtiyaç varsa oraya bakılsın. Marmara depremi oldu biz Yüksekova'da hepimiz üzüldük. Bizim insanlarımız perişan oldu ama emin olun biz ordan daha mağdur duruma girdik. Biz Yüksekova'da 70-75 milyar para topladık, deprem bölgesine gönderdik. Ama biz 15 yıldır bu depremi yaşıyoruz, hiç kimsenin de bizden haberi yok. Merkezde oturan hiçbir arkadaşların bu yöreden haberi yoktur. Belediyeler üzerindeki bu darlığı hiç kimse hissetmiyor, görmüyor, biz büyük sıkıntılar içerisindeyiz. Merkezi yönetim ya afetden yardım etsin ya da bizim bu hisselerimizi arttırsın. Kesinlikle bu hisselerin mutlak yükselmesi lazım. Bu hisseler yükselmezse belediyeler iflas etmiştir. Böyle giderse ben belediyenin kapısına kilit vuracağım. Ben onlara maaş veremiyorum, işçi memur isyan ediyor. Bu sıkıntıları aşmamız lazım, bunları aşamazsak hep birlikte bu sıkıntı çekeceğiz. Devletin özellikle bu yöreye toplumsal barışa ihtiyaç vardır. Bu insanlar için biraz iş aş bir takım şeylerin yapılması lazım. Bu insanları yoksulluktan kurtarmamız lazım. İnsanlar başı boş kaldıkça değişik yerlere gider hırsızlık da yapar. Adam ne yapsın açtır muhtaçtır istiyor.

HALKA MESAJ...

-Yüksekova halkına da mesajınızı alalım;

-Yüksekova halkı çok iyi bir halktır. Cana yakın özverili bir halktır. Yüksekova'da bizim bir takım sıkıntılarımız vardır, belediyenin çok büyük sıkıntıları vardır. Bazı konularda gerektiği gibi onların ihtiyaçlarına cevap veremiyoruz. Bunlarla sürekli ilişki içerisindeyim, toplantı yapıyoruz. İstekleri oldu mu gelin bana söyleyin onları yapmaya çalışacağım diyorum. Yapamadığımız işler için kendilerinden özür diliyoruz, elimizden gelen çabayı da gösteriyoruz. Şu an yaptığımız, çöp ve suyumuzu çöpümüzü kaldırıyoruz, suyumuzu da kısa süre içerisinde getireceğiz. Başka yatırımların da yapılması için imkan olması lazım. Maddiyat olmadı mı hiçbir şey de yapılmıyor.

SESİMİZİ DUYURUN...

-Bizim sormadığımız, eksik kalan veya sizin söylemek istediğiniz bir şey var mı?

-Siz basın olarak bu konuları tarafsız, bu sıkıntılarımızı sansürsüz gündeme getirseydiniz bu sıkıntıları yaşamazdık. Yani tarafsız bir basınımız yayınımız olmuş olsaydı Türkiye'de bir takım gerçekleri anlatan basınımız olsaydı böyle olmazdı. Siz bir takım yerlere sesimizi duyurursanız size ben teşekkür ederim. Ankara'dan kalkıp buraya gelmişsiniz, bu bizim için çok büyük nimettir. Merkezi yönetim Güneydoğu'ya öncelik tanıyıp buralara yatırım yapmalı. Bu yörelere en ufak bir yatırım yapılmamıştır, burada tekstil fabrikası var 4 yıldır yapılmış öyle duruyor. Burda bir havaalanı yapılıyor, havaalanı geçmişteki bir hava alanı var. Bu havaalanı orda mı yapılsın burda mı yapılsın? 2 senedir öyle getirilip götürülüyor. Geçen sene yeri de kamulaştırıldı. Bir Baraj ihalesi vardı Anavatan döneminde, 1996'da ihalesi yapıldı, ondan sonra bizim eski milletvekili Mustafa Zeydan döneminde yapıldı, ondan sonra Bakanlık CHP'ye geçti, CHP'den bizim burda milletvekilimiz vardı Esan Canan, işte bu ihaleyi benim vermem gerekirken DYP milletvekili verdi dedi. 2 sene sürdü ondan sonra mahkeme kararıyla aynı müteahhit tekrar barajı aldı, çalışması devam ediyor. Daha başka projeler de ya ödeneksizlik yüzünden başlayamıyor, başlasa bile bitirilemiyor. Bu yörede sıkıntılarımız budur. Barajlarımız bitene kadar ovada sulama alanı kalmayacak. Ovamız bitti, sorunumuz var.

 

© Copyright-2005