goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 19.11.2008 02:52:38, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1775406 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 25 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
‘Partizanlık Yapılmasın’

76 personelle kısıtlı imkanlar içinde hizmet vermeye çalışan Şemdinli Belediyesi'nin elini kolunu bağlayan husus, içinde bulunduğu borç batağı... Hakkari'nin diğer ilçeleri, beldeleri, köyleri, mezraları gibi, terör yüzünden büyük mağduriyet hatta mahrumiyet yaşayan ilçelerinden biri de Şemdinli.

İnsanlar terörün kendilerine bir şey kazandırmadığını hatta çok şey kaybettirdiğini anlamış ama iş işten geçmiş... Türkiye'nin 100 milyar dolarını yutan, 30 bin canına mal olan kanlı dönemin herkese ve her yere olduğu gibi Şemdinli'ye de bir faturası olmuş. Hem de ağır bir fatura. Bugün bölge insanlarının şikayetçi olduğu her hususun altında yatan birinci sebep, aslında o melun terör... Bunu fark edenler, içinde bulundukları kötü koşulların sebebini anlama konusunda da pek zorlanmıyor... Çünkü artık herkes biliyor ki; terör vermez, hep alır... Candır, maldır, hizmettir; ne varsa yutar... Böylesine acıların yaşandığı yerlerden biri olan Şemdinli'nin HADEP'li Belediye Başkanı Ferman Özer ile konuşurken, bu yönde, satır aralarına sıkışan mesajlar oluyor. Başkan'ın en çok dert yandığı konu ise belediyelere yardım edilirken ayırımcılık yapılması... Biz, tüm başkanlara olduğu gibi "Belediye başkanlığınız hayırlı olsun" diye başlıyoruz söze. "Sağolun teşekkür ederim hoş geldiniz Şemdinli'ye" diyor... Her alanda medeni tavır özlemi içinde olan Türkiye'de, özellikle belediye başkanlarının devir teslim törenlerinde görülen soğukluğu, hatta, tabirimizi bağışlasınlar ilkelliği gündeme getirmek için "İlk mazbatayı aldığınız günü hatırlıyor musunuz? Bazı yerlerde devir teslim töreni yapılmamış. Sizde nasıl oldu?" sorusunu sohbetimize başlangıç yapıyoruz...

TÖREN OLMAMIŞ...

"Hayır tören yoktu" diyen Ferman Özer bizi yanıltmıyor ve devam ediyor: "18 Nisan seçimi bitti pazar günü, ben çarşamba günü ancak mazbatayı alabildim. Seçimleri aldık öyle tören falan, hayırlı olsun gibi şeyler olmadı. Sadece mazbatayı aldığım zaman hayırlı uğurlu olsun dedi o kadar. şimdiye kadar halen bizim kaymakam bey de gelip belediyeye ayak atmamıştır. Sadece Komando Hava Komutanını ben ziyaret ettim, o da geldi benim bir çayımı içti. Yeni gelen emniyet amiri çok güzel, ileri görüşlü bir insan. Ben gittim tabi ondan sonra o da geldi benim bir çayımı içti. Kimse gelip beni tebrik etmedi."

-Siz seçimle geldiniz, yani seçimle geldiğiniz zaman insan hayırlı olsun başarılar diler.

-Anayasal hakkımızı kullandık biz kanuna aykırı hiçbir iş yapmadık ki. Kanun bu hakkı verdi, biz de seçime girdik kazandık. Suçumuz HADEP'li olmak, başka da bir suç bulamıyorum. Hiç olmazsa bir ay beni denetleselerdi. Acaba ben nasıl bir adamım hırsız mıyım, dolandırıcı mıyım, sahtekar mıyım, kanunsuz bir iş yapıyor muyum? Ama yok maalesef...

NÜFUS VE PERSONEL...

Özellikle Doğu ve Güneydoğu'nun hemen her yerleşim birimindeki nüfus meselesine getiriyoruz konuyu.

-Pek çok yerde nüfus problemi var. Yani resmi nüfus ile gerçek nüfus farklı. Sizde nasıl bu durum?

-Bizim resmi nüfus 11 bin 240. Şimdi ise 16 bin olmuştur. Ama maalesef resmi nüfusa göre geliyor pay.

-Belediyede kaç personel var?

-Toplam 76 tane personel var. 8 kadrolu işçi 16'sı geçici işçi. 33 taneydi bunun 13 tanesini vize olmayınca alamıyoruz tabi onlar öyle bekliyor.

Kadroda bir değişiklik yapmadım, kimseyi görevden almadım. 33 tane seçim arİfesi alınmıştı, hepsi zor durumda insanlardı ben gelince Validen vize alamadım 3-4 ay. Ondan sonra gittim önce 16 tanesini vizesini aldım diğerleri de bekliyor. Kimsenin görevine son vermedim. Eğer imkanım düzelirse bekleyenleri yine alacağım.

BORÇLAR...

Kaideyi bozmayacak istisnalar dışındaki tüm belediyeler açısından birinci derecede ki sorunlardan biri olan borç konusuna girmeden olmaz elbette...

-İller Bankası'na kısa ve uzun vadeli borçlarınız var mı? SSK'ya, Maliye'ye, dış borçlarınız var mı?

-385 milyar borç devir aldım. Şimdiyse haciz koymuş bize SSK, onu da 24 aya taksitlendirdim. Şimdi 2 milyar 300'e yakın ödendi. Kesiliyor, bunu biz ödeyeceğiz. Bir de ayrıyeten 3 milyardan fazla yani her ay 5 milyar SSK borcu var, faiz ödemeleri geliyor. Bazen farklı geliyor, tabi vergi de kesiliyor. Maliye de verdi, İller Bankası'na bizi bildirdiler oradan kesiyorlar.

-Şemdinli'ye eski başkanın bıraktığı ne kadar borç vardı?

-385 milyar.

-SSK, Maliye hepsi birlikte?

-Hep birlikte.

-Maaşlar ödeniyor mu?

-Çok zorlanıyoruz, tabi bu da hizmeti aksatıyor. Hizmet yapamıyoruz. Elimden geleni üzerinde durdum tabi gece-gündüz karıştırdım. Tüm iyi niyetimle hırsızlıkları önledim. Fuzuli masraf yapmayınca borçları verdim, memurların maaşlarını verdim. 8 maaş içerdeydim onu verdim. Şu anda bu ay ki maaş kaldı sadece..

-Yüksekova Belediyesi 6 ay içerde, Hakkari Belediyesi 8 ay içerde. Bir tek siz varsınız sadece bu ay ödemeyen, örnek belediyesiniz...

-Bu ayda SSK bizi sıkıştırdı yoksa daha öderdim. Vatandaşın borcu vardı taksitle. Ben 20 gün Ankara'ya gittim gelinceye kadar mazot, benzin gelmişti...

HEPİMİZ KARDEŞİZ...

Seçimlerde eski personelin kendisine karşı seçim propagandasında yer aldığını gözleriyle gördüğünü söyleyen Başkan, "Personelde muhalefetlik var mı? Personelle uyum içinde misiniz?" sorusuna cevap verirken de şöyle konuşuyor: "Şemdinli küçük bir yer, kimin ne yaptığının halk farkına vardı. Seçimde de devlet memuru olduğu halde çalışanları gördüm defalarca .... Zaten sen bu partidensin şu partidensin diye ayırım yapmadım, hepsini kardeş bildim. Tabi memlekette demokrasi olduğu için olabilir normaldir. Herkesin fikri ayrı olabilir, herkesin partisi ayrı olabilir. Burda kardeşiz beraber bu halkla çalışacağız. Halk bizimdir biz bu halka hizmet edeceğiz. Biz hizmet için gelmişiz hiç bir ayırım yapmadan hiç kimseye zorluk çıkarmadan."

İMAR PLANI....

İmar problemi de gözardı edilemeyecek kadar önemli. Hatta daha yeni şehirleşmeye başlayan bölgelerde çarpık gelişmeyi önlemek için hayati önem taşıyor... Bu düşüncelerle yöneltiyoruz sorumuzu:

-İmar planı yeterli mi? İmkanlar ölçüsünde uygulayabiliyor musunuz?

-Uygulayamıyoruz. Zamanında yanlış yapılmış herkes gelmiş kim nereyi bulduysa ev yapmış, 12 metrelik yol var 2 metre bırakmış. Kimse bir şey söylememiş, burası belediyenindir burası mezranındır, sen yolu kapatıyorsun, sen şehrin düzenini bozuyorsun diye hiç kimse dememiş. Kağıt üzerinde imar nasıl çözülmüşse öyle kalmış, uygulama yok.

-Ya alt yapı?

-Kanalizasyon yapılmış yarısından fazlası yok. Geçen burada bir deprem oldu, yalnız insan ölmedi yerler sarsıldı, o zaman bir kanalizasyon şebekesi bozuldu. Üç mahallenin de kanalizasyonu yok. Yollarımız komple her tarafı çürümüş. İller Bankası'ndan Bayındırlık'tan bir mühendis gelmiş, arkadaşla beraber son noktaya kadar gittik. Fotoğraflarını çekti. Yani çok perişan bir durumdayız. Bu bakımdan içme suyumuz yeterli değil, kanalizasyon da yok burada. Tespit etti arkadaş, bilmem işin içinden nasıl çıkacağız. Gel ki bizim bütün isteklerimiz bütün müracaatlarımız boşa çıkmıştır.

Ben bunlarla beraber suyu kesmeye gittim. Suyu düzelttim. Ondan sonra bir tane mazot pompası aldım. Kanalizasyonların bozuk yerlerini tamir etmeye başladım. 5 sefer çarşının içini yama yaptım, başka hiçbir hizmet yapmadık. Gücümüz de yoktur. Para olmayınca destek olmayınca reisi cumhur da gelse belediye başkanı olsa burada birşey yapamaz. -Park bahçe yeşil alan düzenlemeleri nasıl? Şemdinli zaten yeşillik... -Yeşillik de, hiç bir yer yapılmadı, yani belediyede yeşil alan diye bir şey yoktur. Hiç bir şey bırakılmamış, her taraf kaldırılmış.

ARAÇ PARKI VE TEMİZLİK....

Parasız ve araç-gereçsiz hizmet mümkün değil... Tüm belediyelerin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de para olduğu kadar, hizmetlerini yürütebileceği araç parkına sahip olması... "Araç parkında neler var?" diye soruyoruz Ferman Özer'e: -Şu anda kullanılmıyor, ulaşım hizmetleri yetersiz hiç yok. Belki 10 seferdir ben gitmişim, söylemişim dilekçe vermişim, milletvekillerine gittim bizzat, kendim Çevre Bakanlığı'na gittim. Bir itfaiye aracıyla bir park için bize söz verdi vermiyor, söz verdiği halde vermiyor. Milletvekillerine gidiyoruz ilgilenmiyor. Başka bizim gideceğimiz yer yok. Ya İran'a gideceğiz, ya Irak'a gideceğiz. Başka yer yok...

-Temizlik hizmetleri yeterli mi?

-Yeterli yeterli tabi!.. Kağıt toplamayla bu mesele çözülmüyor.

-Veteriner kadronuz var mı?

-Kendi veteriner kadromuz vardı o da boş şu anda. Et kesimi sağlıklı değil. Hiç bir şey sağlıklı değil.

-Bir yangın çıksa ne olur yani?

-Vallahi kaderimizle başbaşa kalırız.

DİĞER SORUNLAR...

Şemdinli Belediyesi de diğerlerinden pek farklı değil. Sorularımıza aldığımız cevaplardan bunu anlamak zor değil... -Belediyelerin öz kaynakları vardır. Bunlar belediyenin ufak tefek borçlarını kapatmak için kullanılır. Öz kaynaklarınız var mı?

-Var da çok az. Şimdi dükkanlarımız var kira alamıyoruz. Bizim otelimiz var altında 3 tane dükkan var. Bir bölümü Halk Eğitimde, kirası verilmiyor.

-Şemdinli ilçesinin sosyal kültürel etkinliği var mı? Parkı, bahçesi, düğün salonu var mı?..

-Düğün salonu yok. Parkı yok. Oturacak yeri yok. Yeşillik burası, açık cezaevi, 1946'dan beri de belediyedir burası...

-Şemdinli'de sağlık ve eğitimi hizmetleri yeterli mi?

-Sağlık hizmetleri araç olarak var, yalnız doktor yetersiz. Burdaki arkadaş da gerekli çalışmayı yapıyorlar. Güzel çalışıyorlar... Bu sene okul yeterli değil. İlkokul yaptırdılar o da bu sene faaliyete geçmedi, var ilkokul var.

-Yani sağlık da yetersiz eğitim de yetersiz. Eğer elinizde imkan olsa 2000 yılı içerisinde yapmak istediğiniz şeyler nelerdir?

-Benim için değil, bütün insanlar için en önemlisi eğitimdir. Eğitimin olmadığı bir memlekette hiç bir şey olmaz. Onun için benim başta yapacağım iş okul, eğitim ağırlıklı. Ondan sonra içme suyunu yeterli hale getirmek. Yol düzenlemesi, ondan sonra kanalizasyon. Eğitime ağırlık vermek istiyorsunuz. Okul yaptırmak istiyorsunuz herşeyin temeli eğitimden kaynaklanıyor. İnsan için en önemli şeylerden birisi insana yatırım...

GEÇİM DERDİ...

-Şemdinli'nin temel sorunu?

-Şemdinli'nin temel sorunu geçimdir. Geçim sıkıntısı en önemli bugün, bu halk için çok önemli.

-Halkın şu anda geçim kaynağı ne?

-Ha bir şey yok, ticaret durmuş. Hayvancılık ticareti oluyor. Şemdinli, Çukurca gibi olsa ya da Daşkale gibi olsa düzelir, halk biraz canlanır.

-Türkiye gündeminde görüşülen, 32 yıldır görüşülen bir yasa tasarısı var. Bu tasarı hakkında ne düşünüyorsunuz?..

-Düşüncem şudur; tabi yeşil alandan, eğitimden ondan bundan bahsediyoruz. Türkiye'nin güzelliğinden bahsediyoruz. Dünyaya düzenlik, herşey belediyeden gelir. Bizim halk eğer su, elektrik, yol, her şeyi belediyeden bekliyorsa, dış görünümü de güzelliği de halk belediyeden istiyorsa belediyenin yetkisini arttırsınlar. Hem Avrupa'ya üye olmak istiyoruz hem belediye başkanlarına yetki vermeyerek hizmet bekliyoruz. Bu yanlıştır. Ya tamamen kaldırsınlar kaymakam gibi birşey bıraksınlar, atamayla olsun ... Bence bizim ellerimiz kollarımız bağlıdır. Güya ismimiz Belediye Başkanıdır.

AYIRIMCILIK OLMASIN...

Şemdinli Belediye Başkanı Ferman Özer'in en çok üzerinde durduğu husus, merkezi yönetimin belediyelere yardım ederken takındığı ayırımcı tavır.Bunun olmaması gerektiğini sıkça vurgulayan Başkan'a, "Merkezi yönetime olan mesajını alalım" dediğimizde derdini deşmiş oluyoruz... "Partizanlık yapıyorlar" diyor ve devam ediyor: "Olmamasını istiyoruz. Bir bayrak altında yaşıyorsak, vatandaşız hepimiz bu memleketin çocuğuyuz bir ayrımcılık olmasın, müracaatlarımız boş çıkmasın. Araçlarımız gelsin, projemiz varsa projemiz değerlensin. Derecik beldesine 10 milyar geldi geçen gün. Şemdinli'ye gönderilmemiş niye? 3500'lük bir yere 10 milyar para gönderiliyor da 20 bin nüfusluk bir yere 1 milyar dahi gönderilmiyor. Bize bir kuruş dahi gelmemiştir..."

-Şemdinli halkına mesajınız:

-Halkıma diyorum ki; benim halkım paniğe düşmesin, rahatsız olmasın. Elimden geleni yapıp bu halka hizmet edeceğim. Ben bu belediyeyi bir batak olarak teslim almışım. Elimden geleni ben halkıma yapıyorum.

-Bizim eksik kaldığımız sizin söylemek istediğiniz:

-Benim eklemek istediğim konu, Türkiye'de kardeşçe yaşamak için hep beraber elele gönül gönüle huzur içinde olalım. Dünyaya cevap verecek bir şekilde beraberlik kardeşlik olsun. Kavga, vurma- kırma değil kardeşlik...

-Son olarak, kısa bir özgeçmişinizi alalım...

-İlkokul mezunuyum. Ortaokulu dışarıdan okudum, maddi sıkıntılardan dolayı okuyamadım. Fakirdim, yetimdim tabi okuyamadım. Ondan sonra ben sürekli sol partilerle çalıştım., İçime öyle gelmiş sol gelmiş. Ben de Hadep'te zamanında 2 sene ilçe başkanlığı yaptım. Şimdi Belediye Başkanıyım. 13 sene de emniyete bekçilik yapmışım. Evet 13 sene bekçilik yapmışım. Benim hiç bir hatam hiçbir şeyim de yoktur. Birkaç sefer iftiraya uğradım. Benim tek bir çocuğum liseyi bitirmiş üniversiteyi kazanamamış. Bir hanım bir çocuk... Benim babam vefat ettiği zaman beni annem büyüttü. Amcamın 16 çocuğu vardı, onlarla beraber yaşadım. Onlarla beraber yaşayınca beni okutamadı, çocuklarını da okutamadı. Bu bana ders oldu, 10 kişi rezil olacağına 1 kişi vezir olsun; iyiyse de bir tane yeter, kötüyse de bir tane yeter. Ben teşekkür ederim. İsterim ki ayrımcılık olmasın. Partizanlık yapılmasın. Çifte standart olmasın. Ayrımcılık yapılmasın. Ankara'dan milyarlar uçup hedere gitmesin. Şemdinli halkına günahtır.

 

© Copyright-2005