goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 23.11.2008 13:22:34, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1781963 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 33 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
‘Çözüm, Köye Dönüş’

İşsizlik Hakkari'de diz boyu. Köyden kente mecburi göç kenti bitirmiş. 25 bin kişiye göre hazırlanmış bir alt yapı ile 75 bin kişiye hizmet götürmeye çalışan bir belediye başkanı var orada. Başkan Hüseyin Ümit, "Göçün en önemli türevi olan işsizlik, bunun sonucu da sokaklarda aç gezen insanlar" derken hiç de haksız değil. İnsanlar köyüne dönmek, yaylasına çıkmak istiyor. Tek geçimi hayvancılık olan bir yörenin insanı başka ne ister ki. Başkana göre, "Köye dönüş yolunun açılması lazım, bu yol açılmasa sorunlar çözülemez".

"Hakkari bir sınır kentidir ve Olağanüstü Hal burada bir süre daha devam etmelidir" diyenleri anlayamadığını ifade eden Başkan Ümit, artık bir çatışma olmadığına ve huzur ortamı geldiğine göre Olağanüstü Halin kalkması gerektiğini savunuyor. 1960 ihtilalinde 7 yaşında olan Ümit, o günlerden bu yana hep darbe yönetimlerini, Olağanüstü Hal yönetimlerini yaşayan bölge halkının hiç değilse normal şartlarda yaşamaya, olağan bir yönetim görmeye hakkı olduğuna kaydediyor.

1953 yılında Hakkari'de doğan, ilk orta ve liseyi burada bitiren Hüseyin Ümit, yüksek tahsilini İstanbul'da tamamlamış. Yaşadığı topraklardan uzak kalmamaya özen gösteren Ümit, 15 yıl süren avukatlık hayatına da Hakkari'de devam etmiş. Siyasi kariyerini kararlı bir şekilde Hep, Dep ve Hadep çizgisinde sürdüren ve bunun karşılığını da önce ilçe başkanı sonra belediye başkanı olarak alan Hüseyin Ümit, "Topluma hizmetin aracı siyasettir, ben de halkıma hizmet için bu yola baş koydum" diyor...

İLKELERİMİ HADEP'TE BULDUM...

Cumhuriyetimiz kurulduğundan bu güne çözüm bulunamamış sorunların başında demokrasi, insan hakları gibi sıkıntıların geldiğini ifade eden Ümit, çözümün demokratik hukuk devleti içinde birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamı içinde eşit bir şekilde yaşamaktan geçtiğini savunuyor. Bu sorunlara en gerçekçi ve mantıklı yaklaşımı gösteren partinin HADEP olduğuna inandığı için siyasi hayatına burada devam eden Belediye başkanı sohbetimizin bu noktasında şunları söylüyor:

GEÇİCİ YAKLAŞIMLARLA ÇÖZÜM ÜRETİLMEZ...

" Türkiye'nin ve bölgenin sorunları artık herkesçe bilinmektedir. Bunları yalnız biz söylemiyoruz. Basın, bilim odakları, üniversiteler, sendikalar hatta siyasetçiler söylüyor. Ama köklü ve kalıcı bir çözüm hala bulunamamıştır. Bunca yıldır eğer kan akıyorsa, köylerdeki insanlar göç etmek zorunda kalıyorsa bunun suçlusu hala bir çözüm bulamayan merkezi hükümettir. Demokratik platformda çözüm aranmadığı için Olağanüstü Hal, Özel Harekat ve Koruculuk müessesi gibi geçici yaklaşımlar türetilmiştir. Nihayetinde medeni dünyanın çeşitli ülkelerinde de böyle sorunlar yaşanmıştır. Ama bunlar kan akmadan demokratik yollardan çözülmüştür. Şu bu ülkelerde huzur var, ekonomik refah var. Türkiye'mizin de ekonomik yönden kalkınması için öncelikle bu sorunların çözülmesi gerekmektedir. Bütün bunlar için de birinci planda parlâmentoya görev düşmektedir. Ama ülkemizde ne yazık ki parlâmento ikinci hatta üçüncü planda kalmaktadır. Meclisimiz bu işlere eğilirse, kısa bir süre içinde bütün sorunlar çözülür ve şu an yaşadığımız sıkıntılar da son bulur".

ARTIK OLAĞANÜSTÜ YAŞAMAK İSTEMİYORUZ...

"Hakkari bir sınır kentidir ve Olağanüstü Hal burada bir süre daha devam etmelidir" diyenleri anlayamadığını ifade eden Başkan Ümit, artık bir çatışma olmadığına ve huzur ortamı geldiğine göre Olağanüstü Halin kalkması gerektiğini savunuyor. 1960 ihtilalinde 7 yaşında olan Ümit, o günlerden bu yana hep darbe yönetimlerini, Olağanüstü Hal yönetimlerini yaşayan bölge halkının hiç değilse normal şartlarda yaşamaya, olağan bir yönetim görmeye hakkı olduğuna inanıyor. Bu günkü siyasetçilerin çözüm üretmek yerine çıkar peşinde koştuğuna, milletvekillerinin de iş ve işçi bulma kurumu gibi çalışan menfaat müesseselerine dönüştüğüne inanan Hüseyin Ümit, halkın parlâmenterlerine artık güveni kalmadığını dile getiriyor. Bununla beraber, parti başkanının ağzına bakan, onlar ne der ve ne isterse ona göre parmak kaldıran ve oy kullanan milletvekili tipinin ortaya çıktığını söyleyen Ümit, bölge milletvekillerinin sorunları ile yeteri kadar ilgilenmediğini, en azından iline ve bütçesine destek veren vekil olarak yanlarında yer almaları gerektiğini söylüyor...

ÜZÜLDÜĞÜ OLAY...

19 Nisanda mazbatasını alan Yeni Belediye Başkanı Hüseyin Ümit, "O gün törenle eski başkandan görevi teslim almayı isterdim" dedikten sonra, Teslim almak şöyle dursun o gün bu gündür yanına bile gelmeyen eski başkana sitem ediyor. DYP gibi siyasi geleneklere sahip bir partide siyaset yapan bir kişiye bu hareketi yakıştıramıyor...

TABELADAKİ GERÇEK NÜFUS DEĞİL...

Hakkari Belediye Başkanı Hüseyin Ümit'e göre İl nüfusu 55 binin çok üstünde. Öyle ki 70-75 binlik rakamlar telafuz ediliyor. Bunun Hakkari'ye bağlı ilçe ve köylerden alınan göçün, önemli bir kısmının illerine akın etmesinden kaynaklandığını ifade eden Ümit, nüfus sayımının da sağlıklı ve uzman kişilerce yapılmadığına inanıyor. Bu konuda devletin belediyelere güvenmesi ve yetki vermesi gerektiğini söyleyen Ümit, neticede haksızlığa uğrayan kesimin yine kendileri olduğunu, örneğin 75 bilik Hakkari'nin İller Bankasından 55 binlik nüfusa göre pay aldığını vurguluyor...

125 KİŞİNİN YAPACAĞI İŞİ, 315 KİŞİ YAPIYOR...

Zamanında belediyenin gelir durumunu dikkate almadan, seçim yatırımı için alınan personeller yüzünden borç batağına girdiklerini söyleyen başkan, Sigorta, Emekli Sandığı, Vergi, Mahkeme borcu derken 2.5 trilyonluk bir personel borcu ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Şu an 175 memuru ve 140 kadrolu işçisi olan Hakkari Belediyesinin aslında 75 memur ve 50 kadrolu işçi ihtiyacını karşılayabiliyor. İller Bankasından gelen 40 milyar ile 70 milyar arasında değişen gelire karşılık aylık personel maaşı sadece 80 milyar olan Belediye Bütçesi çoktan açık vermiş durumda. 2.5 trilyonluk borcun yanında piyasaya ve bütçeye de borçları olduğunu söyleyen Başkan, nasıl maaş ödeyeyim demekten kendini alamıyor...

AFET ÖDENEĞİNE GÜVENİLİP, ELEMAN ALINMIŞ...

Bir kaç yıldır afet kapsamına alınan, ama şimdilerde çıkartılan Hakkari'de, bu dönemde alınan ek ödenekler, afetin etkilerini gidermekten ziyade personel alımında kullanılmış. Yasaya göre belediyelerin gelirinin ancak yüzde 30'unu personele ayırması gerekirken. Bugün gelirinden fazla maaş ödemek durumunda olduklarını söyleyen Hüseyin Ümit, yine de kendilerini bu hale getirenlere karşı nezaketini bozmuyor ve ekliyor : "Bu insanlara sahip çıkmamız gerekiyor, fazladır diye onları sokağa atamayız". Daha önce belediyelerin, personel fazlasını, Köy Hizmetleri, Karayolları, Milli Eğitim gibi kurumlara aktarabildiğini dile getiren Başkan, işsizliğe karşı geçici çözümler üreten hükümetler yüzünden buraların da artık dolduğunu, önlem olarak belediyelerden yapılan personel nakillerinin durdurulduğunu ve bunun da en çok kendilerini etkilediğini sözlerine ilave ediyor.

HAKKARİ'NİN % 33'ÜNÜN ANCAK İMAR PLANI VAR...

Göçten dolayı kurulan 7 ilave ile mahalle sayısı 12 ye çıkan Hakkari'nin, yalnızca 5 mahallesinde kısmen veya tamamen imar planı var. Belediyeler hizmetlerini imar planına göre götürdüğü için, Hakkari'nin yüzde 67'sine alt yapı hizmeti götüremeyen başkan Ümit, bu durumdan oldukça rahatsız. 2000 yılı programına öncelikli olarak alınan imar planının çıkartılması için çalışmalar başlatılmış. İller Bankasının ihale ettiği imar planı üzerinde müteaahhitin çalışmalarına devam ettiğini ve en geç bu yılın sonunda biteceğini söyleyen Ümit, bitirilen değil uygulanan bir planın önemine dikkat çekiyor. Çünkü bu güne kadar eski imar planı bile uygulanmamış. Göreve geldiğinden bu yana eski planı uygulamaya çalıştıklarını söyleyen başkan, asıl çarpıklığın bundan kaynaklandığını sözlerine ekledi.

KANALİZASYONSUZ KENT HAKKARİ...

Arazi yapısı oldukça engebeli olan Hakkari'de en büyük sorun kanalizasyon, bunun da nedeni yolların yetersizliği. Öyle ki caddesi sokağı olamayan mahalleler var burada. Anayoldan 500-600 metre öteye sırtında erzak taşımak zorunda kalınan mahallere belediye hizmetini nasıl götürebilirsiniz ki ? Göreve geldiğinden bu yana yol sorununa yoğunlaştığını ifade eden Başkan Hüseyin Ümit, geçen sene olduğu gibi bu yıl da yol yaptıklarını ve gelecek yıllarda da yapacaklarını söyledi. Arazi engebeli, yol yok ve 1986'da yapılmış ve o zaman ki 20-25 bin kişilik nüfus baz alınarak inşa edilmiş bir kanalizasyon sistemi, kısaca sorunlar yumağı bir Hakkari... Kanalizasyonu nüfusunun yüzde 20'sine hitap eden Hakkari'nin bir de içme suyu problemi var. Bu kadar işin dışında bu sorunla da boğuşan Başkan Ümit, içme suyunun sağlıklı bir şekilde şehre gelmesi için çalışmaları tamamlamış bile. İhalesi tamamlanan ve müteahhitin üzerinde çalıştığı projeye göre su sorunun bu yıl içinde yüzde 60-70 oranında çözüleceğini söyleyen Ümit bunu gazetemiz aracılığı ile halkına müjdeledi.

ARTIK ÇÖPLER ZAP SUYUNA ATILMIYOR...

Park bahçe düzenlemesi yapmayı, çevreyi güzelleştirmeyi herkesten çok istediğini söyleyen Belediye Başkanı, acil problemler yüzünden bu konuda yoğunlaşamadıklarını itiraf ederken, çevre açısından en önemli hizmetini, çöpleri artık Zap Vadisine dökmemekle yaptığını ifade ediyor. Başkan Hüseyin Ümit, bu konudaki hassasiyetini Valiye çıkıp Zapı beraber temizleyelim önerisiyle de ispat etmiş. "Bu projeye göre 10-15 yıldır Hakkari'nin çöplüğü olarak kullanılan Zap Vadisi, devlet-vatandaş elele temizlenecek, belediyeden 400, halktan 1000 kişi ve kurumlardan gelecek insanlar hep beraber haraket edecek, en azından güzelim Zap, poşetten ve teneke kutudan kurtulacak. Valimiz de çevrecidir, bu projeye çok sıcak baktı" diyen Ümit, önümüzdeki günlerde böyle bir girişimde bulunacağız diyen Ümit'e göre Zap elden gidiyor. Öyle ki balıkların bile kalitesi değişmiş ve hastalık belirtileri baş göstermiş.

HALKLA ELELE TEMİZLİK KAMPANYASI...

Araç sıkıntısı yüzünden çöplerini açık arabalarda taşımak zorunda kalan belediye, kısıtlı imkanlarla alınan kamyon, sıkıştırmalı çöp aracı ve çöp bidonları ile en azından merkezin çöp sorununu çözmek üzere. Halkını bu konuda biraz daha duyarlı olamya davet eden başkan, gelişi güzel atılan ve çöp yığınına dönüştürülen vadilerin hüzünlü halinden şikayetçi. Geçen sene çok güzel bir uygulama başlatan, halkla beraber temizlik kampanyası yürüten Hakkari belediyesi, 1000 ton civarında bir çöpü vadiden çıkarmayı başarmış. 30-40 yıl boyunca biriken, artık içine greyderlerin bile giremediği çöp dağlarını, bir hafta boyunca, 1000 kişi ve belediye ile diğer kurumların araçları birlikte temizlemişler. Ama bütün bunların bile yeterli olamayacağını düşünen Başkan Ümit, her yıl bu şekilde kampanyalar düzenleyeceklerini sözlerine ekliyor. Önemli bir ölçüde taşıma hizmeti yapamadıklarını ifade eden Başkan, toplu taşıma gelirlerini artırmak için de girişimde bulunmuş. Ümit, en azından göreve geldiklerinde zarar eden, geçen sene ise başabaş giden bu sektörü, bu yıl yolsuzlukların önünü keserek kâra geçirmeyi başarmış.

KENDİ MEZBAHANEMİZİ KURACAĞIZ...

Hayvancılıkla içiçe yaşayan, buna rağmen bir mezbahası bile olmayan Hakkari'nin, küçük ve kesime uygun olamayan bir tane yeri var. Şu an orasının da kapalı olduğunu ifade eden Başkan Hüseyin Ümit, tekniğe uygun ve sağlıklı bir kesim yeri, kısaca dört dörtlük bir mezbahane için girişimde bulunmuş bile. Bu konu için 12 dönümlük bir yer alan belediye, İller Bankası ile taksitle ödeme için de anlaşma yapmış. Çok yakında Hakkarililer modern bir Mezbahaneye kavuşacak...

AMAN YANGIN ÇIKMASIN...

Topu topu 3 itfaiye aracı olan Hakkari Belediyesinin, her biri 20 yıllık olan bu araçlarından yalnızca bir tanesi çalışıyor. Büyük bir yangına müdahale şanslarının olmadığını söyleyen Hüseyin Ümit, ancak ilkel yöntemlerle yangınları söndürdüklerini itiraf etmekten çekinmiyor. Zaten 2-3 metre genişliğindeki yollara çöp için bile giremeyen belediyenin, öncelikle yol sorununu halletmesi gerekiyor. Bunun bilincinde olan başkan itfaiye araçlarının büyüklüğünü dahi hesap ederek 15-20 metrelik yolları şimdiden planlamış...

GELİRLERİMİZİ 10 KATINA ÇIKARACAĞIZ...

Diğer belediyelerde olduğu gibi su, emlak gelirleri ve çevre temizlik vergileri gibi öz kaynaklar, Hakkari Belediyesinin en önemli gelir kalemleri.1998 yılında resmi kurumlar da dahil olmak üzere 1 yıl içinde toplanılan su gelir19 milyar iken, Başkan Hüseyin Ümit yönetimindeki Hakkari Belediyesi, bu gelir kalemini 1999 yılında 6-7 katına, 70 milyara çıkarmış. Ancak, çoğu resmi kurumun üzerinde haciz olması gibi nedenler, buralardan yeterli tahsilat yapılmasını engelliyor. Başkan, "Bu duruma çözüm bulduğumuz takdirde gelirlerimizdeki bu artış 10-12 katına çıkabilir" diyor. Emlak Vergileri ve Çevre Temizlik Vergilerinde de aynı durum söz konusu, tümüyle tahsilat yapılabilse bu gelirler de 5-6 hatta 10 katına kadar çıkabilir. Kira gelirlerine gelince, yeni yönetim bu konuda da bir devrim yapmış diyebiliriz. Aylık 2 milyon gibi temsili kira gelirlerini, günümüze göre realize eden Hakkari Belediyesi, kira gelirlerini yıllık 107 milyara çıkarmayı başarmış.

OTOGARSIZ HAKKARİ İSTEMİYORUM...

2000 yılı programını sorduğumuz Başkan Ümit, öncelikli hedeflerinin İmar Planı bitirerek alt yapı sorununu çözmek ve Hakkari'yi yollarına kavuşturmak olduğunu söylüyor. Bununla beraber Mezbahanesi ve Otogarı olamayan bir il olmayı kendilerine yakıştıramadıklarını dile getiren Başkan, "tüm bunları 2000'de bitirmeyeceğimizi biliyoruz, ama inşallah 2001'de yepyeni bir Hakkari göreceksiniz" diyor.

HURDA YIĞINI ARAÇLAR...

Araç parkında 60 civarında vasıtası olup da, bunlardan yalnızca 15 tanesini çalıştırabilen bir başka belediye yoktur herhalde. Bu gelir darboğazı içinde bir de araçlara yatırım yapmak zorunda olan Hakkari Belediyesi, yine de bu kısıtlı bütçesi ile yol çalışmalarını ve toplu taşımayı düzene sokabilmek için yatırım yapmaya kararlı.

İNSANA YATIRIM YAPMAK LAZIM...

Hakkari'nin sosyal kültürel alanda da alt yapısı yok. Belediyeye ait bir konferans salonu, sinema, tiyatro hatta bir düğün salonu bile yok. Bunun eksikliğini dile getirenlerin başında da Belediye Başkanı Hüseyin Ümit geliyor. Ümit, "Kültür-sanat, edebiyat, folklor hatta sporla uğraşmayan insanlara ne verebiliriz ki ne isteyelim" derken, çok önemli bir noktanın altını çiziyordu: "Kültür, eğitim alanında hizmet etmek lazım, bilinçlendirmediğimiz insanlardan oluşan bir ile, 100 değil 1000 araç da getirseniz oranın temizlik sorununu çözemezsiniz".

BAŞTARAFI 6. SAYFADA

İŞSİZLİĞİN TEK ÇÖZÜMÜ KÖYE DÖNÜŞ...

İşsizlik Hakkari'de diz boyu. Köyden kente mecburi göç kenti bitirmiş. 25 bin kişiye göre hazırlanmış bir alt yapı ile 75 bin kişiye hizmet götürmeye çalışan bir belediye başkanı. Hüseyin Ümit, göçün en önemli türevi olan işsizlik, bunun sonucu da sokaklarda aç gezen insanlar, derken hiç de haksız değil. İnsanlar köyüne dönmek, yaylasına çıkmak istiyor. Tek geçimi hayvancılık olan bir yörenin insanı başka ne ister ki diyen Ümit, "Mesut Yılmaz'la görüştük, bakanlarla görüştük, Cumhurbaşkanımıza çıktık. Fakat bu konuda atılmış tek bir adım dahi yok. Onbinlerce insan bugün işsiz ise bunun tek nedeni budur" diyor ve bu konudaki görüşlerini şöyle noktalıyor: "Köye dönüş yolunun açılması lazım, bu yol açılmasa sorunlar çözülemez".

BARAJDAN ÖNCE... BARAJDAN SONRA...

Belediye Başkanı Hüseyin Ümit'e göre, bölge insanının alakaya ve şevkata ihtiyacı var ama bu ekonomik yatırımlar ve maddi yardımlarla desteklenmelidir. Baraj yapımını bir çağ atlama gibi değerlendiren Ümit, "Barajlar yapılırsa Hakkari'nin ekonomik yönden kaderi değişecek," diyor. Turizmin bile kaderi bu baraja bağlı, barajla birlikte eşsiz bir rafting parkuruna kavuşacak olan Zap nehri, geçenlerde bir Rafting yarışına sahne olmuş. Hakkari halkının çok büyük bir ilgisini çeken bu aktiviteden sonra belediyeye bu konuyla ilgilenmesi için halktan inanılmaz bir talep gelmiş. "Artvin'den neyimiz eksik" diyen başkan Ümit, bu konuyla ilgilenmeye kararlı, öyle ki bununla beraber yayla turizmini başlatmak için planlarını tamamlamış bile.

TÜRKİYE'NİN BÖLÜNMESİNİ KİMSE İSTEMEZ...

"Hakkari halkının sevgiye barışa ihtiyacı var" diyen Hüseyin Ümit, sözlerine şöyle devam ediyor: "Türkiye'nin bölünmesini kimse istemez. Bunun kime faydası olur ki, fakat herkes eşit haklara sahip olsun.. Farklı kültürlere sahip çıkıp, saygı göstermek lazımdır. bilim adamları, üniversiteler yazarlar bir araya gelinir, konuşulur, Türkiye'deki insanların yararına bir çözüm bulunabilir".

YOLSUZLUKLARA KİMSE SES ÇIKARMIYOR...

Gazetemiz aracılığıyla merkezi hükümete mesaj veren Başkan Hüseyin Ümit, yalnız ili için değil, bölgesi için sesleniyor : "Bizi duyun, bölgenin sorunları üzerinde yoğunlaşın. Buraların kalkınması için, ekonomik refah için uzun vadeli de olsa bir şeyler yapın. İl ve ilçe belediyeleri çok kötü durumda bize destek olun". Gerçekten de ulaşım, eğitim, sağlık her şey problem buralarda. Bunun da ötesinde yolsuzluk söylentileri çığ gibi, başkana bir dokunduk bin ah işittik : "Bir okul yapılacak, okul okula benzemiyor. Yollar, köprüler yapılıyor, ertesi gün bakıyorsunuz yıkılmış. Bunu ben de, Emniyet Müdürü de, Alay Komutanı da, halk da görüyor. Ama kimse ses çıkarmıyor, bir ilgilenen olur herhalde deyip, boş veriyoruz. Devletin bir şekilde burayla ilgilenmesi bir kontrol mekanizması kurması lazım."

ASIL AFETİ BİZ YAŞIYORUZ, BAŞKALARI YARDIM ALIYOR...

Hüseyin Ümit, afet kapsamına alınan belediyeler konusunda partizanlık yapıldığı düşüncesinde. Hükümet ortağı ANAP, MHP ve DSP'li belediyelerin deprem bahanesiyle haklı haksız ayırt edilmeden afet bölgesi ilen edilip, kendilerinin ihmal edildiğine inanan Ümit, asıl depremi 16 yıldır maddi manevi kendilerinin yaşadığını dile getirerek, yetkilileri dikkatli olmaya davet ediyor.

HAKKARİ HALKINA MESAJI...

Yüzde 60 gibi yüksek halk desteği ile iktidara gelen Hüseyin Ümit, bunun kimseye nasip olmayacak bir iltifat olduğunun bilincinde bir belediye başkanı. Göreve geldiği günden bu yana makamında oturmaya fırsat bulamayan Hukukçu başkan, sürekli mahalleleri hatta evleri dolaşıyor. Makamı arazi olan başkan, Hakkari'de partili partisiz sevmeyen yok gibi. Bunca koşuşturmaya rağmen mütevazılığı elden bırakmayan Ümit, Bütün bunları halkın desteğine bağlıyor. Seçerken de hizmet ederken de hep yanında olan halkını yere göğe sığdıramıyor. Belediye bütçesinden daha bir torba bile çimento almadıklarını söyleyen Başkan, "Neye ihtiyacımız olsa bir telefonumuzla 10 katını getiriyorlar" derken, halkına şükranlarını sunmayı ihmal etmiyor. Geçen sene ki çöp toplama kampanyasında kurumlardan ve halkından aldığı desteği unutamayan Ümit, kendi kamyonuyla, küreğiyle, kazmasıyla hizmete koşan, hiç değilse bir çöp torbası katkım olsun diyen halkını ve personelini gururla anlatıyor...

BİZDE YOLSUZLUK, YALAN, DOLAN OLMAZ...

İhale sistemini kaldıran, her işini kendi yapan Başkan Hüseyin Ümit, "Onların 3-5 milyara yapacağı işi biz 100 milyona yapıyoruz, ne diye ihaleye vereyim ki" derken, pek de haksız sayılmaz. Bu şekilde inanılmaz tasarruflar yapan Hakkari Belediyesi, yollar köprüler yapmış. Hepsini de kendi araç gereçleri, yetişmediğinde Karayolları, Köy Hizmetleri ile işbirliği yapmış. Elimde yeterince personel zaten var diyen Ümit, "Hizmetlerimiz büyük ama harcamalarımız çok düşük, halk bizden çok şey bekliyor. Ama biliyor; bizde yolsuzluk olmaz, yalan dolan hiç olmaz, şeklinde konuşuyor... "Halkımın bizden büyük umutları var" diyen Ümit, "Biz nöbeti teslim edene kadar, halka hizmete devam edeceğiz. Bunu herkes bilsin, ben Avukat Hüseyin Ümit; belediyenin beş kuruşuna bile tenezzül etmeden görevimi helaliyle sonuna kadar yapacağım" kararlılığında.

İŞE HAKEDENİ ALACAKSIN...

Göreve geldiğinde ilkokul mezununun müdür, emrindekinin ise üniversite mezunu olduğunu gören Hüseyin Ümit çok şaşırmış. İşlerinin tekniği gerektirdiğini söyleyen Ümit, belediyelerde işin değil şahısların esas alındığını, mühendisin yapması gereken işlerin bile bilgisiz insanlara teslim edildiğini, bunun sebebinin de seçim yatırımı hesaplarından kaynaklandığını dile getirdi. Ancak bu günlerin artık geride kaldığını ve yanında pırıl pırıl mühendisler, üniversite mezunları çalıştırdığını ifade eden Ümit, işi bilmeyen, proje hatta hesap kitap bilmeyen insanlar yerine bu insanlara görev ve yetki verdiğini ve böylelikle işlerinin hiç aksamadan devam ettiğini söylüyor...

PARTİZANLIKLA İŞ YAPILMAZ...

1997 yılında da ziyaret ettiğimiz Hakkari Belediyesinde herkes aynı, simalar aynı ama değişen bir şey var ki oda insanların yüzündeki gülümseme, umut ve onur dolu bakışlar. Bu durumu Başkanımıza sorduk. Cevap net ve kesindi : "Ben yalnız HADEP'in değil bütün insanlarımızın başkanıyım. Hizmet herkese gider ve hizmette partizanlık yaparsak iş yapamayız. Partizanlığı Allah da nasip etmesin, bize de size de hizmet yaparız, siz de bizim kardeşimizsiniz".

VALİMİZ HEPİMİZ İÇİN BİR ŞANSTIR...

İdarecisinden memuruna, sokaktaki vatandaşına kadar herkesin sevip saydığı ve takdir ettiği Vali Orhan Işın'ı Belediye Başkanı Hüseyin Ümit de yere göğe sığdıramıyor. "Valimizle her konuda diyoloğumuz çok iyi" diyen Ümit, bakın Hakkari Valisi için neler söylüyor : "Sayın valimiz çevreci bir insandır, çevreyi ve insanları seven, herkese yardımcı olmak isteyen birisidir. Bize de destek oluyor. Ne istediysek bize imkanları ölçüsünde yardımcı olmuştur. Hiç kimseye karşı ön yargılı olmayan bu değerli insanın elindeki kaynakların sınırlılığı şansızlık ama valimizin şahsiyeti bizim için büyük bir şans".

MİLLETVEKİLLERİMİZİ SİSTEM GETİRDİ, HALK DEĞİL...

Bölge milletvekilleri hakkında fikrini sorduğumuzda, kendince haklı bir tepki gösteren Hüseyin Ümit, "Biz 30 bin oy alırken, onlar 5-6 bin oy alarak seçildiler. Dolayısıyla halkın iradesini temsil etmiyorlar" kanaatinde. "Meclise onları seçim sistemi gönderdi, halk değil" dedikten sonra da, Evliya Parlak'ın ilgisi ve çabalarından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirmeyi de ihmal etmiyor...

 

© Copyright-2005