goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 23.11.2008 13:20:00, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1781960 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 31 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
‘Sorunları Sevgi İle Çözdük’

Emniyet Müdürü Nail San, Hakkari'deki huzur ve güven ortamını "sevgi"nin gücüne bağlıyor. "Terör örgütüne karşı tedbir aldık" diyen San vatandaşa karşı davranışlarını da şöyle izah ediyor: Bana göre her şeyin başı sevgi. Zaten biz sevgiyle yaklaştık. Sevgiyle çözdük... Buradaki kurumlar kendini sevgiyle ifade edebildi.

Hakkari'nin bir huzur şehri olarak öne çıkması dikkat çekici. Böylesine özlem duyulan bir manzarada, burada görev yapan tüm yetkililerin payı var elbette. Ancak biri var ki onun da hakkını teslim etmek gerekiyor. Bu isim; Emniyet Müdürü Nail San... Yakın zamana kadar terörle kasıp kavrulan bir şehirde, "sevgi"yi sermaye yaparak, devlet vatandaş arasında sağlam bir güven ortamı oluşturmuş San... Yasakların, vurmanın, kırmanın kimseye faydası olmadığını hem vatandaşa hem de emrindekilere bir güzel anlatmış. Gerisi de kolay olmuş zaten... Hakkari şimdi, gidilesi, gezilesi, görülesi bir yer olup çıkmış...

KASTAMONU-HAKKARİ HATTI...

Baştan tebriklerimizi sunarak başlıyoruz Nail San ile sohbetimize. Ardından da kısa bir öz geçmiş rica ediyoruz. 1943 Kastamonu doğumluymuş Nail San. İlk, orta, lise ve üniversite tahsil hayatı İstanbul'da geçmiş. 1970 İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu. Emniyetteki yıllarını da kendi ağzından dinleyelim: "1973 yılında emniyet teşkilatına girdim. Komiser Muavinliği'nden il emniyet müdürlüğüne kadar sırasıyla merdivenleri aşarak geldik. 22 ay önce Hakkari İl Emniyet Müdürü olarak göreve başladım. 1997-98 yılında ben buradaydım. Şu anda 2000 yılında da buradayım."

HALK MEMNUN...

Şehir'deki büyük değişimi teşkilatı açısından değerlendirmesini isterken, sorumuzda, hakkı olan iltifatı belirtmeden edemiyoruz. "İlde pek çok şey değişmiş. Bir basın mensubu olarak gördüm. Halk da diyor ki müdürümüz şeker gibi, baba. Hakkari'de Ne değişti de halk memnun?" dediğimizde aldığımız cevap şöyle: "22 ay öncesi göreve başladığımızda Hakkari'deki manzara şuydu; vatandaş devletine küstü. Güvenlik güçlerine kırgınlık, dargınlık hissettim. Ayrıca güvenlik çemberi şehir içerisine alınmış, biz kısa bir süre sonra güvenlik çemberini dışa çevirdik, şehre dışardan gelecek her türlü tehlikeye karşı. Terör örgütüne karşı tedbir aldık. İnsanlarımızı koruma açısından, bir de yaşayan herkesi, güvenlik güçleri olsun diğer işleride çalışan kişiler olsun, bu çemberi biz biraz genişlettik. Bana göre her şeyin başı sevgi. Zaten biz sevgiyle yaklaştık. Sevgiyle çözdük... Buradaki kurumlar kendini sevgiyle ifade edebildi. Buradaki devletimizin kurumu vatandaşa niçin burada olduğunu anlattı. İnsanlar bunu fark ettiler, tatlı dil güler yüz ve sevgi. Sevgiyle biz bu işi çözdük diye düşünüyorum. Öyle düşündüğümüz için yanlışlar yapılmamaya başlandı. 1998 eylülden itibaren dedik ki, gelin bütün kırgınlıkları atalım. Kanı kanla yıkamazlar su ile yıkarlar, öyleyse gelin geçmişte yapılan hatalardan ders alalım. Kan davası gibi onu gütmeyelim. Geçmişte güvenlik gücü bize şunu yapmıştı, biz bunu yapmıştık demeyelim. Olmuştur, bundan böyle bu hatalar yapılmasın kusur olmasın. Zannediyorum insanlarımız artık terörden bıkmıştı. Bir de geçmiş dönemlere 1970-80 senelerine gitmek lazım. Belki de doğu bölgelerimizde neler olmuştu neler yapılmış, nasıl yaklaşmışız, onlar nasıl yaklaşmış, biz onları da düşündük. Vatandaşlar bizim insanımızdır. Hataları kusurları olabilir. Geçmişte hatalı bir takım davranış içine girmiş olabilirler, mümkündür, ama hiç kimseyi bu toplumda potansiyel suçlu olarak görmedik. Ben yine diyorum ki işin başı sevgi."

EKMEĞİMİZİ PAYLAŞTIK...

"Yaklaşımınızdaki güç sevgi olmuş. Şimdi iki taraf da geç kalmışlığın acısını çekiyor" demekten alamıyoruz kendimizi. "Çekti tabi" diyor Emniyet Müdürü San ve devam ediyor: "Sonra bir de şunu gördük ki, devletin hangi bölümü olursa olsun güvenlik gücü polisi ve askeri burada yapılan şuydu; bir parça ekmeğimizi biz onlarla paylaştık. Yani eğer dostluksa, kardeşlikse, insan haklarıysa beraberce sorunları çözümlemekse, biz tamamını yaptık." Hemen araya giriyoruz. Biliyoruz ki bu süreç kolay olmadı. "Halk dedi ki bize, burada hizmet var, sevgi, anlayış hoşgörü bizimle içiçe diyor. Yapılan hizmetlerden de bahsediyor. Bunu da halk görüyor. Bilinçlisi de bilinçsizi de... Bu hizmetleri sizden dinleyelim" deyince başlıyor anlatmaya: "Tabiki, hizmetlerin büyük bir bölümü sayın Valimiz tarafından imkanlar oluşturulmak suretiyle yapılıyor. Biz neler yapıyoruz? Şehircilikle trafikle ilgili gelişmeler yaptık, ışıklandırmalar gibi... Terör bölgesi olarak anılan hep terörizmle anılan Hakkari'nin birden bire toparlanması kolay değil... Ama insanlarımızın dediğimiz gibi devlete olan güveni arttı. Aradaki kırgınlıklar bana göre bitti. Herkes bir parça ekmeği bulunca mutlu oluyor burada. Dediğim gibi, son iki senedir hiçbir kurum potansiyel suçlu olarak gözükmedi buraya geldim geleli benim personelimle ilgili vatandaşımızın şikayeti yok denecek kadar azdır..."

TEVAZU SAHİBİ...

"Halk her şeyi sayın müdürümüze borçluyuz diyor..." sözleriyle bir gerçeği dile getirmemize rağmen, o yine de tevazuu elden bırakmıyor: "Onların düşüncesi belki öyle de bizim düşüncemiz de şu. Biz yol gösterdik, olması gereken şeyleri ortaya koyduk. Onlar kendi değerlerine sahip çıktılar ve yatırımlar başladı. Özel teşebbüs de yatırım yapıyor. Vilayetin bu konuda çalışmaları var dediğimiz gibi. Bölgede var olan huzur ve güvene insanlarımız inandı. Asayiş olaylarıyla ilgili bizim burada önemli olayımız yok. 97-98'e göre çok rahat. Tabi terör olayları geçmiş dönemde burada ağırlık kazanıyordu. Son günlerde o tür olaylarımızda yok. İnsanlarımız kendi evlerinde kendi dükkanlarında, rahatça çok rahat istediği saatte istediği şekilde gezebiliyor. Oturabiliyor. Önemli olan buydu. Evinde bir parça kuru ekmeğini, tabiri caizse huzur içerisinde yemeye başladı. Onun için de bir takım hürriyetlerini tekrar kaybetmek istemiyor. Tabi daha yapılacak işler var. Bilhassa nedir işte köye dönüşler onunla ilgili çalışmalar var Sayın valimizin güvenlik güçleriyle. Bir bölüm insanlar geri dönüp hayvancılık yapacak. Sonra ne yaptık biz? İlk geldiğimizde 1998 öğretim yılı başladığında 10 bin adet üniversiteye hazırlık ders kitabı getirttim ben buraya. Bütün diğer illerle 50 ilin emniyet müdürüyle görüşmek suretiyle oradaki dershanelere de 10 bine yakın ders kitabı Hakkari'ye geldi. Üniversiteye hazırlanan öğrencilere çocuklara bu kitaplar dağıtıldı. Şimdi kimse diyemez ki bunlar bizi kandırıyor, ya da işte bunların sevgisi sahte, gösteriş. Öyle olması mümkün değil. Niye? Ben o kadar aptal mıyım ki, hem onların üniversiteyi kazanması için uğraşalım; üniversiteyi kazandığı zaman doktor, hakim, savcı, avukat, bürokrat vs. olacak, bu ülkede söz sahibi olacak, yönetimde söz sahibi olacak. Hem biz onları sevmeyeceğiz hem de gelecek vereceğiz, böyle bir şey olmaz, böyle bir şey kabul edilemez. Onlar da bunun farkına vardılar. Onun için belki de bu günlerde başladığımız hizmetlerimiz, bu eğitim seferberliği de çok büyük etkisini gösterdi. Bu bölgenin kız çocuklarını okutmuyor imajını silmek için, okutmak için, öğrenci tespiti yapıyoruz. İstanbullu bazı dostlarımız, üniversite bitinceye kadar bütün masrafları kendisine ait olmak üzere öğrenci tespiti yapıyorlar."

-Kabataş Lisesi mi?

-Evet orada okuyacaklar.

GÖÇTEN UYUŞTURUCUYA UZANAN BAŞARI...

-Anlatışınıza göre hem eğitim, sağlık hem de huzur ve kentten köye göç projesi şu anda gündeme geldi. Müracaatlar oldu. Bu konuyla ilgili düşünceniz, eski yıllarda hep terörle mücadele vardı?

-Şimdi bu kendini uyuşturucuda gösterdi. Bakın 5 senelik bir istatistik hazırlattım. Uyuşturucu ve kaçakçılık konusunda. Bu sene 6 ayda 1.5 ton uyuşturucu yakalanmış.

-En sonu Bolu operasyonuydu...

-Onu bize katmıyoruz. Şu anda dünya toplamından, Avrupa toplamından daha fazla 6 ayda yakaladığımız uyuşturucu. 1 ton 450 gram uyuşturucu yakalandı. Bu nasıl oldu? Önceden bakmıyor muyduk? Önceden bakıyorduk ama, bu derece bütün şubeler ilgili bürolar kendi asli görevini yapamıyorlardı. Niye? Hep terörle ilgili çalışıyorlardı...

GÜVEN DEVAM ETMELİ...

Türkiye adına bizi sevindiren bu gelişmelerin devamının mümkün olup olmadığını ve bir maşı olup olmadığını sorduğumuzda ise herkesin kulağına küpe olması gereken sözler işitiyoruz Nail San'dan:

Haklı olarak, "Merkezi yönetime tabi ki bizim herhangi bir mesajımız olmaz" diyen San, Hakkarililere sesleniyor: "Ama ben Hakkari'de yaşayan burada yaşayan herkese seslenmek istiyorum. Bize verdikleri desteğe devam etsinler. Bize güvensinler başka bir şey söylemem.

 

© Copyright-2005