goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 19.11.2008 02:59:06, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1775417 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 23 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Yüksekova Huzur Dolu

Yüksekova, Doğu ve Güneydoğu'daki pek çok yerleşim birimi gibi büyük sıkıntı içinde. Buna rağmen buranın çileli insanları misafirperverliğinden, cana yakınlığından bir şey kaybetmemiş. Devlet buraların kalkınması için elinden geleni yapıyor. Buradaki kamu görevlileri de büyük bir fedakarlıkla görev başında. Bunlardan biri de Yüksekova Kaymakam Vekili Ali Atmaca. Çok iyi niyetli, çok çalışkan biri...

Yüksekova; bir zamanlar adını Türkiye'yi kan gölüne çeviren terör olayları sırasında sıkça duyduğumuz, fakat bugün ülkesine, devletine, bayrağına bağlı insanların yaşadığı, huzur dolu bir ilçemiz.

Yüksekova, Doğu ve Güneydoğu'daki pek çok yerleşim birimi gibi büyük sıkıntı içinde. Buna rağmen buranın çileli insanları misafirperverliğinden, cana yakınlığından bir şey kaybetmemiş

Devlet buraların kalkınması için elinden geleni yapıyor. Buradaki kamu görevlileri de büyük bir fedakarlıkla görev başında. Bunlardan biri de Yüksekova Kaymakam Vekili Ali Atmaca. Çok iyi niyetli, çok çalışkan biri... Görev yaptığı yer hakkında da donanımlı. Her konuda bilgi veriyor bize. Pek çoğunuzun "Neresidir bu Yüksekova?" merakını gidermek için, ilçenin coğrafi konumunu, nüfus durumunu sorduğumuzda bakın ne kadar ayrıntılı bilgiler veriyor Ali Atmaca:

BİR SERHAD İLÇESİ...

"Yüksekova, çok eski yıllardan beri bir serhat yöremiz, aynı zamanda bir kavşak konumunda. İran- Şemdinli yolu üzerinde değişken nüfusa sahip bir yerleşim yeri. Son 10 yıla gelene kadar Yüksekova'nın nüfusu 5000'ler civarındaymış, ancak terörün tırmanmasıyla, güvenlik nedeniyle kırsal alandan çok yoğun bir göç olmuş. Yüksekova nüfusu şu anda 55 bin civarında son sayımlara göre. Ancak bunun saklı nüfuslarla birlikte 75 binin üzerinde olduğunu değerlendiriyoruz." "Yüksekova deyince akla bazı olumsuzluklar geliyor" dememiz, üzüyor kendisini. "Maalesef öyle, akıllarda öyle bir sicil kalmış" diye kestirip atıyor. Çünkü geçmişi deşmenin bir anlamı yok artık.

TERÖRLE MÜCADELE BAŞARILI

Bazı konularda ketumluğu elden bırakmayan Atmaca, "Aynı zamanda fakiri çok fakir, zengini çok zengin, orta halli çok az. En ünlü marka arabaların son modellerini burada görmek mümkün" değerlendirmemizi, "Evet mümkün..." diye cevaplandırıyor. Sözü asayişe getirdiğimizde biraz daha ayrıntı alabiliyoruz: "Benim görev yaptığım son 1 yıllık süre içerisinde asayiş olayları yönünden çok hareketli bir ilçe diyemeyiz. Yani bize sıkıntı veren, güvenlik güçlerine sıkıntı veren, altından kalkılamayacak boyutta olaylar yok. Terörle mücadeleyle ilgili ve kaçakçılık konularıyla mücadele eden bir birimimiz var. Yaklaşık 1999'la 2000 yıllarında, benim bulunduğum dönem içerisinde terörle mücadele geçmiş yıllara oranla başarılıydı. Başarıda büyük artış var."

UYUŞTURUCU VE KAÇAKÇILIK...

Uyuşturucu ve kaçakçılık ile ilgili sorumuzu, biraz da yorum katarak sormak isterken lafımızı yarıda keserek aydınlatıyor bizi. Belli ki, onun uzman olduğu bir konuda yanlış değerlendirmeler yapıyoruz. Onun için, " Hayır onu şöyle söyleyeyim ben size" diyerek başlıyor konuşmasına ve devam ediyor: "1999 yılında 300 küsur kilo, 37 kilo Yüksekova ilçesi uyuşturucu madde yakalamış. 37 kilo uyuşturucunun yanında kaçak mazot vesaire türünden emtia yakalanmış... Ondan önceki yıllarda 90 kilo, 100 kilo, 120 kilo, yıl boyu yapılan çalışmaların neticesinde elde edilen yakalanan uyuşturucu. 99 yılını öyle kapattıktan sonra 2000 yılındaki 6 aylık çalışmalar neticesinde 900 kilo, 870 kilo civarında uyuşturucu, esrar, eroin ve baz morfin ele geçirildi. Bunun ağırlığı, eroin ve baz morfin olmak üzere İstanbul'dan sonra Mersin'de yapılan o büyük operasyonları saymazsak 3. sıraya oturabiliriz. Yalnızca Yüksekova Hakkari'yle birleştiği zaman yaklaşık 1500-1600 civarında. Bilhassa 2000 yılı içerisinde arkadaşlarımızın çok gayretli, fedakar çalışmaları var tabi. Biz kendilerine her türlü imkanı sağladık, çok iyi bir büro, ofis şartlarına kavuştular, maddi manevi imkanları genişledi. Sonra gerek Kaymakam gerek idare gerek il emniyet müdürümüz gerek emniyet müdürlüğümüzün kendi imkanlarıyla çok güzel çalışma ortamları yarattık. Tabi bu uyuşturucuyla alakalı, kaçakçılıkla alakalı... Diğer konularda mesela eskiden taciz ateşleri, akşamları silah seslerine insanlar çok olağan karşılarmış. Yaklaşık 10 aydır Allah'a şükür ilçede en ufak bir sıkıntı yok. Her sokakta her caddede ekibimiz polisimiz var. Kadromuz giderek arttırıldı, son derece disiplinli iyi imkanlarla çalışılıyor."

İHTİYATI ELDEN BIRAKMIYOR

Herkesin sıkça telaffuz ettiği bir cümleyi dillendiriyoruz. "Terörün beli kırıldı mı?" diye soruyoruz. Bir kamu görevlisi sorumluluğunda yaklaşıyor olaya Ali Atmaca: "Ben o konuya biraz ihtiyatlı yaklaşıyorum. Terör bitti, terörün beli kırıldı demek için çok erken. Devlet otoritesinde bu bölgede biz zaafı olursa, insanlarımız son derece zayıf, güçlü olanlardan yana tavır koyma gibi bir eğilim var. bunu geçmiş yıllardan beri görüyoruz." Bu cümleleri birilerinin duyması gerektiğini düşünmeden edemiyoruz...

SAĞLIK HİZMETLERİ YETERSİZ...

"İlçenizdeki sağlık hizmetleri ne durumda?" sorumuza verdiği ayrıntılı bilgi de gösteriyor ki, Yüksekova Bu açıdan da sıkıntı içinde. "Yüksekova ilçesinde sağlık hizmetlerinin yeterli olduğunu söylemek çok güç" diyor Kaymakam Vekili Ali Atmaca. Bir devlet hastanesi varmış ilçede. Ancak var olan bir başka gerçek de tabiki doktor ve personel ihtiyacı... Gerisini kendisinden dinleyelim: "Her safhada uzman hekim, göz, kulak, burun, boğaz çeşitli branşlarda... Bir kadın doğum uzmanı şu anda rotasyonla gelmiştir. Bir çocuk hekimi var, bir genel cerrahımız var, genel cerrah da rotasyona tabi, başka uzman hekim yok. Hastanemizin ambulansı var. 2 tane şoförler cemiyetimizin var ambulansı. Allah'a şükür öyle çok yoğun hasta sevkiyatı, bu araçlarla karşılanamayacak bir durum yaşanmadı. Ancak tabi bir ulaşım sorunu var. Buradan Van'a kadar, yakın bir geçmişe kadar gece saatlerinde yolda bir güvenlik riski vardı. Yol sadece acil hizmetlerin trafiğine imkan veriyordu. Şimdi 24 saat esasına göre Van karayolu trafiğe açıldı. Kaymakamlığımız 98-99 yıllarında yaklaşık 3 tane sağlık ocağı yapmış. İlçe merkezinde 3 tane sağlık ocağı var. Bunlar yeterli, doktor sorunu yok ilçe merkezinde. Ancak poliklinik hizmetlerinde, branş hizmetlerinde çok büyük bir gecikme var, sıkıntılar var. Hastane imkanları yetersiz, uzman hekimler hemen hemen hiç yok denecek kadar az. Yakın köylerde sağlık ocakları var, kimini kaymakamlığımız kendi köy hizmetleri birliği imkanlarıyla yapmış. Hergün gönderilemese de buralara haftanın belli günlerinde sağlık personeli gönderiliyor. Ancak uzak köylerde sağlık evi, sağlık tesisi yok. Beldelerimizde sağlık ocağı mevcut, sağlık personeli mevcut. Onların da pek imkanları yok ama işte koruyucu, veyahutta teşhiste yönlendirme bakımından etkili olabiliyorlar, o da bir fayda var."

KÖYLERİ YERLİ YERİNDE....

Bizim, "Boşaltılan köyler oldu; yakılan-yıkılan köyler oldu. İnsanlar köyden çıktı il merkezine göç ettiler. Buradaki sağlık evleri kapandı. Bunların açılması söz konusu mu?" sorumuz, buradaki durumun bilinenin aksine olduğunu gösteriyor. "Her şeye rağmen ülkemizin gündemindeki bu terör olaylarının yaşandığı uzun süreçte köylerini muhafaza edebilmiş ilçelerden biridir Yüksekova" diyen Atmaca, şu bilgileri veriyor ardından: "Yani köyler derken, büyük 8-10 tane köylerin boşaltıldığı akla gelmesin. 1-2 köyümüz var çok sıfır noktada. Güvenlik kuvvetlerinin yetişmesi, yardım imkanları çok zor. Yani coğrafi olarak çok zor. Gelmişler bunlar ilçe merkezlerinde oturuyorlar. Tabi köye dönüş projeleri kapsamında Valiliğimizin bunlara kendi geldikleri noktada değil de hazine arazilerinde yer temin edip orada konuşlandırma, barınma gibi, daha henüz proje safhasında çalışmaları mevcut. İlçemiz için konuşuyorum, bunun ötesinde yine çeşitli kaynaklardan ilçemizde bu köye dönüş projesinde, veyahutta evleri yakılan yıkılan insanları konut edindirme konusunda Kaymakamlığımızın çalışmalarıyla Anadolu Kalkınma Vakfının birkaç faaliyeti olmuş. Halen daha bizden proje istiyorlar. Az önce sayın valimizle de telefonda konuştum, konu da oydu. Çeşitli köylerde imar çalışmaları var. Valiliğimizin özellikle takip ettiği şeyler var."

PERDE KALKMIŞ...

Uzun terör yıllarının yarattığı devlet-millet soğukluğu konusunda da çok şeyler yapmış Ali Atmaca: "Ben geldiğimde baktım, kendi teşkilatım için söylüyorum; polisle vatandaş arasında bayağı soğuk bir perde var. Terör endişesiyle hareket eden güvenlik kuvvetlerinin mübalağalı, tedbirli hareketleri, bunun da etkisi olabilir. Yoğun terör günleri yaşanmış geçen zaman içerisinde. Biz kapımızı herkese açtık, benimle her kesimden, her sayıda, statüde insan gelir görüşebilir, oturur çayını içer, derdini anlatır. Kendilerine talepleriyle ilgili yardımcı olamıyorsak onun seviyesine kadar iner, anlayabileceği Türkçeyle kendisi için üzüldüğümüzü, ona şu sebeplerden yardımcı olamadığımızı izah ederiz. Ama bir şeyin açıklamasını yapmadan kapıdan kesinlikle kimseyi göndermemişizdir. Vatandaşımıza son derece müşfik davranmaya çalışıyoruz, özen gösteriyoruz. Polisle ilgili sorarsanız eğer, vatandaşın tansiyonunu biraz ben olumlu bir çizgiye geldiğine inanıyorum. Onun ötesinde kendilerini kısıtlayan idari tedbirlerin yine kendileri için olduğunun izahına çok son derece özen gösteriyoruz. Tabi personel yönünden de emniyet yolları zenginleşti, akademi mezunu gençlerimiz var, komiserlerimiz var. Onlar da tabi ne yapılmak istendiğinin farkındalar. Buradaki kamu görevlileri ticari hayatı sürdüren esnaf kesiminin geçim kaynağı..."

FAZLA BİR ŞEY İSTEMİYORLAR...

"Sayın müdürüm gençsiniz, sporcusunuz, bir ekol olmuşsunuz. Dolayısıyla buradaki polis, memur ve halk ilişkisini farklı düzeye getirmişsiniz. Halkla içiçe olmuşsunuz halkı yakınlaştırmışsınız... Şu anda çok güzel bir ortam var. Yüksekova'daki bu durum emniyete bağlı, sizden kaynaklanan bir olay. Halk aynı halk, değişen bir şey yok..." sözleriyle övgüler dizmemiz, biraz argo alacak belki ama, gaz vermemiz bile, sayın Atmaca'nın ihtiyatlı ve olgun tavrını değiştirmiyor. Bakın bu ve bağlı konularda neler anlatıyor: "Ama bizim insanımıza bir adım giderseniz, bir güler yüz gösterirseniz; emin olun çok fazla istediği bir şey yok... İstedikleri; elektriktir, yoldur, sudur. Burda üç şey isterler; imam, ebe, yol .Başka bir şey istemezler... Yaz dönemini çok iyi değerlendiriyorsunuz genel bütçeden öyle çok büyük bir ödenek gelmemesine rağmen. Ama şimdi bizden su borusu istiyorlar, kendileri çalışıyorlar su hattını döşüyorlar. Çimento istiyorlar hayvanlarını sulamak için yalak yapıyorlar. Biz bunları temin ediyoruz. Burada tabi öğretmenevi yok, gelen kamu görevlilerinin barınmak zorunluluğu var. İlçe emniyetinin bir polis evi yoktu, şimdi 26 yataklı çok güzel bir misafir hanesi var. Bekar personeller için. Kaymakam bey atıl durumdaki bir oteli kiralamak suretiyle teftiş etmiş, kamu görevlileri için Kaymakamlık misafirhanesi yapmış. Siz nerede kalıyorsunuz bilmiyorum. Kaymakamlık misafirhanesi yaklaşık 100-150 kişiyi barındırabilecek durumda, öğretmenler. uzmanlar, polisler burada kalıyor."

HAYVANCILIK VE SINIR TİCARETİ

Yüksekova'nın her özelliği ile ilgili bilgi almayı sürdürüyoruz. "İlçenin geçim kaynağı nedir?" sorumuz da bu amaca yönelik. Ali Atmaca bu konuda bilgiler veriyor. Sözlerine, "Hayvancılık, sınır ticareti, koruculuk, bunun ötesinde bir şey saymak mümkün değil" diyerek başlayan Atmaca şunları söylüyor: "Un fabrikamız var, ilde bahsetmişlerdir, valiliğin öncülüğünde bir entegre tesis. İlçe kaymakamlığı da onda %10 hisse sahibi zannedersem. Kış dönemine girmeden kesin olarak faaliyete başlayacak. Yemcilik köylülerle sözleşme yapmak suretiyle hayvan besleme, yem vermek, besi hayvancılığı Aytaç'ın buradaki yeni girişimciliği." Konuya bağlantılı olarak hemen ekliyoruz, "Yüksekova istihdamı sağlamış diyebilir miyiz?": "Sağlamış demek çok zor. Ancak, Yüksekova devam eden bir havaalanı projesi istimlakı tamamen bitti. Bir Dirimli barajı var, o barajın bölgede hem iklimi hem ovaya sulama imkanı getireceğini, havaalanının kurulduktan sonra havaalanına bağlı olarak bir istihdam sahası açılacağını; orda 50-60 tane taksici olsa 50-60 ailedir, taşıyıcılar, kargo depolarıdır bunlar hep olacak... Doğal olarak havaalanı dokusuna yakın arazi kesimlerinde bir rant ve şerefiye yükselecek, oralarda bir değerlenme olacak. Yüksekova'nın ciddi manada yasal ticaret hayatına doğru bir eğilim ve ilerlemesi var. Buna bağlı olarak oluşan güven ortamının da devamında değişik sektörlerin burada hizmete gireceğine inanıyorum. Esendere gümrük kapısının 24 saat esasına göre hizmet vermesi için bakanlığın çalışmaları var. Transit taşımacılık yani araç giriş çıkışına da açık olacak. Kapalıymış, yolun güvenlik problemlerinden ötürü uzun süredir kapalıymış. Hatta Turing kurumu Esendere'de bir yer kiralamak hevesiyle burada transit araç giriş çıkışına da kapı açıldıktan sonra triptik ihtiyacını görmek için onun çalışmaları yerleri büroları alındı. Bu bölgede tabi sınır ticaretine devletin kontrolünde geliştirmek lazım, istismar ettirmeden geliştirmek lazım, bu da çok önemli."

YÜKSEKOVALILARA MESAJ

Yüksekova halkına neler söylemek istersiniz, mesajınız var mı?

Yüksekova halkına özellikle söylemek istediğim şey, bilhassa Yüksekova'da ticaret hayatıyla meşgul olan insanların biraraya gelerek herşeyi devletten beklemeden kendi insanları için hakikaten çok munis, çok iyi, çok yardımsever, fedakar bir insan dokusuna sahip Yüksekova. Ben bununla gurur duyuyorum. Bu insanları burada tanıdığım için son derece memnunum. Bunu farklı değerlendirebilirsiniz, her kamu görevlisine böyle fırsat verildiği zaman böyle sözler eder ama. Yüksekova'da biz Marmara depreminden sonra daire müdürleri Kaymakam Bey'in başkanlığında bir yardım kampanyası başlattık. Yüksekova inanır mısınız 1 hafta içerisinde 70 milyarın üzerinde bir para temin ettik. Marmara'daki canı yanmış insanına Türkiye'nin en uç noktasından son derece insani ve beş milyonu-bir milyonu-beşyüz bin lirayı verirken gözleri dolan insanları gördüm. Emin olun çarşıyı bizzat dolaştık, dolaşırken bir kelime konuşmaya kalksak ağlıyacağımız durumlar oldu. İşte bu tür olaylar bizim Yüksekova'yı biraz daha erken tanımamızı sağladı. Diyelim ki çok fakir 20-25 kişi var, bunların sorunları 3-5 milyarla çözülecektir desek. Şurada 25-30 esnaf çağırsak, o insanlara, böyle bir sorununuz var desek o parayı orada kendi aralarında toplarlar, bunu yaparlar. Birlik ve beraberlikte orkestra şefi çok önemli. Bir araya getirmek konuyu onlara iyi anlatmak önemli. Kimsenin o faaliyet içinde menfaat peşinde olmadan kendisine bir fayda peşinde olmadığını, bu sizin insanınız sizin probleminiz dersiniz. Yüksekova insanı bunu yapar .Bu fedakarlığı buranın geleceğiyle ilgili durumlar konusunda bir araya gelme konusunda da göstersinler. İkincisi Yüksekova insanı devletine güvensin. Çok zarar gördüler terörden. Yüksekova'da en basit en küçük köyün 10 bin civarında hayvanı varken, son derece zengin nüfusa sahipken, yaşanan terör olayları Yüksekova'yı fakirleştirmekten öteye gitmedi. Bir takım kan bağı hısımlık akrabalık duygularıyla sempati içerisinde yardımcı davranışlar gösteren insanların, bugün artık şapkalarını önüne koyup bundan birinci derecede kendilerinin zarar gördüğünü, sahip çıkmaları gereken kendi gelecekleri olduğunu takdir etmeleri, bu doğrultuda bu düşünce etrafında birleşmeleri gerekiyor. Devletin bugün insanının son derece yanında, düzeyli, seviyeli, şefkatli bir yaklaşımı var, insanına artık bu bizlerle alakalı değil. Gelen kamu görevlileri de bu çıtayı aşağıya düşüremez. Çıkılmış basamakların inilmesi sözkonusu değildir, öyle değerlendiriyorum. Devletlerine yakın olup kamu görevlilerinin önünü açmalarını onlara fren yaptırmamalarını, kendilerine hizmet için onları adeta korumalarını istiyorum. Yapmak istediğimiz her şeyde bir takım engellerle karşılaşabilirsiniz, kamuda çok sık rastlanır yapılmak istenilen şeyin kendilerine çok iyi anlatılması hem de kendilerine sahip çıkılması lazım.

ALİ ATMACA KİMDİR?

1961 Bafra doğumluyum. Ortaokulu İstanbul'da okudum, daha sonra 1977 yılında Polis Koleji'ne öğrenci olarak girdim. Ankara'da 1980 yılında Polis Koleji'ni, 1984 yılında Polis Akademisi'ni bitirdim. İstanbul kriminal polis laboratuvarlarında kısa bir süre çalıştım. Oradan ilk şark görevim için Van'a geldim. Van'da dört yıl hizmetim oldu. 1989 yılında Adana'ya tayin oldum, Ceyhan ilçesine. 2 yıl orada çalıştım. Daha sonra yurt dışına gittim. Budapeşte Büyükelçiliği'nde 2 yıl görev yaptım. Döndükten sonra emniyet amiri rütbesiyle Adana'da Asayiş Şube'de, trafik şubelerinde görev yaptım. 4 yıl kadar trafik şube müdürlüğüm var. 1998 yılında ikinci şark görevim için Hakkari'ye geldim. Yaklaşık 1 yıl kadar Hakkari'de Emniyet Müdürlüğü'nde şube müdürü olarak görev yaptım. 28 Haziran 1999 günden beri Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğünü yürütüyorum. Yaklaşık 2 ayı aşkın bir zamandır da kaymakamlığa vekalet ediyorum.

 

© Copyright-2005