
Dert küpü bir ilçenin yetkilileri ile konuşmak en azından "hoş" olmuyor tabii. Ancak, bu problemlerin bir şekilde gündeme getirilmesi, Ankara'nın buradaki "dünyayı" görmesinin sağlanması gerekiyor. Daha önceki sayılarımızda başka bölgeleri olduğu gibi, Hakkari'nin her bir köşesini de sayfalarına taşıyan Bizim Mahalli İdareler Gazetesi, sınırsız imkanlara sahip basın-yayın organlarının yapamadığını başardı ve Şemdinli’de karış karış dolaştı.
Şemdinli; sarp dağları arasındaki dar vadilerde kurulmuş, Hakkari'ye bağlı bir ilçe. İlçe oluşu taa 1936'lara dayanıyor. Burada, Fiziki sorunlar, coğrafi problemlerle harmanlaşmış sanki... İki yabancı ülkeye komşu olması münasebetiyle, sınır sorunları eksik olmuyor. Özellikle insan, hayvan, kaçakçılık bu sorunların başında geliyor... Levhadaki nüfusu ile gerçek nüfusu da çok farklı Şemdinli'nin. Kaymakam İlhan Turgut konuyla ilgili sorumuza verdiği cevapta bu hususa açıklık getiriyor. Şemdinli’nin bir beldesi, 93 mezrası, 18 köyü var. Dağınık bir yerleşim. Böylesine dert küpü bir ilçenin yetkilileri ile konuşmak en azından "hoş" olmuyor tabii. Ancak, bu problemlerin bir şekilde gündeme getirilmesi, Ankara'nın buradaki "dünyayı" görmesinin sağlanması gerekiyor. Daha önceki sayılarımızda başka bölgeleri olduğu gibi, Hakkari'nin her bir köşesini de sayfalarına taşıyan Bizim Mahalli İdareler Gazetesi, sınırsız imkanlara sahip basın-yayın organlarının yapamadığını başardı ve Şemdinli’yi de karış karış dolaştı.
SAĞLIK HİZMETLERİ...
Yolumuz Şemdinli Kaymakamı İlhan Turgut'a düştü bu kez. Kısa bir hatır-gönül muhabbetinden sonra, "sağlık hizmetlerinin durumuna" getiriyoruz sözü. "Devlet Hastanemiz mevcut" diyor, Kaymakam İlhan Turgut... Ve devam ediyor: "Ayrıca yaz sezonunda Kızılay-Seyyar Ekip Hastanesi (30 yataklı) Devlet Hastanesi'nin 3. katında hizmet veriyor. Yeterince uzman doktor ve kadrosuyla beraber hizmet veriyor. Ağır ameliyatları dahi gerçekleştirdiği oluyor... 6 uzman hekim (Kızılay'ın) ve yeterli teknik ekiple hizmet verilebiliyor. Devlet Hastanesi şu an için yeterli diyebiliriz. (4 pratisyen hekim, 20 hemşire) 4 ambulans mevcut. Sağlık ocağı da var. 5 tane kapalı sağlık evi var. Personel yetersizliğinden... Aşıda da % 98 oranında başarı sağlanmıştır. Gidilmeyen yer kalmamıştır."
EĞİTİM NE DURUMDA...
Kaymakam Turgut'a ikinci sorumuz ilçedeki eğitim hizmetleri ile ilgili oluyor. Açıklamalarından; "1 lise (400 öğrenci), 1 YIBO (500 öğrenci), 1 ilköğretim okulu (1600 öğrenci) olduğunu öğreniyoruz. Bununla bitmiyor tabi ki verdiği bilgiler: "Bir mahallede de tek derslikli bir okul var. 100 tane korucu öğretmen var. Genelde kırsal kesimde yeterli değil. Bu bölgeye bir YIBO daha yapılması lazım. Korucu öğretmenler 54 okulda görevli. (Sınava tabi tutularak alınmış.) Çok programlı lise yapılması veya lisenin bünyesinde açılmasını istiyoruz. Zanaatkara ihtiyaç var." Korucuların sınava tabi tutularak eğitim alanında da kullanılıyor olması gerçekten de ilginç geliyor bize... "Sağlık ve eğitim hizmetleri yeterli mi?" sorumuz ise; "Sağlık merkezde yeterli, kırsalda yetersiz. Eğitim ilçe merkezinde kırsala göre daha iyi ancak branş öğretmeni ile desteklenilmeli. Eğitim oranı % 60...." şeklinde karşılık buluyor...
EKONOMİK YAPI...
Gezip gördükçe, gelişmiş bölgelerimizle kıyaslama yapmaktan kendimizi alamadığımız Şemdinli'de insanların nasıl geçindiğini, halkın temel geçim kaynağının ne olduğunu da sormadan edemiyoruz... "Koruculuk, hayvancılık, balıkçılık, ceviz, tütün, meyve ve sebze..." diyor Kaymakam Bey... Ulaşım ve eğitim alanındaki ana sorunları anlatırken de şunları dile getiriyor: "Ulaşımda; Şemdinli'nin kırsaldaki köyler ve beldesiyle olan yollarının bakımı ve genişletilmesi gerekiyor... Bu çok önemli bir konu. İnsanlar ne zaman köylerden ilçeye rahatlıkla gelebilirse o zaman eğitimi de sağlığı da halletmiş oluruz. Eğitimde ise; tek derslikli ya da 2 derslikli okullardan ziyade, en azından 2 Yibo'yla yapılırsa sorunun daha kolay çözüleceğine inanıyoruz. Eğitim çağındaki çocuğun (kırsaldaki velilerinin yetersiz olmasından dolayı) tümüyle okul eğitimi olması şart..."
POTANSİYEL VAR...
Ekonomik sorunların dağa çıkmak için bir mazeret olamayacağını özellikle vurgulayan ve "Şemdinli'nin ve halkının potansiyeli kuvvetlidir" diyen Kaymakam İlhan Turgut'tan biraz daha ayrıntı istiyoruz: "Hayvancılığı, besiciliği destekleyecek yeterince ot var. Güvenlik sebebiyle yaylalara gidilememesinden dolayı her türlü kaçakçılığa yönelmişlerdir. Bunların bir düzene girmesi için çalışıyoruz..."
ASAYİŞ BERKEMAL...
Bir zamanlar Türkiye'nin terör bakımından en sorunlu yerlerinden biri olan Şemdinli'deki bugünkü durumu öğrenmek için sözü asayişe getiriyoruz. "Şu anda terör bağlantılı bir sorun var mı? Asayiş nasıl?": "Çok normaldir" diyerek başlıyor sözlerine Kaymakam Bey; ve "Terörün bitmesinden sonra sadece adi suçlar ve kaçakçılık, arazi-mera kavgaları vs. olaylar var. Halk geçimini sağlamaya başladığı için mera kavgaları başladı. Terör bitmiştir..." diyor.
HAYVANCILIĞA DESTEK...
Bölge insanı açısından büyük önem taşıyan hayvancılık konusunda da sorunların halledilmesi için devlet büyük gayret sarfediyor. Devletin buradaki temsilcisi olan Kaymakam İlhan Turgut, hizmetlerin organizatörü ve uygulayıcısı olduğu için, bu konuda da rahat ve ayrıntılı bilgiler aktarıyor: "Küçük baş hayvancılığın desteklenmesi için, bunu yapabilecek aileler seçilip belli sayıda koyun dağıtımı gerçekleştirildi... Valilik desteğiyle arı kovanı dağıtıyoruz. 8 milyarlık arı projesi yürütülüyor. 1999'da sera verdik. Şu anda bir projeyle iki ayrı yere alabalık tesisi yaptırmaktayız. 4 havuz bitti, yakında hizmete girecek. Ceviz, kayısı, kiraz, erik, şeftali fidanı dağıtımı yaptık. Bu projelerin gerçekleşmesi için proje dallarında teknik elemanların artırılması gerekli. Seracı ve tarımcı teknik elemanlara ihtiyaç var."
SOSYAL VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLER...
Bunca sorun arasında sosyal ve kültürel etkinlik mi olurmuş demeyin. Ekonomik gelişme ile paralel gitmeyen bir sosyal yapının, kültürel oluşumun ileride yaratacağı pek çok sorun olabilir. Buna rağmen, Şemdinli bu konuda şanssız. İşte Kaymakam Bey'in değerlendirmesi:
"İlçemizde düğün salonu yok. Kaymakamlığımızca yaptırılan verici istasyonu sayesinde 10 tane ulusal TV yayını yapılmaktadır. 2. Şemdinli radyomuz var. Cep telefonu hizmete girmiştir. Kapalı halı saha ve düğün salonu olarak kullanılmış olan bir proje vardı. Arsa sıkıntısından dolayı gerçekleşmedi, gelecek yıla aktarıldı. İl özel idare tarafından otel inşaatına başlanıldı."
ENERJİ SORUNU...
"Şemdinli'nin acil ihtiyacı nedir?" sorumuz, bir başka sorunu, enerji problemini getiriyor gündeme. Elbette başka sorunlar da var. "Nedir?" dediğimizde aldığımız cevap şöyle: "En önemli sorun kış mevsiminde enerji sorunu. Kışın 60 volta kadar iniyor. Regülatör ve jeneratörle desteklenilmeye çalışılıyor. Fazla miktarda devlet memuru olduğu için konut ve lojman sorunu yaşanıyor. Telefon için otomatik santral gerekli. Kırsalla merkez arasındaki sorun başka türlü bitmez. Yine kırsalla merkez arasında yol sorunu var. Bu sorun için iyileştirme yapılmadığı takdirde elektrik, yol ve eğitimde başarılı olunamaz."
SORUNLAR... SORULAR... CEVAPLAR...
Şemdinli Kaymakamı İlhan Turgut'a ilçenin diğer sorunları, yapılan hizmetler, halka ve Ankara’ya mesajları gibi hususlarda da sorularmız oldu. İşte sorular ve aldığımız cevaplar: -Derecik-Şemdinli-Umurlu asfalt yol projesi hakkında bilgi verir misiniz? -Bu yolun bu kadar büyük bir proje kapsamında düşünülmesine gerek yok. Yolun genişletme ve iyileştirme çalışması, peyderpey aktarılan ödeneklerle Köy Hizmetlerince gerçekleştirilebilir. Hem de kendi eleman ve araçlarıyla... Derecik-Çatdüzü'nde çalışmaları devam eden yol ihtiyaca cevap verebilecek şekilde iyileştirilirse yeterli olacaktır. 12 m yerine 8 m. yeterli. Asfalttan ziyade stabilize olsa bile yeterli. Burası Almanya'mı? Bu hizmetle 40 fabrika yapılır.
-Halka mesajınız nedir?..
-Öncelikle vatandaşın şunu anlaması gerekir. Bu ülkeye nüfus cüzdanıyla bağlı olan herkesin şunu bilmesi gerekir; Devlet ile vatandaşın ayrısı ve gayrısı yoktur. Vatandaş devleti oluşturur, devlet vatandaşının çalışmasıyla beslenir. O yüzden 2'sinin birbirine karşılıklı, görevleri vardır. Ama önce vatandaşın devlete karşı vatandaşlık görevini yerine getirmesi gerekir. Devlet kadrosunda görevli olanlar ve oluşturdukları kurumlar yine kendileridir. Her kademede, herkes sorumluluğunu bilirse (vatandaş dahil) düzelmeyecek hiçbir sorun yoktur. Bu bilinci vermek için eğitim ve onun başarısını sağlayacak plan ve projelerin öncelikle uygulanması ve düşünülmesi gerekir. Kurallarla beraber insani ilişkiler birlikte yürümelidir. Biri birinin üstüne çıkmamalıdır. Herşeyi devletten beklerseniz "ben bu devlet için ne yaptım, ne yapıyorum?" diye düşünmek gerekir. Devletin bu topraklar üzerinde sağladığı her türlü imkandan yararlanırken (havası, suyu, güvenliği vs. hizmetlerle) kendi kusurlarından dolayı gördükleri sorunları devletten bulup, devletin üzerine yıkmaya çalışmamalıdır. Toplumun ve ülkenin geleceği bugünkü küçük nesillerdir. Ortalama 15 tane çocuk yapıp, topluma hiçbir faydası olmayan hatta kendisine bile faydası olmayan ve sonuçta toplum ve ülkeye zararlı insanlar yaratmak yerine, önce kendine, sonra topluma ve devlete faydalı olabilecek az sayıda her yönüyle mükemmel nesiller düşünülmelidir. Kamu mallarına sahip olma ve geliştirme bilinci herkeste olmalıdır. Bir sorunla karşılaşıldığında, önce herkes iğneyi kendine batırmalıdır. Tembellik yerine küçükte olsa yaratıcı şeylerle uğraşılmalıdır. Vatandaş devletine sahip çıktığında devlet de vatandaşına zaten sahip çıkmış olacaktır.
-Ya merkezi yönetime mesajınız;
Bıraksınlar bu atanmışlar-seçilmişler meselesini. Devlet kaynağının tam yerinde kullanılmaması asıl sorun. Enflasyonun % 20-30 suçlusu belediyelerdir. İmar planından, sudan, çöpten haberleri yok... Belediyelere tanınan imkanlar, kaymakamlıklara da tanındığı taktirde ülke kalkınması 811 ilçede çok daha sağlıklı başlayacaktır. Devletin kaynakları böylece siyasal tercihler yerine devletin ilçedeki en büyük memuru ve valilerin kontrolüyle çok daha isabetli yerlere "yerinde" kullanılacaktır. Böylece bir muhtarın Ankara'ya gitmesine gerek kalmayacaktır. Mali yönden desteklenen kaymakamlıklar teknik olarak (Bayındırlık, Köy Hizmetleri vs.) gibi şubelerin de ilçelerde kurulması ile de desteklenmeli. İnsanlar yıllardan beri (terörden dolayı) kolay para kazanma yollarını unutup, çalışarak kendi yağıyla kavrulmaya başlamalıdır.
-Düşünülen plan-proje var mı?..
-Şemdinli'nin ülke çapında adının duyulmasındaki yanlış imajını silmek için sosyal projelerin (yüzme havuzu, halı saha, düğün salonu) biran önce gerçekleştirilerek, ilçeye atanacak olan tüm memurlar için cazip bir yer haline getirilmesi ve aynı zamanda öncelikle eğitim ve sağlık mensuplarına teşvik edici maaş artışları sağlanmalıdır.