goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

11 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 

KÖŞE YAZILARI :

 

2011 Genel seçimleri

Çankırı, Çanakkale, Giresun özel sayımızla yine karşınızdayız.12 Haziran 2011 genel seçim öncesin de ve sonrasında yerel yönetimlerin gözü, kulağı, sesi olmaya çalıştık. Özel sayımızı siz değerli okuyucularımızla buluşturduk. Ne mutlu bize ki başarılı olabildiysek.

Başkanlık Sistemi

Yine Gazetemiz yollarda, yerel yönetimlerleberabe onların gözü kulağı,sesi olma yolunda Kütahya'sı, Samsun'u, Mardin'i ele aldık bu sayımızda. Geçmişimize baktığımızda tarih boyunca kurduğumuz devletlerin yönetim şekli başkanlık sistemine daha yakın. Biz tarih boyunca hep güçlü bir icra organına sahip olduk. Kurduğumuz devletlerin başarısı da hep bu yüzden.

Yargı reformu

Türkiye önemli bir dönüm noktasından geçmekte. Yargı reformu gündemin en önemli konusu haline geldi. AB’ye katılım şartlarının en önemlilerinden olan bu konu HSYK krizi ve ardından gerçekleşen Anayasa değişikliği ile önemli gelişmeler kaydetmekte

 

Gelişen kentler ve su


Evet, yerel yönetimlere gönül vermiş bizler, yerel yönetimlerin, gözü, kulağı ve sesi olmaya devam ediyoruz. Yine dopdolu, özel bir sayıyla karşınızdayız. Yıllardır, yerel yönetimlerin sorunlarını, icraatlarını dile getiriyoruz, taşrayı devlet protokolüne taşımada köprü oluşturuyoruz. Köy-Des ve Bel-Des projelerini yerinde fotoğraflıyor, emeği geçenlerle bire bir yerinde haber-röportaj yaparak, siz okuyucularımıza sunuyoruz.Ve bununla da yıllardır gurur duyuyoruz… !

 
Yerel Yönetim ve insan


Yaklaşık 14 yıldır yerel yönetimlerle çalışıyoruz. Onların sesini duyurmaya çalışıyoruz. Yaz kış demeden Hakkari’den Kırklareli’ne kadar bütün yerel yönetimlerle çalıştık. Biz yaptığımız bu işle kimlerin sesini duyurmaya çalıştık şimdiye kadar. Hangi yönetimler bunlar?

 

Yagmur yüklü bulutlar gibi gelerek bizleri Bereketiyle donatan Ramazan ayınız Mübarek olsun…

Bu özel sayımızda Ordu, Yozgat illerimiz ile ilgili dosyalarımızı bulacaksınız. Mahallindeki idarecilerin, karar alıcıların, siyasilerin, sivil toplum örgütlerinin, Ankara’ya ulaşan sesi olma iddiamızı sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz.

ÇEVRE YÖNETİMİ VE ÖNEMİ


Sağlıklı bir çevrede yaşamak anayasada güvence altına alınmıştır. Anayasanın 56. Maddesinde “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” denilmiştir. Çevre konusuna verilen bu önem, kirlenmiş ve bozulmuş bir çevrenin insan hayatını sadece sağlık açısından değil, sosyal ve kültürel yönden de olumsuz etkilemesinden kaynaklanmaktadır. Bu konuda hem devlet kurumları, hem vatandaşlar ve hem de devlet adına kamu hizmeti yürüten kurum ve kuruluşların belli yükümlülükler alması amaçlanmıştır. Öncelikli sorumlu mahalli idarelerin görevleri bir takım mevzuat hükümleri ile açıkça belirlenmiştir. Halkla ilk muhatap yerel birimlere etkin ve sürdürülebilir bir çevre yönetimi görevi verilmiştir. Merkezi idare bu alandaki çok geniş yetkilerini yerel düzeyde mahalli idarelere devretmeye çalışmaktadır.

AYNAYA BAKMAK

Bugünleri Türkiye olarak çok yoğun yaşıyoruz. Hemen her gün yeni bir gündem kafalarımızı meşgul etmekte. Yaşamımız adeta gündem bombardımanına tutulmuş durumda. 2008 yılını küresel ekonomik krize girerek tamamladık.

 

YEREL YÖNETİMLER VE KALKINMA

Yerel yönetimler olarak adlandırılan kamu idarelerinin yöresindeki insanın refahı konusunda önemli bir sorumluluğu bulunuyor. Ülke insanının toptan refahından sorumlu üst yönetimin oluşturduğu stratejiye göre yerel stratejileri ve hedefleri belirleyerek bunları gerçekleştirmesi gerekiyor. Kaynak yaratmak ve bu kaynakların rasyonel kullanımı en önemli sorun. Üst yönetimin strateji ve hedeflerin oluşumuna yönelik izlediği yöntem ve yapılanmalar da burada çok önemli.

GÜNDEM VE TOPLUM

Türkiye, toplumun talepleri ve bu taleplerin karşılanmasına yönelik izlenecek yöntemler, yapılacak operasyonlar, yasalar ve bu çerçevedeki tartışmalar konusunda çok hareketli günler yaşamakta. Ergenekon davası, Şemdili davası, siyasi cinayetler, darbecilik, rejim tartışmaları, askeri ve sivil yargı, yeni anayasa tartışmalarının yarattığı gerginlik aylardır gündemde.

 

YAYINIMIZ VE GURURUMUZ

13 yıldır yayın hayatımızı başarı ile sürdürmekteyiz. Kimi zaman batıda ya da doğuda kimi zaman kuzeyde ya da güneydeki bir ilimizde yaz kış demeden ulusal düzeyde mücadelemizi sürdürmekteyiz.

Mahalli idare politikası

Şehzadeler kenti Amasya’dayız, dolu dolu güzel bir Amasya çalışması yapmaya özen gösterdik. Bizden desteğini esirgemeyenlere sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Amasya’da çalışmalarımız devam ederken diğer taraftan Peygamberler diyarı Şanlıurfa ve Kırkpınar ağasının seçildiği kentimiz Edirne’deydik. Muhabirlerimiz bütün özverileriyle il çalışmalarını tamamlamanın gururunu yaşıyorlar. Çünkü her ilimiz için ayrı ayrı hazırlanan özel sayıların hazırlanması sırasında büyük bir destek gördük.

YENİ BİR DÖNEM

Yerel yönetimlerin gözü, kulağı ve sesi olan Gazetemizin Artvin, Kahramanmaraş, Muş ve Sakarya il özel sayısı ile tekrar karşınızdayız.
Türkiye 2007 yılının ilk üç çeyreğini Cumhuriyet tarihinde bugüne kadar görülmemiş yoğun bir siyasi tartışma ortamında geçirdi. İki cumhurbaşkanlığı seçimi ve bir genel seçim yaşadı. Zorunlu genel seçime gidilen süreçte, müthiş bir iktidar muhalefet mücadelesi ile asker sivil mücadelesi ve rejim tartışmaları yaşandı. Olaylar baş döndürücü bir şekilde yasama, yürütme ve yargı arasında günbegün, birbiri içine girmiş ve karmaşık bir halde o kadar hızla gelişti ki, dördüncü kuvvet medya olayların akışına yetişemedi.

ZAYIF KALMAMAK

Uluslar arası ilişkilerde işbirliği anlaşmaları imzalanmalarından itibaren gün geçtikçe güçlü tarafın lehine işlemeye başlar. Bağımsızlık sadece güçlünün bağımsızlığıdır. Güçlü olan zayıf tarafın karşı çıkışlarını nötralize edecek açık yâda gizili şantaj unsurlarını devreye koyar her geçen gün. Zayıf olan tarafın kamuoyunda bu unsurlar o ülkenin ayıp ve eksikleri olarak işlenir. Bunun adı da kamuoyunda tartışıldı ve iyi oldu olur. Genel bir kabul yönünde baskı unsuru halini alır. Sonuçta genellikle ölüm gösterilip sıtmaya razı edilir. Bu ayıp ve eksiklerin giderilmesi bahanesiyle yapılan yasal düzenlemelerle bölük pörçük değer ithalleri başlar.

ARSA ve KONUT ÜRETİMİ

Yerel yönetimler beldenin, şehrin ve orada yaşayanların sorunlarını çözmek için kurulmuş birimlerdir. Belde yada şehirde çözülemeyen sorunlar içinde boğulup, o sorunların parçası haline gelen yerel yönetimler ve yöneticileri genellikle başarısız yönetimler olarak değerlendirilir. Yerel birimlerin sorunları, insanların ihtiyaçlarının sonsuzluğu ve sürekliliği nedeniyle hiç bitmez. Bu nedenle her sorun vakit geçirilmeden, bir başka sorun onun yanına eklenmeden, planlama ve gerçekçi tedbir yolu ile çözülmesi gerekir. Aksi takdirde biriktikçe kimsenin kolay kolay gücünün yetmeyeceği problemlerle, sorun sarmalları ile karşı karşıya kalınır.

 

MALİ YÖNETİM ve KONTROL

Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında Devletin mali yönetim ve kontrolüne ilişkin “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Mali Kontrol Kanunu” 2006 yılı itibarı ile tümüyle yürürlüğe girmiştir. 1927 yılından beri uygulanmakta olan ve devletin mali usûl ve esaslarını belirleyen 1050 Sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu 5018 sayılı Kanunun geçici maddelerinde belirtilen hükümler saklı kalmak kaydıyla yürürlükten kaldırılmıştır.

 

YEREL DÖNÜŞÜM

Türkiye sonunda AB ile müzakere sürecine girdi. Önemli bir değişim süreci başladı ve bundan sonra hemen herkes bu değişimin içinde olacak. En modern şehrinden en köşede kalmış köyüne kadar bu değişim hem merkezi yönetimin taşra birimleri, hem yerel yönetimler ve hem de sivil toplum tarafından önemli şekilde hissedilecek.

 

İŞYERİ RUHSATLARI

10.08.2005 tarihli Resmi Gazete'de İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Aynı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliklerle 9/3/1989 tarihli İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ile 26/9/1995 tarihli Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Bu yönetmeliklere giren hususlar bir tek yönetmelikte toplanmış ve önceden mülki makamlarda bulunan birçok yetki yerel idarelere devredilmiştir.

 

DÜĞÜMÜN ÇÖZÜMÜ

Yıllardır siyaset ve bürokrasi popülizminin doğurduğu tutarsızlıklar Ülkemizin doğu kesiminde istismar ortamının hazırlanmasına sebep olmuştur. Bu ortamdan faydalanan dış güçlerce verilen destekle de doğu kökenli insanların ırkçılık temeline dayalı suni bir kimlikle suni bir siyasallaşma zemini hazırlanmıştır. Bölge de yaşayanların bir kısmı aktif, bir kısmı geriden terörün içine girerek kan akıtma yoluyla bu zeminin baştan beri oluşmasına ve büyümesine hizmet etmiştir.

 

MEŞRU MÜDAFAA

Başta Avrupa ve ABD olmak üzere dünyada bir paranoya hakim şu anda; Nerede ne zaman bir bomba patlayacak. Bu korku yaşamın her türlü kısmına özellikle sınır tanımayan iletişim alanı çoğunlukta olmak üzere diğer alanlara müdahaleleri arttırmaya başladı. Terörle mücadelede mevcut yasalar, tedbirler, istihbaratlar, stratejiler, tanımlar, ülkeler arası ilişkiler yeniden tartışılmaya ve tanımlanmaya başladı.

 

KÜRESEL DENGESİZLİK

Küresel gücün terörü engelleme bahanesiyle fakat terörle hiçbir ilgisi olmadığı halde işgal ettiği Ortadoğu’da stabılizasyon bir türlü sağlanamadığı gibi dünyada da terör durmadan devam etmekte. Küresel güç, özgürlüğü, adaleti ve hukuku yayacağını iddia etmesine rağmen bunun yerine kin ve nefreti, acıyı ve mutsuzluğu yaymakta. Böylece küresel gücün siyasal, politik, ekonomik, kültürel ve sosyal ahlaksızlığı ve sorumsuzluğu sonucunda birikenler dünyayı her geçen gün çekilmez kılmakta. Bu tavır soğuk savaşı, isim değişikliğine uğratarak doğu ile batı halklarının savaşı haline getirmiş durumda. Ekonomik, siyasal ve askeri gücün terörü engelleme yönünde kullanılmasından ziyade, yeni haksızlıklar ve dengesizlikler yaratacak şekilde kullanılması terörün ekmeğine yağ sürmekte.

 

SİYASETİN YARGISI

Türkiye 1989 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin yetkisini kabul etti. Bu Mahkemeye gidebilmek için iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekirken geçmişte bu usule uymayan birçok başvuru da kabul edilmiş ve davalar çoğunlukla Türkiye aleyhinde sonuçlandırılarak büyük miktarlarda tazminat ödenmiştir. Mahkemenin bu tavrı ve verilen tazminat miktarlarının Ülkemiz standartlarında yüksek olması, bu alanda uluslararası bağlantıları da bulunan bir sektörün oluşmasına neden olmuş tazminatlarda bu sektörün bir rantı haline getirilmiştir.

 

YÜZYILLARIN OYUNU

Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme ve çöküş dönemi, gayri Müslimlerin dış güçlerce kendi menfaatleri doğrultusunda kışkırtılıp, Hükümeti bunlar lehinde haklar çıkarmaya zorlayarak dini, siyasi ve ekonomik anlamda güçlendirdikten sonra Devlet’e başkaldırmalarını sağlayıp Anadolu, Avrupa, Asya ve Afrika’da birçok cephede aynı anda mücadele etmek zorunda bırakılan İmparatorluğu yok etme planları ile doludur. Bunlardan en önemlisi bugün Anadolu’nun Doğusu ve Güneydoğusu üzerinde oynanan ve tarihe göz attığımızda gözler önünde bir tekerrür olarak belirecek olan Şark Meselesidir.

 

İL ÖZEL İDARESİ KANUNU (2)

Geçen sayımızda İl Özel İdare Kanununun 34 maddesini incelemiş getirilen yenilikler ve değişikliklerden söz etmiştik. Bu sayımızda da Kanunun kalan maddelerini incelemeye devam edeceğiz.

İL ÖZEL İDARESİ KANUNU (1)

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanun’u 04.03.2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kanun 1913 yılında geçici bir kanun olarak yürürlüğe konulan, 1987 yılında 3360 sayılı Kanun’la ismi ve bazı maddeleri değiştirilen 13 Mart 1329 tarihli İl Özel İdaresi Kanunu’nu tümüyle kaldırdı. Özel idarelerin temeli 1864 tarihli Teşkili Vilayet Nizamnamesidir.

Belediye Kanunu (3)

Yerel yönetimlerde reformlar devam ediyor. 4 Mart 2005 tarihinde “İl Özel idare Kanunu” yayınlandı ve yürürlüğe girdi. Kamuda reformun en önemli yasalarından biri olan bu yasa, neredeyse yüzyıllık Özel İdare Yasasını yürürlükten kaldırdı ve çok önemli değişiklikler getirdi. Bu yasayı da gelecek sayılarımızda inceleyeceğiz. Şimdi, “Belediye Kanunu”nun kalan maddelerini incelemeye devam edelim.

Belediye Kanunu (2)

Anayasa Mahkemesi 18 Ocak 2005’te 5272 sayılı Belediye Kanunu’nu şekil yönünden iptal ettiğini açıkladı. Anamuhalef Partisinin başvurusuyla Yasa’yı inceleyen Mahkeme, geçici 4. maddenin af niteliğinde olduğunu bu nedenle son oylamada Anayasa gereği nitelikli çoğunluk gerektiğini, Yasa’nın tümü üzerindeki son oylamanın geçici 4. madde olmaksızın yapılması gerektiğini, yasal boşluk oluşmaması için Meclis’e 6 ay süre verildiğini bildirdi. Kanunu bu gerekçelerle şekil yönünden iptal eden Mahkeme yürürlüğün durdurulması talebini ise reddetti. İptal kararı ise yayınlandıktan 6 ay sonra geçerli olacak .

Belediye Kanunu (1)

5272 sayılı Belediye Kanunu 24.12.2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yeni Kanun 88 madde ve 8 geçici maddeden oluşuyor. Kanun 75 yıllık 1580 sayılı Belediye Kanununu yürürlükten kaldırdı. Büyükşehir Belediyesi Kanunundan sonra yerel yönetimlerde ikinci büyük reform sayılacak yeni kanunun getirdiklerini incelemekte yarar var. Çünkü bu kanunla belediyelerin kuruluşuna, görevlerine, yetkilerine, sorumluluklarına birçok yenilik getirildi.

Sistem Tartışması

Türkiye son yirmi yıldır gündemine belirli aralıklarla düşen ve derinlemesine kamuoyunda tam bir tartışma yaşayarak olumlu yada olumsuz olgunluğa kavuşturulamayan başkanlık sistemini konuşuyor. Hükümet'in bu yönde açıklamaları bu tartışmaları gündeme getirdi. Geçmiş bazı başbakan ve devlet başkanlarımızın da keşke bu sistemi getirseydik, Türkiye bu sisteme dönüşmeli şeklinde açıklamaları bulunmaktadır. Geçmişte ki güçlü iktidarlar elli yıllık müttefikimiz ABD ile genelde hep iyi ilişkiler içinde bulundular.

Avrupa' nın ikilemi

Gizli eller hiç ilgisi olmayan yeni AB üyesi Slovak Meclisinde bir anda soykırımı gündeme getiriverdi. Güçler savaşının verildiği en önemli coğrafya olan Ortadoğu ve Hazar bölgelerine köprü konumunda olan ve Avrupa coğrafyasında da toprakları bulunan Türkiye ise ekonomisi, siyaseti ve kültürel yaşantısının bir çok ipi Batının elinde olmasına rağmen küresel hakimiyet savaşı sahasında göz ardı edilecek kadar kolay bir ülke gibi durmuyor. Tarihi geçmişiyle bin yıldır batı emperyalizmine karşı gelebilen ve başarabilen tek ülke. AB üyeliği için son zamanlarda Avrupa ülkelerinin birbiri ile çelişen, her gün değişebilen açıklamaları da bunu göstermekte.

Sorunları Çözmek

Şiddetle yaşamaya alışkın ABD halkının yarıdan çok az fazlası ekonomik darboğazda olsa da, son seçimde, dünyaya kanla demokrasi ve özgürlük götüreceğini iddia eden Bush'u yeniden seçti ve Bush'ta dünya başkanlığı ünvanı alırcasına icraat ve sözlerine yeniden başladı. Bush'un Ortadoğu'da daha çok yerine getirilecek planları olduğu biliniyor ve Irak'ta verdiği onca kayıplara rağmen içlerine sinmiş terör korkusunu, güvenlik paranoyasını yenemedikleri sürece işgaldeki sırada hangi ülke var sorusunun cevabı aranmaya devam edecek.

Farkında Olmak

Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulunun kendi üyeleri arasından oluşturduğu Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu bir Rapor hazırlayarak bunu yetkili makamlara sunmadan önce basına sızdırdı. Neden sansasyon istediler? Neden bu çalışma grubu oluşturuldu?

Çetin Mücadele

AB Komisyonu Raporu içte ve dışta kafalarda ne varsa dökülmesine bir başlangıç oldu. Batının 11 Eylülden sonra başlayan terör sendromundan sonra artan Türkiye sempatisi ve vazgeçilmezliğine Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde yaptığı inanılmaz hızlı reformlar eklenince Türkiye hakkında karar aşamasına gelen AB ülkeleri beklenmedik bir şekilde yakalandılar.

Birlik Olmak

Cumhuriyet tarihinin Büyük Atatürk'ün devrimlerinden sonra en önemli son çeyreğini yaşamaktayız. İki yüzyıllık Avrupalı gibi güçlü yaşama hayali, bu çeyrekte büyük bir dönüm noktasına geldi. Bu nokta Türkiye'nin bu yüzyılda kaderini belirleyecek.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis